InquirerHybrid rice seeds bring bumper harvests for Agusan del Sur farmersDaily MaverickUganda imposes 21-day quarantine on citizens returning from CongoESPN DeportesCruz Azul acaricia la Liguilla tras gran triunfo en QuerétaroESPNSeahawks dominate to hand Chiefs first loss of seasonThe Jerusalem PostBolsonaro refuses to concede, says he will seek annulment of Brazil voteGIGAZINE皮膚がんの見分け勝負で最新の汎用AIが10年前のAIに敗北ZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-NachrichtenstudioAntara NewsGovt prepares scheme for MSME involvement in free meal programThe Sydney Morning HeraldDickson wows America with AFL-style puntSözcüFlavio Bolsonaro seçim sonuçlarını tanımadı: İptal talep edecekABC News (Australia)Second death increases call for action on health system in 'crisis'El ComercioTemblor en Perú: últimos sismos reportados este lunes 26 de octubre
The Daily Newsstand · Free, Always
Monday, October 26, 2026

Ağırel’in kayıtlarını yayınlamaya hazırım

Translate

Gerçek görünende sanırsın ancak çoğu zaman karanlıkta kalandadır.

Gazeteci arkadaşımız Murat Ağırel’e kurulan “Sarıgül örgütü kumpası”nı daha önce bu köşede detaylarıyla anlattım. Hatırlayın. Savcılığa başvuran, Kai Precat ve Marc Baeriswyln isimli iki Alman vatandaşı ve birlikte iş yaptıkları Sinan Çampınar isimli Almanya’da yaşayan bir Türktü. Bu isimler; Gökçek ailesinin dosyasını yazarken Murat’ı bulmuşlardı. Ellerinde, ortak iş yaptıklarını söyledikleri Gökçek ailesinin Almanya’daki varlığına dair belgeler olduğunu söylemişlerdi. Ancak bundan önce kendileri için asıl meselenin Sarıgül olduğunu ve kendileri için Sarıgül ile yaşadıkları anlaşmazlığın daha kritik olduğunu anlatmışlar, Murat’a Sarıgül’e bir para havalesini gösteren evrak sunmuşlardı. Murat bu süreci araştırmış, Sarıgül’ün avukatına sormuş ancak belgenin sahte olduğuna dair bulgulara ulaşınca haberi yayımlamamış, araştırmaya devam etmişti. Ancak bu süreçte “eline geçen haberi yayınlamayarak ve Sarıgül’ün haberdar olmasını sağlayarak örgüte yardım etmek” gibi tuhaf bir suçlamayla tutuklandı. Sonuç olarak Ağırel; Gökçek ailesinin peşinde koşarken Sarıgül dosyasından tutuklandı.

İşte şimdi, Ağırel soruşturmasına dair üç önemli detaydan bahsedeceğim.

DENİZBANK BAŞKA SÖYLEMİŞ!

İlki Saygı Öztürk’le yaptığımız Sözcü TV programından. Gazeteci Öztürk, televizyon ekranında bir belge gösterdi. Bu belge tam da Sinan Çampınar’ın Murat Ağırel’e verdiği, Ağırel’in gerçekliğine dair şüpheye düşerek geri adım attığı belgeye cevap niteliğindeydi. Sinan Çampınar, Sarıgül’le 100 milyon Avroluk para trafiğini gösteren bir belgeyi Murat’la paylaşmış, Murat bundan şüphelenmişti. Saygı Öztürk, Denizbank üzerinden karşı tarafa yollanan paranın dekontunu gösterdi. Gerçekten de 100 milyon değil 100 Avro’ydu. Saygı Öztürk’ün de programda söylediği gibi, Ağırel’e yollanan ve buna dayanarak haber yapması beklenen belge şüpheli görünüyordu. Bu da Ağırel’in bu belgeye dayanarak haberi yapmamakla ne kadar doğru yaptığını gösteriyordu.

Image

ŞİRKET DE PARAVAN ÇIKTI

Gelelim ikinci kısma.

 Bu haber ise zaman zaman çalışmalarını bu köşeye taşıdığım Medyaradar muhabiri Ercan Öztürk’ten. Öztürk, Ağırel dahil tutuklanan kişiler hakkında şikayetçi olan Kai Precat, Marc Baeriswyln ve Sinan Çampınar’ın kurduğu şirketin peşine düşmüş. Üç isme ait olan ve Sarıgül ile büyük yatırımlar yapacağını söyleyen, 7 Mayıs 2025’te kurulan şirketin adı SKM Global Enerji. Merkezi ise Bakırköy Halkçı Sokak’ta bir adres. İşte Ercan Öztürk bu adrese gidip şirkete bakmış. Ne mi çıkmış? Meğer bir şikâyet dilekçesi ile kurulan bu şirket paravanmış. Kendilerini “güvenilir yatırımcı” olarak savcılığa tanıtan, Türkiye’ye milyarlık dev yatırımlar yapacağını söyleyen üç ismin şirket adresi Bakırköy’de bir “sanal ofis” çıkmış. Yani resmi olarak bir adres gösterme mecburiyetinden kaynaklı olarak ortaya çıkan “aslında olmayan adres”lerden.

İşin ilginç tarafı...

