The Jerusalem PostTurkey is supporting Iraqi attempts to combat ISIS threats to Kirkuk, other regionsInquirer EntertainmentDennis Trillo slams use of Jennylyn Mercado’s childhood abuse story as party decorZDF heuteAktuelle Pressemitteilungen des ZDFSözcüSeçim yenilgisinin ardından Trump'tan kabinede değişiklik planıEl ComercioTemblor en Perú: lugar, hora y magnitud del último sismo reportado hoy, viernes 6 de noviembreDeadline‘The Remarried Empress’ Sets Disney+ Record As Most Viewed Local Original Launch EverRai NewsCisgiordania, sei italiani fermati dalle autorità israeliane매일경제“가정폭력·외도 의혹 다툰다”…롯데 정철원, 전처 폭로에 밝힌 입장The Indian ExpressLeft out in SIR draft roll? Here’s how to get back on listLa NaciónLo encontraron en una cueva, decía tener 188 años y ahora revelaron su identidad: “Hasta la muerte me abandonó”Observador DesportoAs notícias das 2hWirtualna PolskaŻołnierze USA wrócili do Estonii. Misja wznowiona
The Daily Newsstand · Free, Always
Saturday, November 7, 2026

Etme bulma dünyası...

Translate

Fatma Betül Sayan Kaya gün yüzüne çıkıp da “Ben 163 milyon liramı yatırıp bir denizcilik şirketinin hisse senetlerini almıştım. Onları Özata isimli şirketi satıp 2 milyar 300 milyon lira aldım” diyerek açıklama yapalı neredeyse iki ay oldu. Savcılığın bir “suç örgütü”nden söz ettiğini ve konuya değinen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da aynı görüşü paylaştığını kamuoyuna yansıyan haberlerden öğreniyoruz.

Lakin bu nasıl bir hukuk (!?) devletidir ki iki aydır bir adım ilerlendiğine tanık olamıyoruz.

Bazı isimler var. Örneğin Tera isimli şirketin bu olayda önemli ve merkezi bir rol üstlendiğini görüyoruz. Ama o şirketle ilgili yeterli bir araştırma, inceleme yapıldığını göremiyoruz veya en azından bilemiyoruz.

Bu gidişle Fatma Betül Sayan Kaya bir kere daha ifade verip de hiçbir şey olmamış gibi evine dönseydi şaşırmazdık. Çünkü AKP iktidarı Egemen Bağış, Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Erdoğan Bayraktar’ı Yüce Divan’a gönderip yargılanmalarına bile izin vermemişti.

Düşünün siz, Fatma Betül Hanım başta olmak üzere bu olayda adı geçenlerden biri aslında gazeteci olsaydı bir daha gökyüzünü görmesine izin verirler miydi?

Oysa bu olayda adı geçenlerle ilgili tüm bilgilerin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu başta olmak üzere tüm ilgili kurul ve kurumların elinde olduğu daha ilk günden itibaren sayısız gazete ve TV haberinde bildirildi. Ama iki aya yakın süredir bu yetkililer, Mars’ta yaşıyorlarmış gibi, olup bitenden hiç haberleri yokmuş ve kulaklarının üstüne yatıp uyuyorlarmış gibi davranıyorlar. İşin tuhafı, devletin tüm organlarını çalıştırmakla sorumlu makamları işgal edenler de onlardan farklı davranmıyor.

Açık konuşalım:

Bu gidişle dünyanın en güzel coğrafyasında yaşayan bu aziz milleti buradan çıkarıp Gazzelilerin yaşadığı gibi bir akıbetle karşı karşıya kalırsak kendimizden başkasına kızmayalım.

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.