ABD: Büyük zafer, büyük sorumluluk

ABD ara seçimlerinde Demokratlar büyük bir zafer kazandı, iki mecliste çoğunluğu ele geçirdi. Yeni Temsilciler ve Senatörler 3 Ocak 2027’de göreve başlayacak. Trump sonuçları kabullendi. Çarşamba sabahı yorumcular, sonuçları, geçim sıkıntısı krizi, yolsuzluklar ve savaş nedeniyle halkın Trump’tan bıkmış olmasına bağlıyorlardı: “Artık Trump dönemi kapandı”. Ancak “Trump dönemi” denen şey oldukça karmaşık.
OLİGARŞİK BİR ŞEKİLLENME
Trump’ın başkanlığa, neoliberal dönemin sonuna doğru şekillenen iktidar ilişkileri getirdi. Bu ilişkileri, gelir dağılımı skalasından izleyebiliriz. En üst yüzde 1’in toplam gelir içindeki payı 1980’de yüzde 8.3’ten, 2025’te yüzde 16.9’a yükselmiş. Buna karşılık nüfusun alt yüzde 50’sinin payı yüzde 22.6’dan yüzde 18.9’a, emek gelirlerinin payı da yüzde 59.9’dan yüzde 57.7’ye gerilemiş. The Economist 2024-2026 arasında gerçekleşen hanehalkı servet artışının yüzde 52.7’sinin toplumun en zengin yüzde 1’ine gittiğini, en yoksul yüzde 50’nin büyümeden payına düşen kısmın yüzde 0.6 oranında daraldığını gösteriyor. Diğer taraftan, seçim kampanyası boyunca her iki partiye yapılan bağışlara bakınca karşımıza bir teknoloji, yapay zekâ, finans, kripto bloku çıkıyor. New York Times’ın haberine göre, yetişkin nüfusun yalnızca yüzde 0.00001’ini oluşturan 20 bağışçı, 12 milyar doları geçen seçim kampanyalarına yaklaşık 2 milyar dolar aktarmış.
Bu gelişmeler, servetin, dolayısıyla siyasal etki kapasitesinin dar bir kesimde biriktiğini, oligarşik bir güç yapısının şekillendiğini gösteriyor. Bu oligarşi, ekonomik kaynaklarını seçim finansmanı, lobi faaliyetleri, medya ve dijital platformlar, düşünce kuruluşları ve devletle kurdukları ilişkiler aracılığıyla siyasal kararlara etki etmek için kullanıyor. Bu oligarşinin dayandığı büyük sermaye, her iki partiyle de ilişkilerini sürdürüyor. Dolayısıyla ABD’de seçimler, bu güç ilişkilerini ortadan kaldıramıyor, en fazla onlar içindeki dengeleri değiştirebiliyor.
VE DEVLET AYGITI
Demokrat Parti iki meclisi de ele geçirdi ama şimdi yalnızca Trump’ın kaprisleriyle değil, devletin işleyişinin, yapısındaki dönüşümlerin koyacağı sınırlarla da karşılaşacaklar. Bu sınırları anlayabilmek için, Trump’ın ikinci dönemini “süreç olarak faşizm” bağlamında düşünmek yararlı olabilir.
Trump’ın 2. döneminde sık sık tartıştığımız “Project 2025”, federal bürokrasiyi siyasal sadakat temelinde yeniden düzenledi, yürütme gücü başkanlık makamında merkezileştirildi, bağımsız kurumların hareket alanı daraltıldı, kamu yönetimi başkanın siyasal hedeflerine bağlandı. Devlet kurumlarının özerkliğinin aşındırılması, siyasal sadakatin kamu yönetiminin ölçütü haline getirilmesi, ICE (göçmenler polisi) gibi Gestapo bozuntusu yapıların varlığı dönüşümün temel unsurlarıydı.
Demokrat Parti’nin adayları kampanyalarını ağırlıklı olarak geçim sıkıntısı, sağlık, konut sorunu üzerine kurdu. Bunlar elbette çok önemli. Ancak “Project 2025”in kurumsal hedeflerinin (yüzde 48’i gerçekleşti diyorlar), oligarşidevlet ilişkilerinin geri çevrilmesi dibi taleplere, Demokratların kampanyalarında pek rastlanmıyordu.
İsrail etkisinin de Demokratların manevra alanını sınırlayacağı söylenebilir. Michigan’da Demokrat önseçimini kaybeden Haley Stevens’ın, partisinin adayı Abdul El-Sayed yerine Cumhuriyetçi Siyonist Mike Rogers’ı desteklemesi, AIPAC (Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi) ve bağlantılı kuruluşların seçimlerdeki büyük harcamaları da bu örgütlü etkinin boyutunu gösteriyor. Öte yandan “Project 2025”i hazırlayan Heritage Foundation ABD-İsrail ilişkilerinin uzun vadeli bir stratejik ortaklığa dönüştürülmesini öneriyor. Cumhuriyetçi sağ ile İsrail hükümetinin güvenlik ve bölgesel politika öncelikleri arasında bir yakınlık var ama Demokrat Parti içindeki İsrail lobisi güçlü.
Amerikan popüler kültürünün kahramanlarından Spider-Man’in ünlü sözünü anımsayarak bitirelim: “Büyük güç, büyük sorumluluk getirir.” Seçim sonuçları Demokratlara büyük bir güç getirdi. Ya Trump’ın bazı uygulamalarını sınırlamakla yetinecekler? Ya da “Trumpizm’i, “süreç olarak faşizmin” ekonomik, siyasi, kültürel kaynaklarını kurutmaya çalışacaklar? Bu soruların cevabı “sorumluluk” kavramının anlamında yatıyor. Demokratların içindeki “ılımı”, Siyonist kanadın, demokratik sosyalist alerjisi birinci seçeneğe işaret ediyor.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.