ESPN DeportesVolk noquea a Evloev y retiene el título peso plumaInquirerSuspect in RPG attack on Maguindanao mayor arrestedESPNFollow live: Brewers' Frelick smashes solo homer to tie the score한겨레‘정수빈 기 받은’ 김보미와 ‘관록’의 임정숙 결승서 맞대결UOLLula x Flávio nas novas pesquisas de segundo turno: veja números atualizadosRappler[Two Pronged] My love and sex life are complicated, and I want a committed relationshipZDF heuteAktuelle Pressemitteilungen des ZDFLenta.ruМаск выступил с жестким заявлением по Украине中国新闻网窑火、稻浪与茶香 缅甸青年用镜头定格云南临沧乡村振兴新貌BBC NewsBudget to include £1bn for social and affordable housingRai NewsMotoGP: Marquez vince la Sprint e vede il titolo. Gara rimandata causa pioggiaSportstarAtletico Madrid vs Deportivo La Coruna player ratings — Alvarez grabs winner as Atletico closes gap at top of La Liga
The Daily Newsstand · Free, Always
Sunday, October 25, 2026

Denetim

Translate

Son yılların en fazla kullanılan 3 sözcüğü nedir diye sorarsanız çoğu kişinin hemfikir olduğu gibi; şeffaflık, denetim ve liyakat diyebiliriz. Bu üç sihirli kelime her alanda olduğu gibi spor sahalarında da çokça eksikliğini duyduğumuz birer olgu haline geldi. Şeffaflıktan başlayalım. Takımların bütçeleri ve bağlı olarak da oyuncu ve teknik kadroların kontratları niye açıklanmaz? Basketbol Federasyonu’nun kontrolünde olan TV yayın haklarından kulüplerin payına ne düşüyor? Sponsorluk anlaşmalarının miktarı nedir? Bence bu konular ticari sırlara girmez, ne dersiniz? Kulüplerin bilmesi gerekmez mi? Bazı kuruluşlarla sponsor anlaşması yapıldı diye boy boy resimler sosyal medyada yer buluyor ama detay yok!

Liyakat sorunu ise büyük. Ahbap çavuş ilişkileri yüzünden uzun yıllar sonra basketbol, voleybolun gerisine düştü. Hâlâ ülke olarak futboldan sonra yatırımda aslan payı basketbolda olmasına rağmen gönül verdiğimiz bu spor kan kaybetmeye devam ediyor. Sebebi basit. Siz bisiklet kullanmayı bilmeyen birilerine ağır vasıtanın direksiyonunu teslim ederseniz daha ne bekliyordunuz? Federasyonda, başkan ve yönetim kurulu adına bu görevi icra edenler olduğunu bilmeyen kalmadı.

Gelelim denetim meselesine. Bıraktım kulüp bütçelerini, oyuncu menajerliklerini ve hakemlerin denetlenmesini, ilk önce spor okullarından denetime başlayabilirsiniz. Niye spor okulları diyorum. Çünkü rakamlar bize altyapı ağırlığımızın buraya kaydığını gösteriyor. Şu anda ülkemizde bine yakın sayıda özel spor okulu ve akademi var. Bunun yüzde 60-65’i üç büyük ilimizde. Basketbol oynamak isteyen çocuklarımız, gençlerimiz belirli ücret ödeyerek bu okullara gidiyor. Bir de kulüp takımlarımızın yürüttüğü elit oyuncu yetiştirmek gayesiyle yapılan ve seçmeye dayalı bir sistem de var. Toplamda kabaca bir hesapla 250 bin genç rakamına ulaşıyoruz. Kulüp takımlarının daha organize olduğunu ümit edersek (!) onları bu konu dışında tutuyorum. Spor okulları ve akademiler denetleniyor mu? Kimle konuştuysam denetimin söz konusu olmadığının cevabını alıyorum. Tam bir başıbozukluk. Salonu bulan hemen bir okul açıyor. Her şey bir kenara, teknik anlamda çocuklarımıza doğru ve sağlıklı spor yaptırabiliyor muyuz? Antrenörler yeterli donanıma sahip mi? Hiçbir denetim yok. Madem altyapının ağırlığını spor okulları ve akademiler çekiyorsa TBF’nin iş işten geçmeden bu konuda ciddi adımlar atmasını bekliyorum.

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.