ESPN DeportesGeorgia da golpe en la SEC con triunfo sobre Alabama en TuscaloosaESPNWWE Money in the Bank takeaways: Everyone wants a shot at Roman ReignsPunchGot admitted to four foreign varsities but couldn’t afford to leave Nigeria — Cybersecurity graduateThe Jerusalem PostShahar Nevo's double life as Bar-Ilan math professor accused of plotting massacre - explainerZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-Nachrichtenstudioالنهارخمسة عوامل تحدد مصير السيطرة الحوثية3DNewsNvidia присматривается к поглощению стартапа Reflection AI, который разрабатывает ИИ-модели с открытыми весамиThe Sydney Morning HeraldBen Roberts-Smith joins 600 veterans as Albanese marks Australia’s 25 years in AfghanistanNew Straits TimesAlcaraz through in straight sets on Shanghai Masters openerMalay MailAmerican tenant refuses to pay rent, sues elderly owners of Singapore Kembangan landed property who want house backStraits Times SportFour All Blacks ruled out of second Wallabies testThe Straits TimesHow SJI shapes character through holistic education
The Daily Newsstand · Free, Always
Sunday, October 11, 2026

Odadaki fil!

Translate

Erdoğan, İstanbul’daki Uluslararası Adalet Zirvesi’nde, 9 Ekim 2026’da, adalet ile ilgili şöyle demiş:

1) “Vicdan ve hakkaniyetin terk edildiği yerde adalet olmaz.”

2) “Kanun önünde eşitliğin göz ardı edildiği bir hukuk sisteminde adalet olmaz.”

3) “Aynı şekilde mükafat ve mücazat dengesinin iyi kurulmadığı, hak ve özgürlüklerin giderek aşındığı bir ortamda adalet, kendisine yer bulamaz.”

Türkiye’de “Adalet” arayanlara duyurulur!

Erdoğan, BM’nin 5 daimi üyesinin veto imtiyazını eleştirirken de “Odadaki fil” ifadesini kullanmış:

“BM çatısı altındaki 190’dan fazla ülkenin iradesinin, veto imtiyazına sahip sadece beş üyenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil ve sağlıklı olmadığının hepimiz bilincindeyiz.

Birileri odadaki fili görmemekte ısrar etse de mevcut sistemin hakkaniyetli olmadığını artık herkes biliyor.

Uluslararası hukuk neredeyse askıya alınmış durumda.”

Türkiye’de “Hukuk” arayanlara duyurulur!

“Odadaki fil” (Elephant in the room) deyimi:

Herkesin, çok net gördüğü, bildiği, etkilendiği, çok büyük ve çok önemli olan, ancak egemenleri rahatsız ettiği veya varlığından utanıldığı ya da hakkında konuşmak tehlikeli olduğu için teşhis etmekten, çözüm aramaktan korktuğu, kasıtlı olarak görmezden geldiği, konuşmaktan kaçındığı, büyük bir sorunu ifade etmek için kullanılır.

Uluslararası sistemin, Emperyalizmin etkisi altında olduğunda kuşku yok...

“Odamızdaki fil”lerden birisi elbette o...

Keşke sadece o olsa!

Bir ülkenin bu Emperyalist düzende bağımsız, özgür ve istikrarlı olarak yaşayabilmesi için ekonomik, askeri, siyasal ve hukuksal açılardan güçlü olması gerek.

İstikrar ve güçlülük için de ülkedeki iktidarın, ulusal ve uluslararası meşruiyet ilkelerine göre, her ortamda, saygın ve kabul edilir olması zorunlu bir koşul.

Fakat ülkemiz, son zamanlarda, demokratik, hukuksal ve insani değerlere ilişkin uluslararası gelişme endekslerinde liste sonlarında yer alan bir görüntü vermekte.

Üstelik son yerel seçimde ana muhalefet partisi de iktidar partisini geçti ve birinci oldu.

AİHM ve AYM kararlarını uygulamayarak hem uluslararası hem ulusal hukuk açısından meşruiyetini zedeleyen İktidar, seçimi de yitirince çare olarak etnikçilik yapmaya, sömürüyü ve soygunu derinleştirmeye, sansürü koyulaştırmaya, yasakları artırmaya, gazetecileri, kamuoyu liderlerini, belediye başkanlarını ve çalışanlarını hapsetmeye, seçilmiş politikacıları transfer etmeye başladı.

“Odamızdaki fillerin” sorumlu olduğu bu süreci, herkes izliyor, görüyor, yaşıyor ve etkileniyor.

Sanıyorum bu etkilenme, önümüzdeki seçimleri belirleyecek...

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.