Fed faizi sabit tuttu! Piyasaları ne bekliyor?
Prof. Dr. Murat Ferman, Fed’in politika faizini yüzde 3,75-4 aralığında sabit tutmasını ve Fed Başkanı Kevin Warsh’ın açıklamalarını değerlendirdi. ABD’de üretici fiyatlarının dört yılın en yüksek seviyesine çıkması ve çekirdek enflasyondaki katılık, faiz artışı ihtimalini güçlendiren gelişmeler arasında gösterildi. Ferman, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve İran Savaşı’nın enerji piyasalarına etkisine de dikkat çekerek petrol fiyatlarının yıl sonunda üç haneli seviyelerin üzerinde kalabileceğini öngördü. Petrol fiyatlarındaki yükselişin motorin başta olmak üzere Türkiye’deki akaryakıt maliyetlerini artırabileceğini belirten Ferman, jeopolitik risklerin 2027’ye de taşınabileceği uyarısında bulundu.
Prof. Dr. Murat Ferman, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararını, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın açıklamalarını ve küresel piyasalara olası etkilerini değerlendirdi. Fed’in gösterge faizini yüzde 3,75-4 aralığında sabit tuttuğunu belirten Ferman, kararın beklentilerle uyumlu olduğunu ancak enflasyon görünümünün faiz artışı ihtimalini güçlendirdiğini ifade etti.
Ferman, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve yeniden başlayan İran Savaşı ihtimalinin petrol fiyatları üzerindeki etkilerine de dikkat çekerek Türkiye’nin önümüzdeki dönemde enerji maliyetleri açısından zorlu bir süreçle karşılaşabileceğini belirtti.

Fed Başkanı Warsh’tan İleriye Dönük Net Mesaj Yok
Fed’in son toplantısında gösterge faizinde değişikliğe gidilmediğini belirten Prof. Dr. Murat Ferman, piyasalarda “pas geçme” olarak adlandırılan kararın beklentiler doğrultusunda alındığını söyledi. Ancak kararın yanı sıra Fed Başkanı Kevin Warsh’ın açıklamaları ve soru-cevap bölümünde geleceğe yönelik mesajlar aranıyordu. Ferman, Warsh’ın önceki başkanlık dönemindeki yaklaşımından farklı bir tutum sergilediğini belirtti. Warsh’ın ileriye dönük sözlü yönlendirmelerden kaçındığını ve kararların verilere göre alınacağını vurguladığını ifade eden Ferman, Fed Başkanı’nın toplantı boyunca görünümü değerlendirdiklerini ve elde edilen verilere göre hareket ettiklerini söylediğini aktardı. Ferman’a göre Warsh, piyasalara gelecekteki faiz kararları hakkında açık bir taahhütte bulunmaktan özellikle kaçındı.
Enflasyon Baskısı Faiz Artışı İhtimalini Güçlendiriyor
ABD’de üretici fiyatlarının dört yılın en yüksek seviyesine çıktığına dikkat çeken Ferman, enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskının biriktiğini belirtti. Çekirdek enflasyondaki katılığın da devam ettiğini ifade eden Ferman, bu görünümün faiz artışı ihtimalini güçlendirdiğini söyledi. Fed Başkanı Warsh’ın siyasi gelişmelerden bağımsız hareket ettikleri yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Ferman, seçim öncesinde faiz politikası konusunda daha temkinli bir duruş sergilendiğini dile getirdi. Warsh’ın toplantıda “şahin” ya da “güvercin” olarak tanımlanabilecek net bir mesaj vermediğini belirten Ferman, Fed Başkanı’nın soruları yanıtlarken herhangi bir taahhüt altına girmemeye özen gösterdiğini kaydetti.

Fed’in Yeni Toplantı Takvimi Merkez Bankalarını Etkileyebilir
Ferman, Fed’in gelecek yılki toplantı takviminde değişikliğe gidileceğini belirterek toplantı sayısının sekize indirildiğini, bunların altısında faiz kararının ele alınacağını aktardı. Diğer toplantılardan birinin strateji toplantısı, birinin ise faiz kararının alınmayacağı toplantı olacağını ifade etti. Fed’in takip eden yılda da altı kez toplanacağını belirten Ferman, bu durumun faiz kararlarının daha geniş bir zamana yayılmasına neden olabileceğini söyledi. Ferman, söz konusu değişikliğin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dahil diğer merkez bankalarının toplantı takvimlerini yeniden düzenlemelerini de gündeme getirebileceğini belirtti.

