Spor yazarları Trabzonspor-Beşiktaş maçını değerlendirdi

SİNAN VARDAR - ENSEYİ KARARTMAYIN!
Bu haftanın en çok beklenen maçlarından biri, kapanış maçı olan Trabzonspor Beşiktaş karşılaşması. Herkesin merakla beklediği bir maç. Son zamanlarda izlediğim en güzel maçlardan bir tanesi. Top bir o kalede, bir bu kalede. İki takım da tehlikeli pozisyonlar yakalıyor ancak bunlardan yararlanamıyor. Trabzonspor, Ozan Tufan'la kaleciden dönen topu gole çevirdi.
İlk yarının sonlarına doğru Trabzonspor önemli bir fırsattan yararlanamadı. Dönen pozisyonda Beşiktaş'ın topu direkten döndü. Ardından Trabzonspor bir kez daha yakaladığı fırsatı değerlendiremedi. İlk yarıda Trabzonspor, Beşiktaş savunmasının arkasına kaçırdığı oyuncularla genellikle pozisyonlara girdi. Beşiktaş'ın buna dikkat etmesi gerekiyor. Savunmanın arkasına çok fazla oyuncu sarkıyor. Organizasyon anlamında da takım Orkun Kökçü'yü arıyor. Beşiktaş'ın oyununu ilk yarıda daha çok beğendim. Daha derli toplu bir oyun ortaya koydu Beşiktaş. İlk yarı, Trabzonspor'un 1-0 üstünlüğüyle sona erdi. Beşiktaş, ikinci yarıya oyununu Trabzonspor'a kabul ettirerek başladı ve oyunu Trabzonspor yarı alanına yıktı. Sadece kalecisi Beşiktaş'ın kendi yarı sahasında kaldı. Bence bu noktada 4-4- 2'ye dönülmeli ve Almanya'da şov yapan Oh oyuna alınmalı. Beşiktaş galibiyete oynamalı.
Beşiktaş topa hakim oynuyor ancak 60. dakikaya kadar topa sahip olduğu anlarda tehlikeli bir gol pozisyonuna giremedi. Beşiktaş, Trossard ile gole yaklaştı ancak top direği sıyırarak dışarı çıktı. Şunu tekrar söylemek istiyorum: Beşiktaş, kazanmak için Oh'u oyuna almalı. Atamayana atarlar derler ya, adeta öyle bir ikinci yarı oldu. Bu tür maçlarda yakaladığınız fırsatları değerlendiremezseniz golü kalenizde görürsünüz. Salih Özcan topa yetişemedi, top Salah'a çıkarıldı ve Salah golü attı. Beşiktaş, ikinci golü yemeden önce değişiklik yapmalıydı. Şimdi üç değişiklik yapılıyor ama daha erken yapılmalıydı.
İkinci yarıya beraberliği yakalamak için Beşiktaş ön alan baskısı ile başladı. Siyah-beyazlı takım art arda pozisyonlar da buldu. Cerny ve Trossard bu pozisyonlardan yararlanamadı. Trabzonspor maç boyunca çok iyi savunma yaptı. Özellikle de Nwaiwu ders niteliğinde stoper performansı gösterdi. Nwaiwu hızlı hamleleri, zeka ürünü müdahaleleri ile atom karınca gibiydi. Onana kurtarışları, Nwaiwu mükemmel ötesi performansı ile derbi zaferinde başrol oynadı.
Beşiktaş'ın ikinci yarıda yine baskı kurduğu anlarda ilk golde olduğu gibi yine Trabzonspor hızlı bir geçiş hücumu yakaladı. Başrolde ise Salah ve Franculino Dju vardı. Dju sol kanattan kaptığı topla Salih'i geçip ceza sahasına harika bir orta gönderdi. Dju'nun ortasına iyi vuran dünya yıldızı Muhammed Salah skoru 2-0'a getirdi. Bu golden sonra Trabzonspor farka gidecek pozisyonları da yakaladı. Özellikle 82'de bir pozisyon var ki, karşı karşıya iki pozisyonu Nübel çıkardı. Ardından Muhammed Salah'ın kaçırdığı bir net pozisyon daha var.
