ESPN DeportesRayados resiste la reacción de Pachuca y se queda con el triunfo en casaESPNFollow live: Packers dominating Cowboys at Lambeau Fieldالنهارمن حرب عبد الناصر إلى تعهد السيسي... كيف تغيرت حسابات مصر في اليمن؟The Jerusalem PostPolymarket bets favor Eisenkot over Netanyahu ahead of Israeli electionInquirerDizon: 3 DPWH-Davao officials sacked amid flood control probeZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-NachrichtenstudioBillboardONEFOUR Team Up With Penrith Chamber Orchestra for World-Premiere ‘Made Men’ ShowUOLPolícia investiga suspeita de explosivos em carro de Flávio, mas ameaça é descartadaNew Straits Times'Extraordinary talent' Zi Yu needs careful nurturing, says coach Ameliaسكاي نيوز عربيةأنثروبيك تلتزم بتخصيص 5% من أسهمها لصندوق للمنفعة العامةRMF24Mocne słowa Zełenskiego. „USA podjęły działania mające skłonić nas do kapitulacji”BBC BusinessChina's growth accelerates as AI export boom outweighs domestic weakness
The Daily Newsstand · Free, Always
Monday, October 19, 2026

Barolar seçimini yapıyor - Av. Dr. Başar Yaltı

Translate

Ekim ayı, son rakamı çift olan yıllarda, barolarda seçim ayıdır. Baro genel kurullarında, baro başkanı ile yönetim, disiplin ve denetleme kurullarının üyeleri; ayrıca Türkiye Barolar Birliği (TBB) delegeleri seçilir. Nitekim baroların büyük çoğunluğu, genel kurullarını yaparak baro başkanı ve organlarını seçmiş bulunmaktadır. 68 binden çok avukatın kayıtlı olduğu İstanbul Barosu’nun genel kurulu ise 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde yapılacak.

Avukatlık Kanunu’na göre barolar, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. Yasanın 76. maddesi dikkate alındığında baroların iki temel işlevi olduğu görülmektedir. Bunlardan ilki, avukatların mesleki koşullarını iyileştirmek ve mesleğin saygınlığını korumaktır. İkincisi ise yurttaşların adil yargılanma hakkının gerçekleşmesine katkıda bulunmak, temel hak ve özgürlükleri savunmak ve hukukun üstünlüğüne işlerlik kazandırmaktır. Bu iki alan birbirinden bağımsız değildir: Avukatların ve baroların etkinliği zayıfladığında savunma hakkı ve yargı sistemi işlev kaybına uğramakta; hukukun üstünlüğü ile yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı zayıfladığında ise yurttaşların adil yargılanma ve adalete erişim hakları zarar görmektedir.

BAROLARIN KAMUSAL SORUMLULUĞU

Haksızlığa uğramadan yaşamak, etkili hak arama olanaklarına sahip olmak ve adalete erişmek insanlık onuruyla doğrudan bağlantılı bir konudur. Bu şekilde düşünüldüğünde avukatlığın kamusal işlevini yerine getirebilmesi için adil sonuçlar üreten bir yargı sistemi ve hukuk düzenine gereksinim duyulacağı açıktır. Bu simbiyotik ilişki, avukatın yargılama sürecindeki rolünü gereği gibi yerine getirebilmesinin, işlerliği olan bir yargı düzenine, mesleki bakımdan etkili kurumsal desteğe bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle Avukatlık Kanunu’nun 95. ve 110. maddeleri, barolara ve TBB’ye hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma, koruma ve bu kavramlara işlerlik kazandırma görevi vermiştir.

Bu çerçevede, hukuksuzluk ve adaletsizliğin görünür ve kalıcı hale geldiği, anayasal kurumların işlevini büyük ölçüde yitirdiği, Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 143 ülke arasında 118. sıraya gerilediğimiz günümüzde, seçilen baro başkan ve yönetimlerinin yasayla tanımlanan görev ve sorumlulukları için mücadele edip etmeyeceği, bu konuda ne denli cesur ve sorumluluk sahibi oldukları özel önem taşımaktadır. Gerçi Türkiye’deki tek adam rejimi, yargıyı olması gereken niteliğinden uzaklaştırmış, adeta siyasal iktidarın sopası haline getirmiş olsa da varoluşsal niteliği böyle bir duruma karşı çıkmak olan baroların ve TBB’nin edilgen, uzlaşmacı bir tutum mu takınacağı ya da karınca örneği, yangına su mu taşıyacağı yaşamsal bir önem taşımaktadır. Bu, aynı zamanda barolar ve avukatların saygınlık mücadelesidir. Çünkü avukatlar ve barolar saygınlıklarını, hak savunuculuğundan, adaletin ve hakkaniyetin yerine getirilmesi için gösterdikleri çabadan, hukuk devleti ilkelerine sahip çıkılmaktan ve insan haklarını savunmaktan alır.

