ESPN DeportesGeorgia da golpe en la SEC con triunfo sobre Alabama en TuscaloosaESPNWWE Money in the Bank takeaways: Everyone wants a shot at Roman ReignsPunchGot admitted to four foreign varsities but couldn’t afford to leave Nigeria — Cybersecurity graduateThe Jerusalem PostShahar Nevo's double life as Bar-Ilan math professor accused of plotting massacre - explainerZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-Nachrichtenstudioالنهارخمسة عوامل تحدد مصير السيطرة الحوثية3DNewsNvidia присматривается к поглощению стартапа Reflection AI, который разрабатывает ИИ-модели с открытыми весамиThe Sydney Morning HeraldBen Roberts-Smith joins 600 veterans as Albanese marks Australia’s 25 years in AfghanistanNew Straits TimesAlcaraz through in straight sets on Shanghai Masters openerMalay MailAmerican tenant refuses to pay rent, sues elderly owners of Singapore Kembangan landed property who want house backStraits Times SportFour All Blacks ruled out of second Wallabies testThe Straits TimesHow SJI shapes character through holistic education
The Daily Newsstand · Free, Always
Sunday, October 11, 2026

Düşüncenin ‘özü’

Translate

“Düşünmenin ne demek olduğunu ancak bizzat kendimiz düşünürsek anlayabiliriz. Böylesine bir çabanın muvaffakıyeti, düşünmeyi öğrenmek için hazır olmamızı gerektirir” diyor Heidegger, “Düşünmek Ne Demektir?” adlı kitabında. Düşünmek, gündelik yaşamın bıktırıcı yinelemeleri arasında eni konu bir eylem olmaktan çıkarak kafamızda dönüp duran sesler yığınına dönüşebiliyor. Bu yüzden belki de gerçekten düşünmek için doğru düzgün bir hazırlık yapmak gerekli.

Geçtiğimiz hafta Portekiz’in kuzeyinde küçük bir şehir olan Santa Maria da Feira’yı keşfetmek için çok güzel bir nedenim vardı: Miolo Edebiyat ve Düşünce Festivali.

Santa Maria da Feira Belediye Kütüphanesi’nde gerçekleşen Isabel Lucas düzenleyiciliğindeki festivalin ilk edisyonunda Norveçli şehir planlamacısı Anne Beate Hovind, İspanyol yazar Clara Usón, İspanyol tasarımcı ve illüstratör Isidro Ferrer, yazarlar Gonçalo M. Tavares, Joana Bértholo ve Dulce Maria Cardoso, Fransız filozof Gilles Lipovetsky, Portekizli filozof Nuno Venturinha ve fizikçi Carlos Fiolhais konuklar arasındaydı. Isidro Ferrer tarafından festivalin logosu olarak üretilen taş üzerine işlenmiş el yapımı çalar saat, zamanı ölçmek yerine durdurmayı öneriyor, bizi günlerimizin temposunu yavaşlatmaya ve durup düşünmeye çağırıyordu.

Miolo, Portekizcede favori kelimelerimden biri oldu. Kelime anlamıyla bir şeyin özünü, çekirdeğini ifade eden Miolo, ekmeğin yumuşak iç kısmı anlamına da geliyor. Yayıncılık dünyasında kitabın iç sayfalarını, kitap bloğunu ifade etmek için kullanılıyor. Mecazi anlamda ise beyin demek. Festivalin temsil ettiği değerleri bir araya getiren yumuşacık bir kelime.

Lipovetsky, günümüzde biricik olma arzusunun bizi nasıl bir çıkmaza sürüklediğini “Otantiklik İdeali” başlığıyla ele aldı. Clara Usón ve Gonçalo M. Tavares’in edebiyatta şiddet üzerine konuşması, edebiyatın güncel politikayla ne kadar iç içe olduğunu göstermesi açısından etkileyiciydi. Yazılarında genellikle ekoloji ile edebiyatı farklı açılardan bir araya getiren sevdiğim Portekizli yazarlardan Joana Bértholo “Do Amor” adlı kitabının tanıtımını yaptı.

Bértholo, Portekiz’e geldiğimde keşfettiğim, kitaplarının Türkçeye çevrilmesini çok istediğim yazarlardan biri. Kitaplarında doğayla insanın doğası arasındaki benzer işleyiş biçimlerini araştırıyor. Örneğin onun anlatısında kaktüsün çok az su ve ışıkla hayatta kalabilmesi, insanın gelişme, yöntem bulma ve direnç gösterme biçimleriyle örtüşebiliyor.

OTANTİKLİK İDEALİ 

“Otantiklik ideali, modern bir kültürdür” diyor Gilles Lipovetsky, “size kendiniz olmanızı telkin eden idealdir.” Lipovetsky’ye göre kendin olmak, arzularına, kendi beklentilerine ve kendi varoluşuna uygun biçimde yaşamak, yani Homo sapiens türünün bir üyesi olarak değil, kendi başına tekil bir insan olarak olduğunuz kişi olmak demek.

Lipovetsky otantiklik ideali için savaşmak gerektiğini söylüyor. Neye karşı savaşmak? Konformizme, ikiyüzlülüğe, toplumsal kabullere ve geleneklere karşı.

Nietzsche “Tehlikeli yaşamalısın” derken yüksek bir yerden atlamaktan bahsetmiyordu elbette. Bir karşı koyuşu telkin ediyordu. Bizden istenileni yapmayı reddederek istediğimiz şeylere yönelip gerçekte olduğumuz kişiyi ne pahasına olursa olsun savunmak...

Miolo benim için nitelikli bir edebiyat festivalinin yapabileceği en değerli şeyi yapıyor: Kendi sorularımızı sormamız için, düşünmek için zaman yaratmak. Ben de Santa Maria da Feira’da kendi yaşamımı iki günlüğüne durdurup kafamın içinde dönen bir David Lynch filminin başrolünü oynuyorum.

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.