Tek yol kaldı: Adil seçim mücadelesi!

Güne Halk TV’ye şafak operasyonuyla başladık. Gerçekleri dile getiren yayın organları ve gazeteciler bir bir bedel ödüyor. Medyaya yönelik susturma girişiminin asıl muhatabı millettir. Zira medya toplumsal yaşamın atmosferidir. Bu yola girenler unutmamalı ki o atmosferin içinde kendileri de var.
Oysa dün sabah iki ana gündem vardı:
- İmamoğlu aylar sonra savunma yapmaya, kendi söylemiyle yargılamaya başlayacaktı.
- Fon vurgunuyla ilgili yasa Meclis’te görüşülecekti.
Halk TV’ye operasyon gündemi elbette etkiledi ama tümüyle perdelemesi elbette mümkün değil.
21 Mayıs’ta CHP’ye butlan kararından sonra yaşanan siyasal ve toplumsal kırılmanın artçılarını yaşıyoruz.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde AKP’nin ilk kez ikinci parti konumuna düşmesinden sonra iktidar 7 aylık hazırlık süreci geçirdi. 30 Ekim 2024’te Esenyurt Belediyesi’ne düzenlenen operasyon bugüne gelişin ilk adımı oldu. Son iki yılın neredeyse her günü bir öncekini aratır halde devam etti.
Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalına kayyum atandıktan sonra geriye şu soru kalıyor:
- Ne yapmalı?
Antalya Kitap Fuarı’nda bir yurttaş bizden daha çok şey beklediğini söyleyince, “Sizin öneriniz nedir? Başka neler yapalım?” diye sordum, şu karşılığı verdi:
“Pes etmeyin de ne yaparsanız yapın!”
Elbette pes etmeyeceğiz ama bu aşamadan sonra bugüne kadar yapılandan daha öte bir mücadele şekli gerekiyor. İktidarın hedefi çok büyük:
Muhalefetsiz bir Türkiye!
Sadece siyasal anlamda değil, aynı zamanda toplumsal olarak da muhalefetin olmadığı bir dikensiz fon bahçesi!
Görünen şu:
Ana muhalefeti adım adım yalnızlaştıracaklar, sonra boğmak isteyecekler!
Bu kuşatmayı yarmak, adil seçim iklimine ulaşmak için ana muhalefet lideri olarak Özgür Özel’in olağanüstü enerjisine, çabasına karşın tek başına mücadelesi yetmez. Yarından tezi yok siyasal ve toplumsal muhalefeti güçlendirme hareketine girişmesi gerekiyor.
Gözüne kestirdiği bütün belediyelere ya rozet ya kelepçe takana dek operasyonlar sürecek. Bayrampaşa, Üsküdar, Adalar, Ataşehir örneklerinde olduğu gibi ilk hamlede alamadığı yerlere kelepçe, rozet, gizli oy devşirme usulüyle çökecek.
Bunlar için tek tek mücadele yerine ana hedefin adil bir seçim olduğu daha güçlü bir mücadele örgütlemek gerekiyor.
Siyasal çekişmeyi ip çekme oyununa benzetmek gerekirse iktidarın dayattığı oyun kuralı şu:
Benim taraf ipi beline dolayacak, iki eliyle çekecek... Senin tarafta ise ip boynunda olacak. Karşılıklı çekeceğiz!
Oyunu böyle oynamak yerine karşı tarafın elindeki ipi bırakmak millet eksenli, adil bir seçim eksenli kolektif bir çabaya girmek gerekiyor!
Seçmen sandığa üç duyguyla gider:
Korku, öfke, umut!
Şu anda seçmende ilk iki duygu fazlasıyla var. Özgür Özel de son iki duyguyu büyütmeye çalışıyor.
Özel’in mücadelesiyle toplumun algısının birleştiği başlıca duygu öfke! Özel bu bileşende.
Öfke toplumun dinamik kesimlerini harekete geçirir, enerjisini yükseltir. Bu toplam öfkeyi kullananı daha da güçlendirir.
Ancak öfke tek başına büyük yığınları peşine zor takar. O zaman öfkeyi umuda sarmak gerekiyor.
Halk TV’yle noktalayalım...
Medyayı susturmaya girişmek güç gösterisi değil, aczin ifadesidir!
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.