Neden geri gidiyoruz?

10 yıl önce de görmüyordum ama hava nasıl olursa olsun, 15 dakikada evden metroya kadar tek başıma yürüyordum. Şimdi bunu hayal bile edemiyorum. Her şey eskisinden zor.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
Saat 6.30. Yeni bir işgününe başlamadan kahve içip, haberlere bakıp biraz reels kaydıralım... “Camı da açayım, biraz taze hava gelsin” dedim. Bir de ne göreyim; dışarıda şiddetli yağmur var. Birazdan işe gideceğim bu yağmurda ve bir plan yapmak gerekiyor.
Aynı istikamete giden kızımla konuştum hemen. “Yağmur çok yağıyor, iyi giyin” dedim. “Peki, sen nasıl gideceksin” dedi. “Aynı tedbirleri alacağım” desem de “Yok, birlikte gidelim, sen de metroya gel” dedi. “Tamam” deyip sözleştik.
Biraz daha vaktim var, belki yağmur durur umuduyla haberlere bakmaya devam ettim. Evden çıkmadan düşünürken şunlar geçti gözümün önünden: 14 yıldır aynı işyerinde çalışıyorum. İki yol alternatifi var ve ikisini de
defalarca kullandım. Bu yollarda daha usta bir şekilde gitmeyi ögrenmiş olmam gerekmiyor mu, neden kızıma ihtiyaç duyuyorum diye başladı kafamdaki hikâye.
Haberin Devamı
10 yıl geri gittiğimde yağmur, çamur, kar ya da ne olursa olsun, yalnız başıma bu evden metroya kadar olan yolun yarısından fazlasını güvenli, kalanını da güvensiz olmak kaydıyla 15 dakikada yürüyordum. Aradan 10 yıl geçmiş. Artık bu yolu seçmediğimi fark ettim. Hep otobüs yolunu kullanıyorum 3 senedir. Peki, neden? Metroyu seçtiğim günlerde kızımı arıyorum ve gidiş saatimi onunla denkleştiriyorum. Geriye sarıp düşününce yoldan yürümek zorunda kaldığımı fark ettim. Hayatta kalmaya programlanmış olan beyin bunu otomatik yapmış galiba. Yani işten dö-
nüşte otobüs saatine 40 dakika olsa bile geç çıkıp otobüsü tercih etmem de bundanmış.
Neden metroyu seçmiyorum? Çünkü 3-5 yıl önce 15 dakikada yürüdüğüm yolu yürümeyi şimdi hayal bile edemiyorum. Fiziksel olarak bunun 10 katını yürüyebilecek gücüm var ama neden seçmiyorum? Çünkü güvenlik artık yok. Son 10 yılda hep geri gitmişiz. Son 1 yıla bakınca kolay olan otobüs yolu da eskisinden daha zor halde. “Ne oluyor yaaa” diye isyan ettim. Biz neden geri gidiyoruz? Her yerde farkındalık, empati vs. konuşuluyor oysa.
Kendimce bununla ilgili birçok girişimde bulunuyorum. Burada olma sebeplerimden biri de bu. Birçok çalışmanın içinde bunları anlatıp gerilemiş olduğumu fark etmem çok üzücü oldu. Derken mesaj geldi “Baba çıktım” diye. “Geliyorum” diye cevapladım. Biraz kaba olacağım ama demek ki hepimiz boş ya da boşa konuşuyoruz, yazıyoruz.
Haberin Devamı
Birden zil çaldı. “Kim o” dedim ayakkabımı giyerken. “Ben” diyor tanımadığım bir ses. Buna hep güldüm ömrüm boyunca. Sen kimsin acaba! Otomatiğe basmak yerine merdivenleri hızla çıkıp kapıyı açtım. Baktım kimse yok, yani ses yok. Nereye gitti o “Ben” diyen acaba? Merdivenleri hızla ve hiç baston kullanmadan çıkışım beni başka bir farkındalığa götürdü. Allah’tan apartmanın içinde hızla hareket ediyorum, çünkü alt katta sadece ben oturuyorum ve yolumu tam erişilebilir halde ben tutuyorum. Bastonu açıp işe doğru yola çıkıyorum. Ama sokaklar erişilebilir olmaktan çok uzak...
Ya kızım olmasaydı? Burasını da siz kendinizi benim yerime koyup hayal edersiniz artık... Her sese iyi pazarlar.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.