CNN TürkResmen başladı: Karma çalışma yönetmeliğinde neler değişti?PunchMorning recap: Sex workers scramble as anti–HIV jab runs out, Obi, Momodu condemn El-Rufai’s prolonged detention, other top storiesThe Jerusalem PostSaudi coalition says it intercepts Houthi missiles, drones targeting Khamis Mushait, RiyadhESPN DeportesLos Grizzlies cortan al veterano D'Angelo Russell한겨레‘중국 연안 사정권’…일 자위대, 미일 연합훈련서 공격용 미사일 전개키로SözcüEl Nino'nun 'Godzilla' versiyonu geliyor: En az 450 bin kişi hayatını kaybedecekSky TG24Tra ex-bunker e vecchie stazioni di servizio, viaggio nella Berlino “riqualificata”Wirtualna PolskaDyplomaci mogą nie wrócić z ZO ONZ. Nad USA nadciąga nor'easterCumhuriyetSon Dakika... Fon soruşturmasında 6 tutuklama daha: Tutuklu sayısı 51’e yükseldiESPN🏈 NFL Week 3 picks, predictions, fantasy tips and moreThe Sydney Morning HeraldAFL Grand Final 2026SportstarAsian Games 2026 India medal tally LIVE, September 26: Women’s kabaddi team wins gold, Sawan Barwal wins marathon silver
The Daily Newsstand · Free, Always
Saturday, September 26, 2026

‘İçimde biraz serseri bir ruh var’

Translate

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Haberin Devamı

Onunla ilk kez bir araya geliyoruz. Kocaman, renkli gözlerinde hem heyecan hem enerji var. Mesleğini çok seviyor. Onun adını yakında başka projelerde de sık sık duyacağız gibi... Merih Öztürk’ü yakından tanıyoruz...

◊ 6 yaşında oyunculuğa başlamışsın. Ben o yaşta daha yeni yeni okumayı öğreniyordum. Nasıl oldu o yaşta oyunculuk?

Ailem vesilesiyle oldu aslında. Annem gençken oyunculuk yapmış, bazı dizilerde bölüm oyuncusu olarak yer almış. Bir fotoğraf stüdyosunda da çalışmış. Biz de ablamla küçük yaşta onu izliyorduk ve çok hoşumuza gidiyordu. Sonra ikimizi de ajanslara yazdırdı. İlk olarak ‘Son Osmanlı: Yandım Ali’ sinema filminde bir kız çocuğunu oynadım. O dünya bana çok renkli ve heyecanlı geldi. Zaman geçtikçe bu yolda kendimi bulduğumu hissettim.

Haberin Devamı

◊ Baban peki... O da mı bu işlerle ilgiliydi?

Hayır, babam formen, yat tasarımı yapıyor. Ablam da gemi inşa mühendisi. Bir erkek kardeşim var, elektrik mühendisi...

◊ İlk filmden sonra ne oldu?

Ablamla ‘İki Aile’ dizisinde oynadık, ardından reklamlarda çocuk oyuncu olarak rol aldım. Bunlar beni hep motive eden şeylerdi. 2016’da Best Model’a katılıp kendimi denemek istedim. Ailem de “Belki senin için bir basamak olur” dedi. 16 yaşındaydım, finalist oldum ama ödül alamadım. 17 yaşında yeniden başvurdum ve ‘Gelecek Vaat Eden’ ödülünü kazandım. Bu ödülü alanlar genelde bir sonraki yıl tekrar katıldıklarında derece alıyorlardı. Pes etmedim; 2018’de, 18 yaşımdayken bir kez daha katıldım ve üçüncü oldum. Bu mesleği profesyonel olarak yapmak istediğime de aslında Best Model’la beraber karar verdim. Menajer ve oyuncu koçlarıyla çalışmaya başladım. Kendimi bu dünyanın içinde buldum ve yavaş yavaş bugünlere geldim. Ama benimki hiç kolay bir serüven değildi.

‘İçimde biraz serseri bir ruh var’

◊ Neler yaşadın?

Mimar Sinan Üniversitesi’nde tiyatro okumak istiyordum. Bir sene çalıştım. Seçmelerde ikinci etaba kaldım ama sonrasında kazanamadım. Yanlış hatırlamıyorsam benim başvurduğum sene 800 kişi arasından yaklaşık 12 kişi almışlardı. Gönlüm oyunculukta olduğu için akademik olarak beni çok yormayacak ve deneme çekimlerine daha rahat gidebileceğim bir bölüm tercih etmek istedim. Kocaeli Üniversitesi’nde beden eğitimi bölümüne başladım ve bitirdim. O dönem İzmit’te ilk bir yıl devlet yurdunda kaldım. İkinci öğretimdeydim, derslerimiz akşam oluyordu. Menajerim gece “Yarın saat 12.00’de Levent’te görüşmemiz var” derdi. Sabah 6.00’da kalkar, otobüse ve metroya binip giderdim. Akşam derslere yetişmek için İzmit’e dönerdim. Bir çetele tablom vardı; girdiğim deneme çekimlerini işaretlerdim. O günlerde verdiğim emeğin karşılığını bugün alabildiğimi görmek bana çok iyi hissettiriyor.