BAROLARIN YAPISINA SİYASAL MÜDAHALE

Doktora çalışmam kapsamında, OcakŞubat 2017 döneminde avukatlarla yürüttüğüm ankette, “Kendinizi siyasal yelpazede hangi görüşe yakın görüyorsunuz?” sorusuna verilen yanıtlar dikkat çekicidir. Katılımcıların yüzde 47.6’sı kendisini sosyal demokrat, Kemalist veya Atatürkçü; yüzde 22.7’si dindar, milliyetçi veya muhafazakâr; yüzde 10.6’sı sosyalist; yüzde 6.5’i liberal olarak tanımlamıştır. Ankete katılan 3 bin 200 avukatın yüzde 12.6’sı ise “hiçbiri” yanıtını vermiştir. Temsil gücü oldukça yüksek örnekleme dayanan bu araştırma, katılımcı avukatların yüzde 75’inin seküler bir dünya görüşüne sahip olduğunu göstermiştir.

Bu tablo siyasal iktidar tarafından kabul edilebilir bulunmadığından 2020’de Avukatlık Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklikle baroların ve TBB’nin yapısına iki yönden müdahale edilmiştir. İlk olarak, üye sayısı beş binden fazla olan barolarda iki bin avukatın bir araya gelerek yeni bir baro kurmasına olanak tanınmıştır. İkinci olarak, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi mevcut siyasal iktidara muhalif büyük baroların delege sayıları sınırlandırılmış, böylece TBB’nin oluşumunda üye sayısı daha düşük barolara oransal avantaj sağlanmıştır. Değişiklikten sonra her baronun en az üç delegeyle temsil edilmesi öngörülmüştür. Buna bağlı olarak üye sayısı 100’ün altında olan Gümüşhane, Bayburt, Ardahan, Kilis ve Tunceli barolarının toplam delege sayısı 15’e ulaşırken bu baroların üye sayısı toplamının yaklaşık 200 kat üyeye sahip İstanbul Barosunun delege sayısı 16’da kalmıştır. Ortada temsilde adalet ilkesine açıkça aykırı, 200 kat oransızlık olduğu halde maalesef Anayasa Mahkemesi yasayı iptal etmemiş, bir hukuk ayıbına imza atmıştır.

Yasa yoluyla yapılan bu müdahale, yine de siyasal iktidar lehine beklenen sonucu yaratmamıştır. Birisi Ankara’da diğeri İstanbul’da olmak üzere siyasal iktidarın anlayışına yakın yalnızca iki yeni baro kurulabilmiştir. 2025 sonu itibarıyla Ankara 2 No’lu Baro’ya 3 bin 78, İstanbul 2 No’lu Baro’ya ise 3 bin 979 avukat kayıtlıdır. Başka bir ifadeyle, Türkiye’de 2025 sonu itibarıyla barolara kayıtlı 207 bin avukatın yaklaşık 7 bini ikinci barolara üyedir.

BİR ADALET MÜCADELESİ 

Tablo böyle olmakla birlikte Türkiye’nin hukuk karnesinin iyileşmesi için verilen mücadele yeterli değildir. Bu nedenle baro seçimleri, kişilerin veya listelerin yarışından ibaret görülmemelidir. Seçilecek yönetimlerin önünde üç temel görev bulunmaktadır: mesleki dayanışmayı güçlendirmek, avukatın saygınlığını korumak ve hukukun üstünlüğü ile insan haklarını savunmak, adil yargılama hakkının yerine getirilmesine çalışmak. Ancak mevcut tek adam rejiminde, ne yazık ki baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin etkili bir duruş sergileyemeyeceği, baro seçimlerinden önce yapılan vaatlerin yerine getirilmesi konusunda iyimser olunmadığı, avukatlar arasında yaygın bir kanaattir. Bu durum, zorunlu olmasına karşın baro genel kurullarına katılımın düşüklüğünden de belli olmaktadır. Geçen hafta sonu yapılan Ankara Barosu genel Kurulu’na katılım yüzde 50’de kalmış, iki yıl önce yapılan İstanbul Barosu Genel Kurulu katılım oranı ise yüzde 46.88 olmuştur. Bu sonucun iki ana nedeni olduğu düşünülebilir: İlki, mevcut siyasal sistem içerisinde baro yönetimlerinin yapabilecekleri çok şey olmadığına olan inançtır. İkincisi ise avukatlarla barolar arasındaki bağın zayıflaması ve birbirlerine yabancılaşmasıdır. Bu nedenle, seçime katılan adayların ve vaatlerinin birbirinden önemli bir farkının bulunmadığını söylemek mümkündür.

2026 yılı baro seçimleri, avukatlık mesleğinin saygınlığı ve geleceği ile toplumun adalet talebinin kesiştiği bir dönemde yapılmaktadır. Güçlü bir baro, yalnızca yüksek sesle konuşan değil; hukuk için etkili girişimlerde bulunabilen, adliye koridorlarını tüm üyelerine açık tutabilen, yargının kurucu unsurlarını başsavcıların personeli konumundan kurtaran ve bunlar arasında eşitliği sağlayabilen bir barodur. Seçimlerin gerçek önemi de burada ortaya çıkmaktadır. Seçilen başkan ve yönetimler, avukatların ortak gereksinimlerini karşılamakla hukukun üstünlüğünü savunmak arasındaki bağı kurabildiği ölçüde görevini yerine getirebilecektir.  

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.