ESPN DeportesLa Novena de MLB: Regreso de Judge ya no es medida desesperadaThe Jerusalem PostZohran Mamdani’s antisemitism plan is political warfare, not protection of Jews - opinionESPNInactives watch: Daniels, DeVonta to sit; McConkey questionableInquirerStudent wounded in stabbing at a Laoag schoolZDF heuteAktuelle Pressemitteilungen des ZDFThe Sydney Morning HeraldSpectators injured after being hit by a car in NewcastleColliderHugh Jackman's 'The Mummy' Replacement Is Officially Back on StreamingDaily MailMichael Douglas FINALLY admits to secret affair with Kathleen Turner... four decades after they met while filming Romancing The Stone3DNewsПодарок судьбы: после решения Трампа переименовать ИИ спрос на домены в словенской зоне «.si» вырос на тысячи процентовGlobo EsporteSantos vira sobre o São Paulo com dois de Gabigol e vence a quinta seguida no Brasileirão中国新闻网(神州写真)景区NPC丰富文化体验 中国人从“看景”到“搭戏”青睐沉浸感La NaciónDiálogos en la biblioteca de Solana
The Daily Newsstand · Free, Always
Saturday, October 3, 2026

Emekli onuru için sokakta!

Translate

Çok yakından tanıdığım bir öğretmen. Kırk yılını binlerce çocuk yetiştirmeye adamış. Çocuğunu tek başına büyütmüş. Şimdi yalnız yaşıyor.

Çalışırken 75 bin lira alıyordu. Geçen ay emekli oldu, aylığı 50 bin liraya düştü. Bir anda gelirinin üçte birini kaybetti. Bu ay evinin kirası da 50 bin liraya çıktı.

Kırk yıllık emeğin karşılığı, yalnızca başını sokacak bir evin kirasına yetiyor. Kara kara düşünüyor. Muhtemelen kızından destek isteyecek. Tabii onun bütçesi elverirse.

Bir başka yakınım, en düşük emekli aylığıyla bir sahil kasabasında yalnız yaşıyor. Aylığı 23 bin 552 lira. Kirası 18 bin lira. Bir ay boyunca bütün ihtiyaçlarına kalan para 5 bin 552 lira.

Ailesi destek olmazsa nasıl yaşayacak?

Bunlar en yakınımdaki insanların hayatı. Memleketin dört bir yanında aynı hesabı yapıp aynı çaresizliğe sürüklenen milyonlar var.

GEÇİNEMİYORUZ!

Dün aynı öykülere sahip binlerce emekli meydanlara çıktı. 25 Eylül’de Anayasa Mahkemesi önünde yaptıkları basın açıklamasında “Para için değil, onurumuz için” yazılı pankartla intihar eden emekli polis Ali Şekeroğlu’nu anmak, yaşadıklarını duyurmak için!

Emeklilik artık mutsuzluk, endişe, korku demek. Yeniden iş aramak, borçlanmak, çocuğunun kapısını çalmak demek.

TÜRK-İŞ’in eylül araştırmasında dört kişilik ailenin yalnızca gıda gideri yani açlık sınırı 37 bin 801 lira. Yoksulluk sınırı ise 123 bin 130 lira. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 48 bin 885 lira.

En düşük emekli aylığı ise tek kişinin yaşama maliyetinin yarısına bile ulaşmıyor.

Forum Enstitüsü’nün “Türkiye’de Emekli Yoksulluğu” araştırmasına katılan emeklilerin yüzde 66’sı borçlu. Emeklilikten sonra çalışan veya iş arayanların yüzde 89.4’ü nedenini geçim zorunluluğuyla açıklıyor.

DİSK-AR’ın “İşçi Sınıfının Geçim Krizi” raporu, bu yoksulluğun nasıl büyütüldüğünü gösteriyor. Ortalama emekli aylığının asgari ücrete oranı 2002’de yüzde 122 iken 2025’te yüzde 84’e geriliyor.

Emekli aylığı, asgari ücretin yüzde 22 üzerindeyken yüzde 16 altına düşüyor. Zaten geçinmeye yetmeyen ücretin bile gerisine itiliyor.

Ortalama aylığın kişi başına milli gelire oranı da aynı dönemde yüzde 46.4’ten yüzde 31.6’ya iniyor.

Ülke büyüyor deniyor. Emeklinin payı küçülüyor.

Peki, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ne diyor?

2002’den bu yana en düşük emekli aylığında reel yüzde 648 artış sağlandığını söylüyor.

Emekli bugünkü kirasını anlatıyor, bakan 24 yıllık artış hesabını önüne koyuyor.

Kirasından sonra elinde 5 bin 552 lira kalan emeklinin sofrasını doldurabiliyor mu?

İnsanların hayatı bir başlangıç yılı seçilerek çizilen başarı tablosuna sığmıyor. Bakanın hesabında artış var, emeklinin hesabında yemek yok.

Aynı iktidar, fon krizi patlayınca 131 fonun tasfiye ve ödeme süreçleri için toplantılar yapıyor. Kurumlar bir araya geliyor, yatırımcıların hakları için yol haritası hazırlanıyor.

Küçük yatırımcının birikimi elbette korunmalı.

Ama milyonlarca emeklinin yaşamı için aynı aciliyet nerede?

Fonları bu noktaya getiren işlemleri zamanında durduramayan denetim düzeninin hesabını kim verecek? Bu krizin faturası da vergi ödeyen yurttaşa, çalışana, emekliye mi çıkarılacak?

Emekliye gelince yüzdeler sıralanıyor. Finansal sistem sarsılınca bütün mekanizmalar harekete geçiyor.

Bu ülkenin öğretmeni, işçisi, memuru kırk yıl çalışıp çocuğundan harçlık istemek zorunda mı?

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.