İşte İsrail seçimindeki senaryolar: Netanyahu'nun sonu mu?
İsrail’de seçimlerin ardından hükümetin nasıl kurulacağı belirsizliğini koruyor. Meclisteki 120 sandalyeden 61’ini elde etmek hükümet kurmak için yeterli. Bu nedenle üç senaryo öne çıkıyor: Muhalefetin hükümet kuramaması halinde erken seçim, Arap partilerinin desteğiyle muhalefetin iktidara gelmesi veya Netanyahu ile Gadi Eisenkot arasında ulusal birlik hükümeti kurulması. Ancak siyasi taraflar arasındaki derin görüş ayrılıkları ve karşılıklı suçlamalar, özellikle son iki seçeneği zorlaştırıyor. Uzmanlara göre İsrail siyasetindeki tıkanıklığın aşılması için Filistin meselesine yönelik yeni bir siyasi yaklaşım gerekiyor. Detayları Dr. Ayhan Sarı ve Doç. Dr. Nuri Salık anlattı.
120 sandalyeli İsrail Meclisi Knesset'te hükümet kurmak için gereken 61 milletvekili çoğunluğuna kim, nasıl ulaşacak? Seçimlerden çıkan bıçak sırtı tablo, İsrail siyasetini yeni bir çıkmaza sürükledi. Erken seçim, Arap partilerinin desteğiyle kurulabilecek bir muhalefet hükümeti ve Netanyahu-Eisenkot uzlaşması olmak üzere üç kritik senaryo gündemde. Ancak taraflar arasındaki görüş ayrılıkları, hükümet kurma ihtimalini zorlaştırıyor.

İLK SENARYO: 61 SANDALYE BULUNAMAZSA ERKEN SEÇİM
İlk senaryoya göre ne iktidar ne de muhalefet bloğu hükümet kurmak için gereken 61 sandalye sayısına ulaşabilecek. Koalisyon görüşmelerinin uzaması ve tarafların taviz vermemesi halinde İsrail yeniden sandığa gidebilir.
Türkiye Araştırmaları Vakfı Araştırmacısı Dr. Ayhan Sarı, Netanyahu'nun da bu ihtimalin farkında olduğunu belirtti. Muhalefetin, Netanyahu'yu iktidardan uzaklaştırmak amacıyla Arap partileriyle iş birliği yapabileceği sinyalini aldığını ifade eden Sarı, Netanyahu'nun bu ihtimali engellemek için harekete geçtiğini söyledi. Sarı, Netanyahu'nun Arap partilerini hedef alan açıklamalar yaptığını ve Şin Bet'i devreye sokarak bazı soruşturmalar başlattığını belirtti. Muhalefet bloğunun dört parti ile iki Arap partisinden oluştuğuna dikkat çeken Sarı, toplam altı partinin bir araya gelmesinin Netanyahu'yu iktidardan uzaklaştırabilecek tek formül olduğunu ifade etti.
Bu denklemde Avigdor Liberman'ın yedi sandalyeli partisinin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Sarı, Liberman'ın ittifaktan çekilmesi halinde muhalefetin 61 milletvekiline ulaşamayacağını söyledi. Netanyahu'nun muhalefet içerisindeki ayrışmaları kullanabileceğini belirten Sarı, erken seçimin Netanyahu açısından avantajlı olabileceğini dile getirdi. Böyle bir durumda Netanyahu'nun seçim sürecinde geçici başbakan olarak görevini sürdürmesi ve hakkındaki davalarla ilgili süreci kendi lehine çevirmeye çalışması mümkün olabilir. Sarı, Netanyahu'nun bir diğer seçeneğinin de Eisenkot bloğundan bazı isimleri kendi tarafına çekmek olabileceğini ifade etti.

İKİNCİ SENARYO: ARAP PARTİLERİNİN DESTEĞİYLE MUHALEFET HÜKÜMETİ
İkinci senaryoda İsrail muhalefetinin, toplam 20 sandalyeye sahip Arap partilerinin desteğiyle 61 milletvekiline ulaşması öngörülüyor. Ancak bu formülün önünde önemli bir engel bulunuyor. Gadi Eisenkot, daha önce Arap partileriyle hareket etmeyeceğini ve Filistin devletinin kurulmasına karşı olduğunu açıklamıştı.
Doç. Dr. Nuri Salık, bu senaryonun zor göründüğünü belirterek İsrail siyasetinde ciddi bir tıkanıklık yaşandığına dikkat çekti. İsrail siyasetinde yeni bir paradigma üretilemediğini ifade eden Salık, özellikle Oslo Antlaşmaları sonrasında sağ siyasetin ülkedeki etkisinin giderek arttığını söyledi. Bir dönem İsrail siyasetinde önemli başbakanlar ve cumhurbaşkanları çıkaran İşçi Partisi'nin bugün etkisini büyük ölçüde kaybettiğini belirten Salık, yeni bir siyasi aktör ve oyun değiştirici anlayış ortaya çıkmadığı sürece bu tıkanıklığın devam edeceğini ifade etti.

