Daily MaverickClimate change likely to have helped trigger Nepal glacier collapse, scientists sayInquirerLahar threat from Kanlaon forces evacuationsוואלהרוכב אופנוע בן 24 במצב קשה בעקבות תאונת דרכים בנתניהESPN DeportesMessi guía al Inter Miami al título ante Cruz AzulPunchNigeria raises N748.6bn from FGN bonds as rates easeThe Jerusalem PostUS denies Abbas visa as UN weighs remote participation한겨레한국애브비, 국내 바이오텍과 공동연구·기술이전 협력 모색 [건강한겨레]VanguardConcession dispute: Police lockdown King’s CollegeStraits Times SportOlympic skateboarder Aoki referred to prosecutors over marijuana possessionسكاي نيوز عربيةالمركزي الإماراتي يرفع سعر الأساس بواقع 0.25%BBC NewsEd Sheeran asked me to donate $2m in aid, Robert Kraft says after Macklemore backlashThe Indian ExpressPM Modi to inaugurate Semicon India 2026: A look at India’s renewed semiconductor focus
The Daily Newsstand · Free, Always
Thursday, September 17, 2026

İştahla okumak...

Translate

Yaz bitti. Okullar açıldı. Yazlıklar kapandı. Gezginler eve döndü. Hayvanlar sahipsiz kaldı. Sayısız STK’nin X hesabına erişim engeli geldi. LGBT+ bireylere karşı operasyonlar, hak aramalarının engellenmesi derken “cadı avı” da hızlandı.

Bu ortamda okurlardan “Yetti gayri, artık güzel bir şeyler yaz!” çığlıkları da yükselir oldu. Tamam, söz dinliyorum.

TADI DAMAĞIMDA KALANLAR

Bu yazın bende iz bırakanlarından biri, YENİ Parti’yle dayanışma için bir araya gelen 16 kadın şarkıcımızın Harbiye Açıkhava’da aynı sahneyi paylaştığı “Şarkılarla İstanbul’da Yanındayız” konseriydi. Konserden öte bir anlam taşıyordu.. İBB’ye ait İstanbul Vakfı’nın “Sen Oku Biz Yanındayız” kampanyası kapsamında, üniversiteyi kazanan ve ilk kez şehre gelen genç kadınlara barınma, eğitim, kitap bursu ve kente uyum desteği sağlamak için düzenlenmişti. Sahne, o gece müziğin ötesinde bir buluşma, dayanışma alanına dönüşmüştü.

16 farklı ses ve hikâye... Ortak yanları hepsinin gönüllü katılımıydı. Aylin Aslım, Ceren Gündoğdu, Ceylan Ertem, Deniz Tekin, Dicle Olcay, Dilhan Şeşen, Eda Baba, Gaye Su Akyol, Gülinler, Kalben, İstanbulites, Nilipek., Nova Norda ve Yasemin Mori. Hepsi gönüllü katılmıştı. Her birine sonsuz alkışlar...

SOKAKTA O ANDA 

Tadına doyamadığım bir başka olay: Bodrumlu fotoğraf sanatçısı Yıldız Feldmann’ın ilk sokak sergisi. (Bodrum Sanat Sokağı’nda “Madam’ın Kahvesi”nde kesişen yollarda... Yarın çok geç olabilir. Bugün gidin görün.)

Serginin adı, “Görünen, Hikayenin Tamamı Değildir”. Sanatçı zamanı durdururken hayatın akışını da hissettiriyor. Bir kareye bakarken yalnızca gördüğümüzü değil, o karenin öncesini ve sonrasını da düşünüyoruz. Yazın kendisi gibi... Yaz geçip gider ama bazı görüntüler zihnimizde kalır. Yıldız Feldmann farklı coğrafyalarda sokaklarda çektiği fotoğraflarda her şeyden önce o anı yakalamak tutkusu güdüyor. O an... Öncesini ve sonrasını bilmediğimiz o an. (Öncesini ve sonrasının hikâyesini her izleyici kendi yaratabilir.) O an, bir duygu, bir duruş, bir ayrıntı, bir çift göz, bir hayvanın patisi, bir kedinin gözünden herhangi bir manzara olabilir. Hayır, hayır o an, sadece ve sadece sanatçının Yıldız Feldmann’ın cok farklı ve geniş yelpazeye yayılan bakış açısı. Sergiyi görme olanağı olmayanlar onu ve fotoğraf serüvenini Instagram’dan, internetten izleyebilir.

KUTSAL LEZZETLER 

Yaz aylarından tadı damağımdan kalan çok kitap var. Hangisinden başlayayım bilemedim.

Biri Haydar Ergülen’in “Kutsal Lezzetler Alfabesi” (Sakin Kitap) Armut ve Aşure’den başlayıp Yumurta ve Zeytin’e uzanan bu dev eserde (300 sayfa) tarihte, coğrafyada, edebiyatta muhteşem bir yolculuğa çıkıyorsunuz. En çok da şiir dünyasında bir lezzet patlaması yaşıyorsunuz.

Kitabı okurken yemeklerin yalnızca karın doyurmadığını; çocukluğa, aşka, kayıplara, şehirlere ve insanlara açılan kapılar olduğunu yeniden gördüm. Öğrendim, eğlendim, çağrışımdan çağrışıma koştum. Lezzetlerin bir alfabesi varsa o alfabenin harfleri biraz da hayatımızda iz bırakmış insanlardan oluşuyor. Haydar aracılığıyla nice şaire, nice yazara ulaştım.

Lezzetler, yemekler, yiyecekler aracılığıyla bir başka yolculuk kitabı ise “Bir Masa Etrafında” adlı iki kitaptan oluşan kolektif bir çalışma. (IWSA-Diageo-Anason İşleri Kitapları) Gastronomiden kültüre yüze yakın isim (şefler, yazarlar ve yaratıcılar) katkısıyla hazırlanmış. Bilgiler, deneyimler anlatımlar...

Konu yemek kültüründen açılmışken: Bu yaz iki arkadaşımın Deniz Alphan ile Hülya Ekşigil’in “Yedik İçtik” podcast’ine konuk oldum. Kendi yaptıklarımdan çok, Leyla Gencer’den Tarık Akan’a, Genco Erkal’a, dostlarımın yaptığı yemekleri anlattım. Ve çok eğlendik.

Yaz bittiğinde geriye dönüp baktığımda konserler, sergiler, kitaplar, dostluklar, sohbetler kalıyor aklımda. Hepsi, birbirinden ne kadar farklı görünse de aynı şeyi vurguluyor: Bir arada olmanın, paylaşmanın ve hayata dokunmanın tadını. Belki yaz aylarından damağımda kalan asıl tat da bu: İnsanın insana değdiği anlar.

Bir şarkı, bir kitap, bir fotoğraf, kimi zaman da paylaşılan bir masa bize aynı şeyi söylüyor: Hayat, tek başına yaşandığında eksik kalan; paylaşıldıkça çoğalan bir hikâye... Bakmayın başlıkta, “İştahla okumak” dediğime. “İştahla hayata dokunmak” da olabilirdi.

View the original on Cumhuriyet

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.