ESPN DeportesTigres se equivoca y permite el primero de la visitaInquirerSara Duterte snubs Senate hearing on OVP budgetThe Jerusalem PostChina sends naval forces to monitor US warship near disputed shoalDaily MaverickMusk ordered slowdown of Starlink service used by Ukraine’s military, WSJ reportsESPNFollow live: Spurs' defense ignites fans, cuts deficit vs. ThunderPunchAbuja bizman arrested over alleged $120m fraud한겨레한국 여자 축구 FIFA 순위 17윌…3년 4개월 만의 최고 성적Bollywood HungamaRamayana: Part 1 tax-free in West Bengal: CM confirms exemption for Ranbir Kapoor starrerSRF NewsSpaceX und Tesla – Elon Musk: «Ich denke, eine Fusion wäre eine gute Idee»ZDF heuteAktuelle Pressemitteilungen des ZDFBusiness AMBusiness AM Sudoku’s 21-10-2026The Sydney Morning HeraldCrime, comedy, an Alan Jones doco and the return of Fisk: What’s coming to the ABC in 2027
The Daily Newsstand · Free, Always
Wednesday, October 21, 2026

Avrupa nereye koşuyor?

Translate

1990’lı yıllar. Yugoslavya dağılıyor, başrolü, Hırvatistan ve Slovenya’nın Yugoslavya’dan ayrılma girişimini teşvik eden Almanya oynuyordu. Fransa ve İngiltere, hemen her zaman olduğu gibi karşı cephede yer almışlardı. Hepsi Yugoslavya’yı parçalamaya ve bundan kendilerine bir pay çıkarmaya çalışıyorlardı. Avrupa yine paylaşım kavgası yapıyordu. Almanya “Hayat Sahası” politikasına dönmüştü ve bunu saklamıyordu. O kadar ki Türkiye’nin Boşnaklardan yana tavrını, paylaşıma katılmak isteği olarak değerlendirdiği anlaşılan Almanya AGİK1 Daimi Temsilcisi Büyükelçi Gunther Goetze bir gün bana, “Süha, Balkanlar’da Alman ve Türk nüfuz bölgelerinin sınırını hangi nehirle çizeceğiz?” demiş, ben de latife yollu, “Buluruz uygun bir nehir sayın büyükelçi” yanıtını vermiştim.

BOSNA’NIN DOSTLARI GRUBU

O tarihte Viyana’da sürmekte olan AGİK görüşmeleri sırasında, Boşnakları koruyabilmek amacıyla, “Bosna’nın Dostları Grubu”nun kurulmasını ve Avrupalıların kavgasının dışında duran ABD’nin de gruba katılmasını sağlamıştık. Avrupalıları akl-ı selime davet etmeye çalışıyorduk. Laf dinlemeye niyetleri yoktu. Kana susamış gibiydiler. Grubun bir toplantısında, ABD AGİK Daimi Temsilci Yardımcısı Joe Presel, Avrupa’nın yol açtığı iki dünya savaşına yollama yaparak “Avrupalılar bize güvenmeyin. Başınızı belaya sokuyor sonra bizim gelip sizi kurtarmamızı bekliyorsunuz. Bu kez bilin ki gelmeyeceğiz. Kendi başınızın çaresine bakmak zorundasınız” dedi.2 Nitekim Almanya, İngiltere ve Fransa’nın emperyalist amaçları nedeniyle, tarihte sadece Roma ve Osmanlı İmparatorluğu ve Tito (Yugoslavya) döneminde barış ve istikrar içinde yaşayabilen Batı Balkanlar, bir kez daha kan gölüne döndü, Yugoslavya dağıldı, ABD müdahale edinceye kadar, yüz binlerce Boşnak katledildi. Bölge bugün bile hâlâ istikrarsızlık içinde.

AVRUPA’NIN UKRAYNA MACERASI 

Avrupa’nın bir süredir yeni bir maceraya doğru gittiğini gösteren güçlü belirtiler var.

Varşova Paktı’nın ve Sovyetler Birliği’nin dağılması, Berlin Duvarı’nın yıkılıp Almanya’nın birleşmesiyle yakalanan Rusya ile işbirliği fırsatı, ABD’nin başını çektiği NATO’nun, Rusya’yı çevreleme politikasıyla kaybedildi. Artan petrol fiyatları ve Putin’le güçlenen Rusya NATO’nun bu adımlarına, Kırım’ı işgal ederek karşılık verdi. ABD ve Avrupa, Rusya’nın bu hamlesine zamanında gereken yanıtı veremedi. NATO genişlemeye devam etti. Rusya’nın kırmızı çizgisi Ukrayna’nın olası NATO üyeliği, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısını tetikledi. ABD’nin, Çin ile karşılaşmadan önce Rusya’yı etkisizleştirme politikası nedeniyle Ukrayna’ya destek olması Avrupa’yı, Rusya ile karşı karşıya getirdi. Ukrayna bahanesiyle İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya alınması Rus tehdidini ve Avrupa’nın savunma yükünü artırdı. Trump’ın göreve gelmesi ve daha ilk günden, Avrupa’yı kendi başının çaresine bakmaya zorlaması bile Avrupa’nın aklını başına getirmedi.

AVRUPA RUSYA İLE SAVAŞ MI İSTİYOR?

Rusya gibi Avrupa’nın da ekonomik ve siyasi çıkarları, Avrupa’nın Rusya ile iyi ilişkiler sürdürmesini gerektiriyor. Hele de bir dediği bir dediğini, bir yaptığı diğerini tutmayan, sadece ABD’nin ve kendi çıkarını düşünen Trump ABD başkanı olarak kaldığı sürece. Ancak aşağıda kısaca değindiğim gelişmeler bundan uzak durmasını dayatırken Avrupa, bir kez daha tehlikeli bir oyun oynamaya, Rusya ile karşı karşıya gelmeye hazırlandığı izlenimi veriyor.

ABD başta Ukrayna’nın yanında yer almışken bugün Ukrayna’ya silah, para ve istihbarat desteğini çekiyor. Trump, savaş çıkarmak istediği gerekçesiyle Zelenski’nin görevden ayrılması gerektiğini söylüyor. Avrupa’nın Rusya’dan gaz almasını engelliyor ama ona, daha pahalı olan ABD gazını satıyor. Putin’e ise dizel yakıt satış desteği veriyor. Moskova’nın enerji gelirlerini hedef alan yaptırımları askıya alıyor.

Avrupa tam da bu sırada Rusya’ya tarihin en ağır yaptırımlarını uygulama kararı alıyor. Rusya’ya karşı silahlanmaya, Avrupa ordusu kurmaya çalışıyor. AB üyeliğini hiç ağzına almadığı Türkiye’yi de kurulacak bu askeri güce katmayı planlıyor. Kısacası Avrupa, ABD’ye de güvenemeyeceği bir dönemde Rusya’ya meydan okuyor.

BİR İSMET İNÖNÜ GEREK

Otuz Yıl Savaşları, Yüz Yıl Savaşları, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı başta olmak üzere tarihi birbirini kırmaktan ibaret olan Avrupa yine bir büyük savaşa yol açacak gibi görünüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı bu savaşın dışında kalmasına bağlıdır. Bu da ancak Atatürk’ün izinden ayrılmayan ve İsmet İnönü bilgi ve deneyimine, aklına ve dirayetine sahip bir lider ve yönetimle olanaklıdır.

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.