Ercan Öztürk, bu adresi ihtiyaç sahiplerine kiralayan sanal ofis şirketinin sahibi ile konuşmuş. İki Alman, bir Türkün kurduğu şirket, sanal ofis kirasını bile ödemediği için bu adresten atılmış! Dahası... Şirketin sermayesinde de durmadan değişen bir tuhaflık varmış. Örneğin, Sinan Çampınar ortaklığını iki aylığına aynı soyadını taşıyan bir başka isme 85 bin TL’ye devredip geri almış. Kısacası Öztürk’ün haberinden öğrendik ki sadece Ağırel’e yollanan belge sahte değil, “güvenilir” diye anlatılan şirket de paravan!

Gelelim üçüncü detaya.  

‘BU KADIN SARIGÜLLERE YETİŞTİRDİ’

Murat Ağırel’in avukatını aradım. Tutukluluğa itiraz dilekçesini verip vermediğini sordum. Geçen hafta vermiş. Dilekçede şu ifadeler yer alıyor: “Müvekkilin kayıt altına aldığı görüşmede Çampınar, Emir Sarıgül’ün yalısının ‘ilk 100’ü (100 milyon Avro’yu) siyahtan beyaz yapmak’ için kullanılmak istendiğini anlatmış, müvekkilin ‘Yani siz karapara aklıyordunuz’ sorusuna olumlu yanıt vermiştir. Aklama iddiasının bizzat içinde yer aldığını kayıt altında kabul eden bir kişinin, kendisini yayımlamayan gazeteciye yönelttiği ithamlar hiçbir şekilde kuvvetli suç şüphesine dayanak yapılamaz.” 

İşte Ağırel’in avukatı, bu dilekçe ekinde Murat Ağırel’in Sinan Çampınar ile görüşmesinin hem video kaydının hem telefon kaydının deşifresini mahkemeye sunmuş. Aslında ikisinin de tamamı okunduğunda her şey çok açık olarak anlaşılıyor: Karşı tarafın iddiaları, Gökçek meselesi, Sarıgül ile yaşadıkları anlaşmazlık... Ağırel, bütün görüşmelerde karşı tarafı, belgelerini sorguluyor.

Telefon kaydının itiraz dilekçesinde yer alan kısmından aktarayım. Zira o görüşmede Sinan Çampınar, Murat Ağırel’e, Sarıgüllerin olaylardan haberdar olmasını sağlayan bir kadın avukata dair bildiklerini anlatmış:

“Demek ki bu kadın Sarıgüllere de bir şey yetiştirdi. Ben şimdi zaten bundan şüpheleniyordum. Bu kadın, sizin, size birkaç olayı anlatırken, böyle bir sokaktasınız, kamerayı yere tutuyor ve sizi kaydediyor. Tam 9 dakika bilmem kaç saniye. Bunu da... Ahmet Gökçek buna baskı yapıyor, Mehmet diye bir arkadaşımıza Münih’te. Nereden çıktı, şirketi oradan kurduk, siz mi verdiniz deyince bu kadın da panik yapıyor, benden çıkmadı kendi araştırdı deyip sizin 9 dakika 12 saniyelik, 9 dakika 20 saniyelik görüntünüzü atıyor.”

Image

AĞIREL’İN MENFAATİ VAR MI?

Eksik kalmasın.

 Mesela dilekçede yer alan video kaydının deşifresinde Murat Ağırel’in bütün bu haberlerden herhangi bir maddi menfaatinin olmadığını gösteren şöyle bir bölüm var:

“MURAT AĞIREL: Şimdi şöyle, çok özür dilerim. Şimdi şöyle, birincisi, benim bu dosyaya erişimim, ben size ulaşmadım. Bunu siz bana ulaştınız ve bunu anlatmak istediğinizi söylediniz. Aslında ben sizden Gökçek dosyasını ararken size de Osman Gökçek’in şirketi sizin temsil ettiğiniz şirketlerden biriyle yapmış olduğu 150 milyon Avrouk yatırımın var olup olmadığıyla ilgili sorular sordum. Siz de bu Mustafa Sarıgül dosyasını anlattınız. Sonrasında bu sizinle konuşmamız gerçekleşti. Sizden bu haberi yapabilmek veyahut da bu haberle ilgili herhangi bir maddi beklenti veyahut da herhangi bir teklif veya herhangi bir... Siz bununla ilgili bir teklifte bulundunuz mu bana?

SİNAN ÇAMPINAR: Tabii ki hayır. Niye konuşuyoruz ki bunları Murat Bey?”

Keşke bu videolar savcılık dosyasında kalmasa. Sadece dilekçede deşifresi yayınlanmasa. Murat Ağırel’in sadece haber peşinde koştuğunu, Gökçeklerin peşinde koşarken Sarıgül meselesinin içine düştüğünü gösteren bu kayıtları herkes dinlese, izlese...

Açıkçası ben gazeteci olarak bunu yayınlamaya hazırım. Eğer hukuki olarak sorun yoksa, tarafların rızası varsa gerçeğin aydınlanması için ben buradayım. Ağırel’in avukatı onay verdi. Yargının, “Yayınlanması hukuken sakıncalı değildir, yayınlanması adalete ulaşılmasına yardımcı olur” demesi yeterli. Bu köşe aracılığıyla çağrıyı yapmış olayım. Eğer mesele gerçeğe ulaşmak, kamuoyunun aydınlanması ise artık meselenin muhatabı yargı.

Gerçek kıtalardan uzak görünse de bazen ona ulaşmak için bir adım atmak yeter.

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.