Haberin Devamı

◊ ‘Haysiyet’ senin ilk başrolün mü oldu?

‘Balkan Ninnisi’ ilk başrolümdü. 22 yaşındaydım. Çekimleri için bir sene Makedonya’da kaldım. Benim için çok kıymetli bir projedir.

◊ İzlemeyenler için ‘Haysiyet’i nasıl anlatırsın?

Hikâyede bir sınıf çatışması var. Birbirini saf bir yerden seven
iki âşığın, ailelerini karşılarına alırken verdikleri mücadeleyi görüyoruz. Ben ‘Haysiyet’te biraz nostaljik bir hava da seziyorum. Sıcacık, keyifli bir aşk hikâyesi anlatıyor; aynı zamanda bir aile hikâyesi.

◊ Canlandırdığın Simay karakteri çok korunmuş, kendi başına savaşmak zorunda kalmamış bir kadın. O açıdan sana ne kadar benziyor?

Simay daha durgun ve sakin. Ben biraz özgür ruhluyum ve ailem  bunun hep farkındaydı. Ailem ve arkadaşlarımla iletişim kurarken kendimi özgür hissetmek benim için önemli. İçimde biraz serseri bir ruh var. Şehir dışına ya da
yurtdışına her an başımı alıp gitmek müthiş hoşuma gidiyor. Farklı kültürler görmek, farklı insanlarla tanışmak beni çok geliştiren, değiştiren ve dönüştüren bir şey. Şanslıyım ki daha önce çalıştığım iki iş, ‘Balkan Ninnisi’ ve ‘Kara Ağaç Destanı’ da şehir dışındaydı.

Haberin Devamı

‘Didik didik ettim’

◊ Rolü çıkarırken nelerden yararlandın?

Simay’ı annesi çok küçük yaşta terk etmiş, dolayısıyla bir anne yarası var. O anlamda birbirimize benzemiyoruz. Onu anlamaya çalışırken özellikle bu yönünü biraz daha didik didik ettim. Benzer yaraları olan insanların anneleriyle kurdukları ilişkileri gözlemlemeye çalıştım.

◊ Simay aşkı için ailesini karşısına alıyor. Sen çok âşık olduğunda o kadar ileriye gidebilir misin?

Giderim.

◊ Aşkın için hiç aileni karşına almak zorunda kaldın mı?

Almak zorunda kalmadım. Çok şükür. Ailem fikirlerime her zaman saygı duydu. O anlamda kendimi çok şanslı hissediyorum. Ama böyle bir durumda kalsaydım aşk için ben de ailemi karşıma alırdım. Aslında genelde “İki kişi evlenmiyor, iki aile evleniyor” diyorlar. Evet, bazen aileler ilişkiyi çok hoş karşılamayabiliyor ama ben aşkın iki kişi arasında yaşanması gerektiğini düşünüyorum. Eğer iki kişi birbirini seviyorsa ailelerinin de buna saygı duyup onları desteklemesi gerektiğine inanıyorum.

Haberin Devamı

◊ Dizinin sorduğu soruyu sorayım; sence aşk mı haysiyet mi?

Haysiyetsiz bir aşk düşünülebilir mi?

◊ Dizide aşkın karşısındaki en büyük engellerden biri, ekonomik ve kültürel farklar... Aşk böyle engellere takılır mı?

Bence ekonomik koşulların, yaptığın işin, hayat kalitenin ve insanlarla kurduğun iletişim şeklinin elbette bir önemi var. Ama karşındakini tanıma sürecinde bütün bunlar da anlaşılıyor. Eğer iki kişi kalben birbirine yakın hissediyorsa gerisini de bir şekilde aşabileceklerini düşünüyorum.

‘İçimde biraz serseri bir ruh var’

◊ Senin şimdi kalben kendini yakın hissettiğin biri var mı?

Evet... 3,5 yıldır bir erkek arkadaşım var. Atlas Önel... O da
oyuncu ve ‘Börü 2039’ dizisinde
tanışmıştık.

Haberin Devamı

‘Şarkı söylemeyi de seviyorum’

◊ Oyunculuk dünyasından ne umdun, ne buldun?

Bir şey aramadım. Ama kendimi buluyorum diyebilirim. Bu işi yaparken kendimi çok iyi hissediyorum. Bir de kendimi bu anlamda çok şanslı hissediyorum. Hayatta hepimiz çok emek verdiğimiz, büyük bir azimle peşinden gittiğimiz şeylerin karşılığını her zaman alamayabiliyoruz. Ben çok şükür verdiğim emeğin karşılığını görüyorum. Umarım hayatımın sonuna kadar böyle olur.