İSRAİL SİYASETİNDE FİLİSTİN MESELESİ İKİNCİ PLANDA
Doç. Dr. Nuri Salık, İsrail'deki siyasi tartışmaların Filistin meselesinin çözümünden uzaklaştığını vurguladı. Filistin devletinin kurulmasına yönelik güçlü bir iradenin ortaya konulması gerektiğini belirten Salık, mevcut tartışmaların Haredilerin askere alınıp alınmaması ve hangi partinin hangi partiyle koalisyon kuracağı gibi konularla sınırlı kaldığını söyledi. Salık'a göre İsrail siyasetinde yeni bir paradigma değişikliği yaşanmadığı sürece farklı koalisyon formülleri konuşulmaya devam edecek ancak meselenin özüne ilişkin bir ilerleme sağlanamayacak. Ulusal birlik hükümetinin kurulmasını da zor gören Salık, taraflar arasındaki suçlamaların oldukça ağır olduğunu belirtti. Eisenkot'un, 7 Ekim'deki Hamas'ın Aksa Tufanı operasyonunun hesabının sorulması gerektiğini savunduğunu ve Netanyahu'yu sorumlu tuttuğunu hatırlatan Salık, bu koşullarda iki tarafın uzlaşmasının kolay olmadığını ifade etti.

ÜÇÜNCÜ SENARYO: NETANYAHU-EİSENKOT ULUSAL BİRLİK HÜKÜMETİ
Üçüncü senaryoda Netanyahu ile Gadi Eisenkot'un öncülüğünde bir ulusal birlik hükümeti kurulması gündeme geliyor. ABD'nin de desteklediği bu formülün iki temel amacı olabileceğini belirten Dr. Ayhan Sarı, bunlardan ilkinin Netanyahu'nun siyasi ağırlığını ve gücünü azaltmak, ikincisinin ise kurulacak hükümetin ABD'ye daha bağımlı hale gelmesini sağlamak olduğunu söyledi.
Sarı, Likud ile Gadi Eisenkot'un partisinin bir araya gelmesi halinde toplam 48 milletvekiline ulaşılabildiğini, hükümet için gereken 61 sandalyeye ulaşmak amacıyla 13 milletvekilinin daha desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bu noktada iki seçenek bulunuyor. İlk seçenek, aşırı sağcı Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich'in koalisyona dahil edilmesi. İkinci seçenek ise bu iki ismin dışında bırakılarak Haredi partilerinin desteğinin alınması. Ancak Sarı, her iki formülün de hayata geçirilmesini zor gördüğünü ifade etti.

NETANYAHU VE EİSENKOT ARASINDA BAŞBAKANLIK PAZARLIĞI
Ulusal birlik hükümetinin önündeki en önemli engellerden biri de başbakanlık meselesi. Gadi Eisenkot, Likud ile kurulabilecek bir ulusal birlik hükümetine Netanyahu'nun yer almaması şartıyla sıcak baktığını açıklamıştı. Netanyahu ise dönüşümlü başbakanlık formülüne açık olduğunu ancak ilk dönemde kendisinin başbakanlık yapmasını istediğini belirtmişti. Bu nedenle iki tarafın ortak bir zeminde buluşmasının zor olduğunu söyleyen Sarı, Netanyahu'nun Eisenkot'u ilk başbakan olarak kabul edip etmeyeceğinin de önemli bir soru işareti olduğunu dile getirdi.

NETANYAHU'NUN PARTİSİ BİRİNCİ ÇIKTI: ASIL DİKKAT ÇEKEN TABLO
Dr. Ayhan Sarı, İsrail'deki siyasi tablonun en dikkat çekici yönünün Netanyahu'nun partisi Likud'un seçimlerden birinci sırada çıkması olduğunu vurguladı. Likud 27 milletvekiliyle ilk sırada yer alırken Gadi Eisenkot'un partisi 21 milletvekili çıkardı. Netanyahu'nun liderliğindeki blok 53, Eisenkot'un bloğu ise 48 sandalyeye ulaştı.
Sarı, savaş, uluslararası izolasyon ve Netanyahu'ya yönelik savaş suçları ve soykırım suçlamalarına rağmen Likud'un seçimlerden birinci parti olarak çıkmasının önemli bir siyasi gerçek olduğunu söyledi. İsrail'de asıl tartışılması gereken konunun, Netanyahu ve temsil ettiği aşırı sağ bloğun bütün bu gelişmelere rağmen nasıl birinci sırada kalabildiği olduğunu belirten Sarı, mevcut siyasi anlayışın bölge açısından ciddi tehdit oluşturmaya devam edeceğini savundu.

HÜKÜMET DEĞİŞSE DE İSRAİL'İN POLİTİKASI DEĞİŞİR Mİ?
İsrail'de Netanyahu'nun görevden ayrılması ve yerine Eisenkot liderliğinde bir hükümet kurulması halinde bile ülkenin temel politikalarında köklü bir değişiklik beklemediğini ifade eden Dr. Ayhan Sarı, işgalci ve saldırgan politikaların yalnızca Netanyahu'yla sınırlı olmadığını söyledi. Sarı, İsrail'de yaşanabilecek büyük bir siyasi krizin ve kaosun Türkiye ve bölge açısından farklı sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Mevcut tabloda üç senaryonun da ciddi siyasi engellerle karşı karşıya olduğunu vurgulayan uzmanlar, İsrail'in yeni bir hükümet kurma sürecinde uzun süreli bir siyasi belirsizliğe sürüklenebileceğine dikkat çekti.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.