Trabzonspor, Galatasaray'dan sonra bir diğer şampiyonluk adayı Beşiktaş'ı yenerek şampiyonluk yarışına iyice ağırlığını koydu. Thomas Reis'i alkışlamak lazım. Üç lig, bir Avrupa olmak üzere Trabzonspor'un başında çıktığı dört maçı da kazandı. Hem de Trabzonspor'a mükemmel bir futbol oynatarak. Emek, alın teri ve takım bütünlüğü… Dün bunların hepsi vardı Trabzonspor'da. Bordo-mavililer böyle oynadığı sürece bu takımın sırtı yere gelmez. Beşiktaş'a gelirsek, Beşiktaş da derbide zaman zaman iyi futbol ortaya koydu. Siyah-beyazlılar, net pozisyonlara da girdiler maç boyunca ama Onana yeni harika bir performans ortaya koydu. Beşiktaş dün kaybetti ama oynadığı futbolla şampiyonluk yarışının içinde olacağını gösterdi. Dün Papara Park'ta harika bir derbi izledik. İki takımı da yürekten tebrik etmek lazım.
Trabzonspor cephesine galibiyeti getiren şey kusursuz işleyen pragmatik bir geçiş oyunuydu. Kalesinde devleşen Onana ile 1'e 1 savunmada inanılmaz işler yapan Nwaiwu, Beşiktaş ataklarında adeta duvar ördü. Sol bekte Cabral'ın hücumcu Cerny'ye adım bile attırmaması bu direncin en kilit parçalarından biriydi. Ozan Tufan perdeyi açan o kritik golü atsa da; Trabzonspor'un asıl can yakıcı silahı bekleyen kanatlarıydı.
Aral Şimşir'in sahada bir "playmaker" gibi topa basıp tempoyu yönlendirmesi çok kritik bir roldeydi. Onun aklına, Dju ve 71. dakikada fişi çeken Salah'ın patlayıcı sürati eklenince Beşiktaş savunması her kontratakta paramparça oldu. Oyuna sonradan dahil olan Saviolo'nun yüksek teknik kapasitesini atletizmiyle birleştirmesi de Karadeniz devine bambaşka bir hücum profili kazandırdı. Trabzonspor, merkezi rakibe kaptırıp oyunu geride kabullenmesi ve sertliğe cevap verememesiyle eleştirilebilir ama ellerindeki o iki hızlı kanat oyuncusunun paha biçilemez faydasını bu tarz büyük maçlarda sonuna kadar almaya devam edecekler.Trabzonspor kazandı. Ama şampiyonluk için merkezde daha sert bir duruş şart.
TURGAY DEMİR - KALDIR BAŞINI VE YÜRÜ GÜNEŞE...
Bu maçın kırılma anı, Salah'ın golünden önce rakip ceza sahası çizgisi üzerinde yaşandı. Vlahovic, ayağındaki topu bomboş durumdaki Trossard'a aktarabilse muhtemelen tabela eşitlenecekti.
Vlahovic o topu kaptırınca Trabzonspor, kontratakla farkı ikiye çıkarıp maçı kopardı.
İlk yarıda iyi oynayan, altı şut atan, bir vuruşu direkten dönen Beşiktaş, Onana'yı geçemedi.
Buna karşılık Trabzonspor, yakaladığı ilk pozisyonda Ozan'la golü buldu.
Futbol böyle bir oyun ve yazılı olmayan kuralları var: Atamayana atarlar!
Beşiktaş, maçın her iki yarısında da harcadığı enerjinin karşılığını tabelaya yazdıramadı. Özellikle ön bölgede düzensiz bir ordu gibiydi Kartal!
Orkun'un ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bir kez daha gördük. O yoksa ordu komutansız kalıyor vesselam.
Miretti'nin kalitesi tartışılmaz ama o, bir Orkun değil. Miretti o kadar geriye yaslandı ki, Trossard, Vlahovic, Cerny ve Olaitan arasında sağlıklı bir pas trafiği kurulamadı.
İkinci yarıda yine yüklenen bir Beşiktaş, bekleyen bir Trabzonspor vardı sahada.
Bordo-Mavili takım, geçiş oyunuyla sonuca gitmeyi hedefliyordu. Thomas Reis, bu oyun anlayışını Samsunspor döneminde de çok iyi uygulatıyordu zaten.
Öte yandan dün ilk kez Italiano'nun müdahale etmekte geç kaldığını gördüm. Cerny ve Miretti ikinci yarıya başlamamalıydı.
Belki o zaman değişiklikler daha etkili olur, Olaitan-Vlahovic ikilisi için yeni fırsatlar doğabilirdi.
Her neyse… Bu bir yol kazasıdır ve telafisi vardır. Kazanan Trabzonspor'u tebrik ederken Beşiktaşlı oyunculara da söyleyeceğim şudur:
Yiğit düştüğü yerden kalkar..!
Kaldır başını, yürü güneşe..!
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.