Fed Kararları Türkiye’deki Vatandaşın Kredi Maliyetini de Etkiliyor
ABD dolarının küresel rezerv para birimi olması nedeniyle Fed kararlarının yalnızca ABD piyasalarını değil, dünya ekonomisini de etkilediğini vurgulayan Ferman, bu kararların tahvil fiyatları üzerinden Türkiye’deki finansman maliyetlerine kadar uzanan sonuçlar doğurabildiğini söyledi. Ferman, Fed’in para politikasındaki değişimlerin Türkiye’de kredi kartı faizleri dahil vatandaşların günlük yaşamını etkileyen finansal dinamikler üzerinde de belirleyici olabildiğine dikkat çekti.
Fed’in son kararının piyasalarda hemen belirgin bir etki yaratmayabileceğini ifade eden Ferman, buna karşın aralık ayında faiz artışı ihtimalinin güçlendiğini belirtti. Ferman’ın değerlendirmesine göre yıl sonuna doğru gösterge faizin yüzde 4’ün üzerine çıkması ve yüzde 4,25 düzeyine ulaşması ihtimali öne çıkıyor. Kararın iki üyenin muhalefetine rağmen alındığını da belirten Ferman, Lisa Cook ve bir diğer Fed üyesinin faiz artışı yönünde görüş bildirmesini dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendirdi.

Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Petrol Fiyatlarını Yükseltiyor
Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve İran Savaşı ihtimalinin petrol fiyatları üzerindeki etkilerini de değerlendiren Ferman, enerji fiyatlarındaki yükselişin akaryakıt maliyetlerine gecikmeli olarak yansıyabildiğini söyledi. Petrol fiyatlarındaki artışın motorin fiyatlarına etkisinin haftalar içinde ortaya çıkabileceğini belirten Ferman, bu sürecin aşamalı şekilde ilerlediğini ve etkilerinin önceden kesin olarak hesaplanmasının kolay olmadığını ifade etti. Ferman, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin yedinci ayına girdiğine işaret ederek petrol fiyatlarının yıl sonunda üç haneli seviyelerin üzerinde kalabileceğini öngördü.

Netanyahu’nun Siyasi Hesapları Bölgesel Gerilimi Artırabilir
İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu’nun siyasi açıdan avantajlı bir konuma gelmesinin bölgesel gelişmeleri etkileyebileceğini belirten Ferman, Netanyahu’nun siyasi gücünü korumak ve pekiştirmek amacıyla daha sert bir söylem benimseyebileceğini değerlendirdi. Ferman, İsrail’deki siyasi gelişmelerin yanı sıra ABD’deki seçimlerin ardından Başkan Donald Trump’ın nasıl bir tutum sergileyeceğinin de önemli olduğunu söyledi. Trump’ın siyasi hareket alanının değişmesi durumunda söylemini sertleştirme veya daha radikal adımlar atma ihtimalinin de tartışılması gerektiğini ifade etti. Jeopolitik gelişmelerin ekonomik politikalar üzerindeki etkisinin 2026’dan 2027’ye taşınabileceğini belirten Ferman, bölgedeki tansiyonun yüksek seyrini koruduğuna dikkat çekti.

Petrol Fiyatlarındaki Artış Türkiye’yi Nasıl Etkileyecek?
Petrol ürünleri arasında motorinin günlük yaşamda fiyatlara daha hızlı ve belirgin biçimde yansıyan ürünlerden biri olduğunu vurgulayan Ferman, enerji maliyetlerindeki artışın Türkiye açısından önemli bir risk oluşturduğunu söyledi. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol’un fiyatların kontrol altına alınması için gerekli müdahalelerin yapılmadığı yönündeki değerlendirmesine de değinen Ferman, petrol fiyatlarındaki yükselişin etkilerinin önümüzdeki günlerde daha fazla hissedilebileceğini belirtti. Ferman, Türkiye’nin bu gelişmelere karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayarak jeopolitik risklerin enerji maliyetleri ve ekonomi üzerindeki etkilerinin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi içermez. Bilgi için: Sorumluluk Beyanı
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.