Daily MaverickClimate change likely to have helped trigger Nepal glacier collapse, scientists sayInquirerLahar threat from Kanlaon forces evacuationsוואלהרוכב אופנוע בן 24 במצב קשה בעקבות תאונת דרכים בנתניהESPN DeportesMessi guía al Inter Miami al título ante Cruz AzulPunchNigeria raises N748.6bn from FGN bonds as rates easeThe Jerusalem PostUS denies Abbas visa as UN weighs remote participation한겨레한국애브비, 국내 바이오텍과 공동연구·기술이전 협력 모색 [건강한겨레]VanguardConcession dispute: Police lockdown King’s CollegeStraits Times SportOlympic skateboarder Aoki referred to prosecutors over marijuana possessionسكاي نيوز عربيةالمركزي الإماراتي يرفع سعر الأساس بواقع 0.25%BBC NewsEd Sheeran asked me to donate $2m in aid, Robert Kraft says after Macklemore backlashThe Indian ExpressPM Modi to inaugurate Semicon India 2026: A look at India’s renewed semiconductor focus
The Daily Newsstand · Free, Always
Thursday, September 17, 2026

PISA 2025 verilerine göre öğrencilerin yüzde 41.6’sı yoksunluk yaşıyor: Eşitsizliğin tablosu

Translate

Türkiye’de öğrencilerin yüzde 41.6’sı en az bir tür yoksunluk bildirirken OECD genelinde bu oran yüzde 11.6. Öğrencilerin yüzde 34.3’ü maddi yoksunluk yaşıyor. OECD ortalaması ise yüzde 7.0.

Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) hazırladığı “PISA 2025 Bulgularının İlk Değerlendirilmesi” başlıklı raporda öğrencilerin sosyoekonomik koşullarının incelenmesi için yeni bir çok boyutlu yoksunluk göstergesi sunduğu anlatılıyor.

Gösterge, öğrencilerin yalnızca evlerinde hangi kaynakların bulunduğuna değil, temel bazı mal ve etkinliklere maddi kısıtlar nedeniyle erişip erişemediklerine odaklanıyor. Maddi yoksunluk, uygun ayakkabı ve yeni kıyafet gibi temel ihtiyaçlar ile banyo veya duş gibi ev olanaklarındaki eksiklikleri; sosyal yoksunluk ise ücretli boş zaman etkinliklerine katılma, açık hava ekipmanlarına ve ev içi oyun araçlarına erişme olanaklarını dikkate alıyor.

PISA, mümkün olan maddelerde bir kaynağa sahip olmamayı tek başına yoksunluk olarak değerlendirmiyor, öğrencinin ailesinin bunu maddi nedenlerle karşılayamadığını belirtmesi gerekiyor.

Bu göstergede Türkiye OECD ortalamasından belirgin biçimde ayrışıyor. Türkiye’de öğrencilerin yüzde 41.6’sı en az bir tür yoksunluk bildirirken bu oran OECD genelinde yüzde 11.6. F

ark özellikle maddi yoksunlukta belirginleşiyor. Türkiye’de öğrencilerin yüzde 34.3’ü maddi yoksunluk yaşarken OECD ortalaması yüzde 7.0. Bu bulgu, çocukların yaşadığı somut ekonomik kısıtların da eğitime etkilerinin değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

DEVAMSIZLIK NEDEN YÜKSEK?

Raporda, “Türkiye açısından önümüzdeki dönemin önemli politika önceliklerinden biri, çocukların gündelik yaşamlarında karşılaştıkları somut ekonomik kısıtları anlamak, bunların öğrenme koşullarına nasıl yansıdığını daha yakından izlemek ve bu kısıtların eğitim süreçlerinde yarattığı dezavantajları azaltacak destekleri güçlendirmek olmalıdır” deniyor.

Raporda, PISA 2025’te öğrencilere devamsızlık ve okula geç kalmaya ilişkin sorular sorulduğu hatırlatılarak şu görüşlere yer veriliyor:

“Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 53’ü, PISA testinden önceki iki haftada okula bir tam gün gitmediğini söylüyor. OECD ortalamasında bu oran yüzde 22’dir. Aynı dönemde Türkiye’de öğrencilerin yüzde 41’i en az bir dersi kaçırdığını bildirirken OECD ortalaması yüzde 24’tür. Benzer bir şekilde, Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 49’u son iki haftada en az bir kez okula geç kaldığını söylerken bu oran OECD ortalamasında yüzde 50’dir.

Türkiye açısından dikkat çekici olan, geç kalma oranından çok tam gün ve ders bazındaki devamsızlığın yüksekliğidir. Öğrencilerin hangi nedenlerle tam gün ya da belirli derslerde okuldan uzak kaldığını ve devamsızlığın hangi öğrenci gruplarında yoğunlaştığını anlamak, okul devamlılığını güçlendirmeye yönelik politikalar açısından önemli görünüyor.”

View the original on Cumhuriyet

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.