◊ Çok küçük yaşlardan itibaren setlerdesin. Hiç fiziksel ya da psikolojik baskıya, mobbing’e maruz kaldın mı?

Hayır... Sadece eskiden çalışma saatleri çok uzundu. Mesela bir iş için Şile’de bir köyde çekim yapıyorduk, biz de Pendik’te oturuyorduk. Sete annemle beraber gidiyordum. Bir gün belki 18 saat kadar sette kaldığımızı hatırlıyorum. Ertesi gün de sahnem vardı ve orada kalmıştık. Bunlar çocukken biraz ağır gelebiliyor. Ama bende olumsuz bir etki bırakmadı. Bunu bir şekilde
kendi içimde yönetebildiğimi düşünüyorum.

◊ ‘Haysiyet’te başrollerden birisin. Sence bu ne kadar güzelliğinden, ne kadar yeteneğinden kaynaklı?

Güzellik bazı kapıları açabilir ama o kapıdan girdikten sonra o yolda ilerlemek yetenekle alakalı. O yüzden “Güzellik hiç önemli değil, sadece yetenek yeter” diyemem. Güzelliğin dezavantajlarını da hissettiğim oldu. Ama şu anda bir denge bulduğumu düşünüyorum.

◊ Alttan sürekli yeni oyuncuların geldiği bir sistem var. Bu seni korkutuyor mu?

Hayır, hiç korkutmuyor.

◊ O halde ekranda seni gördüğümüzde neden izleyelim. Bize oyunculukta ne vaat ediyorsun?

Elbette bunun takdiri izleyicinin ama ben ekranda bir karakteri her yönüyle hissederek, yaşayarak ve dolu dolu ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Yaptığı şeyleri yargılamak yerine ‘Neden böyle davranıyor’ sorusunun peşine düşüyorum. Simay’da da bunu yapıyorum. Onun duygusunu, çelişkilerini, zaaflarını ve güçlü taraflarını anlamaya çalışıyorum. Kendi gözlemlerimden ve hayat tecrübelerimden de beslenerek karaktere kendimden bir şeyler katıyorum. Sanırım izleyiciye vaat edebileceğim en önemli şey, her karakterde gerçek ve sahici bir duygu aramak.

◊ Beş sene sonrası için hayallerin neler? Mesela hangi yönetmenlerle çalışmak istersin?

Fatih Akın, Tolga Karaçelik, Emin Alper gibi isimlerle çalışmayı çok isterim. Müzikallere hayranım, Damien Chazelle’in filmlerine bayılıyorum. Şarkı söylemeyi de seviyorum.

◊ Şöhret arttıkça kaybederim diye korktuğun bir şey var mı?

Kaybetmekten korktuğum
bir şey yok. Sadece şöhret arttıkça insanın kendi alanı ve özgürlüğü biraz daralabiliyor.
Ben de yalnız kalmayı, rahatça dolaşmayı, kendi dünyamda olmayı seviyorum. Sanırım şöhretin benim için en zor tarafı bu olur.

‘Kent gezginiyim’

◊ Merih ismi, ünlü olmak için biraz zor bir isim değil mi?

Mars gezegeni demek. Zor mu bilmiyorum. İlk başta söylerken ‘Melih’ ya da ‘Melis’ diyenler çıkabiliyor. Ama ben ismimi çok seviyorum, bana farklı geliyor.

◊ Seni hiç tanımayan birine Merih’i nasıl anlatırsın?

Özgür, maceracı, heyecanlı, disiplinli.

◊ Arkadaşlarının sende en rahatsız olduğu özellik nedir?

Özellikle yeni tanıştığım insanlara karşı biraz daha duvarlı bir tarafım vardır. Bir anda kendimi açıp her şeyimi paylaşmam. O yüzden “Ne kadar resmisin” diyenler oluyor. Ama beni tanıdıkça “Aa, sen hiç öyle değilmişsin” derler.

◊ Hayattaki en büyük savaşın sence neyle oldu?

En büyük savaşım kendimleydi.

◊ Kazandın mı o savaşı?

Yoldayım ve o yol beni nereye götürür bilmiyorum.

◊ Peki, dünyanda oyunculuk dışında neler var?

Flanörlük yapıyorum. Kent gezginiyim, amaçsız ve plansız şekilde kentin sokaklarını dolaşırım. Esnaflarla sohbet etmekten çok keyif alıyorum. Boş zamanlarımda sahaflara gidiyorum. Bir sahaf arkadaşım var, onunla kitaplarını düzenliyorum. Kitap okumaktan ve film izlemekten keyif alıyorum. Mistik hikâyeler ve müzikaller hoşuma gidiyor. Fatih Akın filmlerini izlemeyi seviyorum.

View the original on Hürriyet Kelebek →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.