Uluslararası İş Hukuku Diyaloğu 11. kez toplandı, yasaklara dikkat çekti

Türkiye’de son 20 yılda 90 bin işçi greve çıkarken grevi ertelenen ya da yasaklanan işçi sayısı 200 bini aştı. Uluslararası İş Hukuku Diyaloğu’nda buluşan sendikacı ve hukukçular, grev hakkının yasaklar ve ağır prosedürlerle kullanılamaz hale getirildiğine dikkat çekti. Toplantıda, “Grev hakkı olmayan bir toplusözleşme, işçinin işverenden ricacı olmasından başka bir şey değildir” mesajı öne çıktı.
Uluslararası İş Hukuku Diyaloğu’nun 11. Uluslararası İş Hukuku Diyalog Platformu, Birleşik Metal-İş ve Çalışma ve Toplum dergisi ortaklığıyla İstanbul’da düzenlendi. Türkiye ve yedi Avrupa ülkesinden akademisyen, sendikacı ve hukukçuların katıldığı toplantıda, “karşılaştırmalı hukuk boyutunda grev ve toplu eylem hakkı” ele alındı.
ATAR: RİCA DEĞİL HAK
DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, grevin işçilerin sermaye karşısındaki tek gerçek pazarlık gücü olduğunu vurguladı. Atar, “Grev hakkı olmayan bir toplusözleşme, işçinin işverenden ‘ricacı olmasından’ başka bir şey değildir” dedi. Örgütlenme, toplu pazarlık ve grevin ayrılamayacağını belirten Atar, işçinin ekmeğinin, çocuğunun eğitiminin ve kirasını ödeyebilmesinin bu hakla bağlantılı olduğunu söyledi.
AKP döneminde yaklaşık 200 bin işçiyi kapsayan 23 grevin yasaklandığını belirten Atar, erteleme sonunda uyuşmazlığın yüksek hakem kuruluna taşınmasının grev hakkını ortadan kaldırdığını anlattı. Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararlarını hatırlatan Atar, “Bir grev durdurulduktan yıllar sonra gelen bir karar ancak geç kalmış bir adaletin göstergesi olabilir” dedi.
Linz Johannes Kepler Üniversitesi’nden Prof. Reinhard Resch, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin grev hakkını koruduğunu belirtti. Kısıtlamalarda kanuni dayanak, meşru amaç ve demokratik toplumda gereklilik koşullarının arandığını vurgulayan Resch, günlük yaşamın ya da trafiğin aksamasının tek başına müdahaleyi haklı kılmayacağını söyledi.
Prof. Dr. Alpay Hekimler ise Türkiye’de uluslararası normlara uygun gerçek bir grev hakkından söz edilemeyeceğini belirtti. Mevzuatın hakkı güvenceye almaktan çok sınırlandırdığını söyleyen Hekimler, grev kırıcılığına karşı yaptırımların da yetersiz kaldığını vurguladı.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.