Yaşlılıkta yeni dönem: Bakım sigortası mı geliyor?
Türkiye’de 65 yaş üstü nüfus 5 yılda yüzde 20,5 artarak 9 milyon 583 bine ulaştı. Nüfusun yaşlanması sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarını artırırken, Orta Vadeli Program kapsamında bakım sigortası için çalışma başlatılması gündemde. Sistemin kapsamı ve finansmanında primli, primsiz veya devlet destekli modeller değerlendirilecek. Detayları CNN TÜRK Muhabiri Murat Bekmezci, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tarkan Zengin ile aktardı.
Türkiye’de yaşlı nüfus son 5 yılda yüzde 20,5 artarak 9,5 milyonu aştı. Bu kapsamda sosyal güvenlik sisteminde yeni adımlar gündeme geldi. Orta Vadeli Program ile yaşlılara yönelik bakım desteğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tarkan Zengin, Türkiye’nin hızla yaşlanan nüfus yapısına ve bakım sigortası çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
65 Yaş Üstü Nüfus 9,5 Milyonu Aştı
Tarkan Zengin, Türkiye’de 65 yaş üstü nüfusun 9 milyon 583 bin kişiye ulaştığını ve toplam nüfus içerisindeki oranının yüzde 11 olduğunu belirtti:
“Türkiye’de nüfus projeksiyonlarına baktığımızda ya da en son yayınlanan 2025 verilerine baktığımızda, Türkiye nüfusunda 65 yaş üstü nüfusun sayısı 9 milyon 583 bin. Oranı ise toplam nüfus içinde 65 yaş üstü nüfus oranı yüzde 11. Bu şu anlama geliyor: Bir ülkede Birleşmiş Milletler verilerine göre toplam nüfus içindeki 65 yaş üstü nüfus yüzde 10’un üstüne çıkmışsa, o ülke yaşlı nüfus sayılıyor. 5 yıl içerisinde toplamda yüzde 20,5 artışlık oldukça ciddi bir rakamdan söz ediyoruz ki yine bu da rakamlara yansımış. Yüzde 11,1’den bahsediyoruz.”

“Nüfus Yaşlanıyor”
Yaşlı nüfustaki artışın nedenlerine de değinen Zengin, Türkiye’de demografik bir dönüşüm yaşandığını söyledi:
“Bu Türkiye’deki nüfusun demografik dönüşümünü gösteren bir şey. Yani nüfus yaşlanıyor. Bunun çeşitli nedenleri var. Doğuşta beklenen ortalama yaşam süresi Türkiye’de 78’e çıktı. Sağlığa erişim, sağlık hizmetlerindeki nitelik nedeniyle ortalama yaşam süresi artıyor. Dolayısıyla bu nüfusu yaşlandırıyor. Ancak bizdeki artış hızı çok yüksek. Yani 7 milyon 950 binden 5 yıl sonra 9 milyon 583 bine çıktı ki yani bu, 2 milyona yakın yaşlı nüfusun yüzde 20 artışı çok yüksek bir artış. 9,5 milyonluk 65 yaş üstü nüfusun 65-74 yaş arasında, yani her 10 yaşlımızdan 6’sı burada.”
Yaşlı Nüfus Sosyal Güvenlik Harcamalarını Artırıyor
Nüfusun yaşlanmasının sosyal güvenlik harcamaları üzerindeki etkisine de dikkat çeken Zengin, sağlık harcamalarının yaşla birlikte önemli ölçüde arttığını ifade etti:
“Dolayısıyla bu tablonun aslında bize gösterdiği şu: Sosyal güvenlik harcamalarına baktığımızda, 30 yaşa kadar olan nüfustaki sağlık harcaması 1 lira iken, 65 yaş üstüne geldiğimizde 5-6 liraya çıkıyor. Dolayısıyla nüfusun bu anlamda yaşlanmasının doğal olarak ilk ve en önemli etkisi sosyal güvenlik harcamalarının artmasıdır.”

Bakım Sigortası İçin Çalışma Başlatılıyor
Orta Vadeli Program’da yaşlı bakım desteğinin güçlendirilmesinin amaçlandığını belirten Zengin, bakım sigortası üzerinde çalışıldığını söyledi:
“Orta Vadeli Program bildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta açıklandı. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz tarafından açıklandı. Oradaki politika tedbirlerinden biri de bakım sigortasının çalışılması noktasında. Bu sosyal güvenlik harcamalarının artacağı, her geçen gün artıyor. Nüfus yaşlanıyor, giderek artacak. Dolayısıyla sosyal güvenlik sisteminin finansal sürdürülebilirliği adına böyle bir sigorta sistemini kurmak lazım. Bunu kurarken de tabii iki temel soru var. Bu bakım sigortası kapsamında hangi hizmetler verilecek vatandaşlarımıza? Yine bunun finansmanı nasıl sağlanacak?”
Evde Sağlık ve Bakım Hizmetleri Gündemde
Bakım sigortasının kapsamına girebilecek hizmetleri de sıralayan Zengin, evde sağlık ve palyatif bakım ile rehabilitasyon hizmetlerinin yanı sıra bakım merkezlerindeki hizmetlerin de değerlendirilebileceğini belirtti:
“Şöyle; evde sağlık ve palyatif bakım dediğimiz şey, uzaktan sağlık hizmetleri, rehabilitasyon hizmetleri, bakım merkezlerindeki hizmetler. Çünkü bakım sigortası dediğimiz şey aslında ileri yaşlanma, kronik hastalıklar ya da zihinsel ve fiziksel aktivitelerini tek başına yerine getiremeyen kişilere sağlanan tıbbi ve sosyal desteklere aslında bakım sigortası diyoruz.”

Dünya Modelleri İncelenecek
Dünyadaki bakım sigortası modellerinin de inceleneceğini belirten Zengin, hangi hizmetlerin sigorta kapsamına alınacağının ve sistemin nasıl finanse edileceğinin yapılacak çalışmalar sonucunda belirleneceğini söyledi:
“İşte biz buna, yani bu sigorta kapsamına hangi hizmetler alınacak? Örneğin huzurevi hizmetleri, bakım merkezi hizmetleri ya da evde bir sosyal hizmet uzmanının vereceği hizmet ya da sağlık çalışanının vereceği hizmetlerin bu kapsama girip girmeyeceği, bu çalışmalarda aslında devletimizin çalışmaları sonucunda ortaya çıkacak. İkincisi de bunun finansmanı nasıl sağlanacak? Burada da dünya örneklerine elbette bakılacak. Dolayısıyla devlet, bütün dünyada bir primli sistem, bir de primsiz sistemler var. Bunlardan uygun olan modeli, sunacağı hizmetler kapsamında değerlendirip karar verecektir. Belki Türkiye’ye özgü bir model de oluşabilir.”
Primli mi, Primsiz mi Olacak?
Sistemin finansmanında çalışan ve işverenden prim alınması ya da devlet desteğinin devreye girmesi gibi farklı modellerin değerlendirilebileceğini belirten Zengin, hizmet kapsamına göre bir finansman modelinin oluşturulacağını ifade etti:
“Burada devlet, primli mi, primsiz mi? Primli olduğu takdirde çalışan ve işverenden hangi oranda kesilecek? Tabii bu da hizmetin kapsamına göre belirlenecek. Ya da başka ülkelerde olduğu gibi bir kısım prim, diğer kısım devlet tarafından desteklenecek gibi modeller de olabilir. Türkiye’nin özellikle sosyal güvenlik sisteminin finansal sürdürülebilirliğini de geliştirmek adına geçmemiz gereken bir sistem.”
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.