Sağ/aşırı sağ otoriter iktidarların kalesi yıkılırken...

Toplumlar değişir dönüşür; büyük dönüşümlerin de bir momenti vardır. Demek ki Trump ABD için bu momentin ta kendisiydi. Son zamanların en büyük karmaşıklığı, belki de kaosu içine yuvarlanan dünya, Amerikan seçmenine fazla geldi!
Şüphesiz diyebilirsiniz ki petrolün yol açtığı pahalılık Amerikalıların Trump’a ve Cumhuriyetçilerine en büyük darbeyi indirdi. Evet, bunun rolü şüphesiz var ama bu muazzam tepkiyi, Demokratların ortalığı silip süpürmesini buna bağlamak büyük haksızlık olur.
Petrolün arkasında veya onunla elele yürüyen reel savaş vardı.
İsrail’in soykırımı vardı.
İran ve Körfez’de bir umut belirdi... İsrail’de de.
Kimse enseyi karartmasın.
En sonunda İran’a diz çöktürmek için atom bombası kullanmayı reddetmeyen bir lider vardı iktidarda...
Ne korkunç...
Bütün dünyayı ekonomik yaptırımlarla karşısına almak vardı.
Amerika’nın hukukun üstünlüğünü, kuvvetler ayrılığını yerle bir etme çalışması ve tek adam otoriterliğinin durmadan inşa edilmesi vardı.
Baştan sona ve durmadan yalan söyleyen, bugünü yarının tutmayan ve bazen bir sirk gösterisinin yöneticisi gibi davranan bir kişi vardı.
Kanada ve Meksika’yı, Grönland’ı işgal etmeye ve ABD’nin bir eyaletine dönüştürmeye yönelik akıl tutulması politikalar vardı.
En büyük müttefiklerden ve “dost”lardan biri kabul edilen Kanada’yı düşman ilan etme vardı.
Avrupa üzerindeki baskılar vardı. Şüphesiz Ukrayna ve Rusya konusundaki ikircikli politikaları da sayabilirsiniz.
Bir de yapay zekânın ABD’de gelecek şüphesi uyandıran gelişmesi ve Trump’ın “tek bir süper yapay zekâ bizi ve dünyayı yönetecek” söylemi vardı.
ABD’yi süper teknolojik şirketlerin eline terk eden anlayış vardı.
Diyeceksiniz ki dünyada olan bitenlerden Amerikalı çok da ilgilenmez, etkilenmez, bilmez.
Ama tüm bunların ABD toplumu üzerindeki yansımaları büyüktü ve tepki durdurulamazdı.
Pahalılık Amerikalıların hayatını değiştirdi. Yoksullaşma arttı, eşitsizlikler arttı.
Ama Amerikalıları bütün saydığımız politikaların dışında tutarsanız, seçmen kitlesini “göbeğini kaşıyan adam” derekesine düşürmüş olursunuz.
Hiç de öyle değil. Biz de bu sonucu net göreceğiz ve yaşayacağız ülkemizde.
Teksas gibi tutuculuğun şahı ve muhafazakârlığın çelikten kalesi bir eyalet düşüyorsa, hem de açık ara, Trump’ın iki yılda yaşattıkları, ülkede çok derin bir dip dalgası yarattı anlamına gelir. İnsanlar değişir, toplumlar değişir.
Birden aklıma “Paranın ne önemi var, mühim olan insanlık” şarkısı geldi.
Bu seçim, Elon Musk gibi aşırı sağcı iktidarların (İngiltere’deki faşistlerden tutun, Orbancılara, Alman faşist eğilimli partilere kadar...) müthiş para gücü ve kaynağı olanların da toplum üzerindeki etkisini sıfırladı veya yerle bir etti.
Musk gibiler, para ile seçmeni satın alabileceklerini düşündüler hep. Trump’ın seçilmesinde bunun etkisini belki de gördükleri içindir ki Teksas gibi muhafazakârlığın kalesinin tehlikeye girmemesi ve sürmesi için 212 milyon dolar reklam harcaması yaptı. Dünyanın en büyük harcamalarından biri, bir eyalet için.
Bunun arka planında, Musk’ın şirketlerini ve merkez yönetimini Teksas’a taşıması da vardı. Kaliforniya gibi hep Demokratların olan eyaletten kaçarken Teksas’ta doluya tutuldu.
Ne yaptı Trump? “Kongre’yi kazanırsam yeniden, her seçmene 5 bin dolar vereceğim” vaadinde bulundu.
Kimseyi etkilemedi; ne Trump ne Musk... Seçmen sildi süpürdü. Bu bizim için de önemli bir mesaj.
Seçim sonuçları muhafazakârlığın kalesi olan ABD ve dünya için de önemli bir mesaj ve sonuç üretiyor.
Sağcılığın, aşırı sağcılığın, hukuk yasa anayasa tanımayan veya bunları kendi iktidarının aracına dönüştüren tüm dünyadaki benzer iktidarları şüphesiz zor duruma düşürecektir.
Rüzgârı tersine çevirme olasılığı da güçlüdür.
Orban yıkıldı, Polonya’daki de yıkıldı, Brezilya’daki ABD ye kaçtı, babası da hapiste.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.