Konut, eğitim, savaş, yolsuzluk... Avrupa'daki protestoların hedefinde kimler var?

Avrupa’nın farklı köşelerinde son haftalarda birbirinden bağımsız başlayan protestolar giderek daha görünür hale geliyor. Fransa’da yüz binlerce öğrenci ve eğitim çalışanı sokaklarda, İspanya’da on binlerce kişi barınma krizine karşı gösteri yapıyor, Belçika’da eğitim reformları, öğrencileri polisle karşı karşıya getiriyor. Arnavutluk’ta hükümet karşıtı gösteriler dördüncü ayını geride bırakırken, Yunanistan’da savaş karşıtı eylemler, Kosova’da ise siyasi krizle bağlantılı protestolar yaşanıyor.
Protestoların örgütleyicileri, talepleri ve siyasi bağlamları birbirinden oldukça farklı. Buna karşılık, olayları birbirine bağlayan daha geniş bir toplumsal zemin dikkat çekiyor: genç kuşakların gelecek kaygısı, konut ve eğitim maliyetleri, kamu hizmetlerinde bozulma, siyasi elitlere yönelik güvensizlik ve karar alma mekanizmalarından dışlanmışlık hissi.
FRANSA'DA NEDEN AYAKTA?
En büyük hareketlilik şu anda Fransa’da yaşanıyor.
Reuters’ın 6 Ekim tarihli haberine göre, 21 Eylül 2026’da Paris banliyölerinde öğretmen eksikliği ve kötü okul koşulları nedeniyle başlayan lise protestoları birkaç hafta içinde ülke çapına yayıldı. 6 Ekim’de İçişleri Bakanlığı’nın rakamlarına göre 266 bin kişi, organizatörlere göre ise yaklaşık 450 bin kişi sokaklara çıktı.
Gösteriler kısa sürede öğrencilerin dışına çıktı. Le Monde’a göre öğretmenler, veliler, üniversite öğrencileri ve sendikalar da eylemlere katıldı. Bazı kentlerde protestocularla polis arasında sert çatışmalar yaşandı; binlerce kişi gözaltına alındı ve ciddi yaralanmalar meydana geldi.
Fransa’daki hareketin dikkat çekici tarafı, klasik ücret veya emeklilik grevlerinden farklı olarak çok genç bir kuşağın kamu hizmetlerinin kalitesi ve kendi geleceği üzerinden harekete geçmiş olması.

İSPANYA'DA'KONUT KRİZİ' EYLEMLERİ
İspanya’daki protestoların merkezinde ise barınma krizi bulunuyor.
Reuters’a göre, 50’den fazla kentte on binlerce kişi kira fiyatları, tahliyeler ve konuta erişim sorunları nedeniyle gösteri yaptı. Madrid’de hükümet temsilciliği eylemlere yaklaşık 70 bin kişinin katıldığını açıklarken, organizatörler bu sayının 500 bine ulaştığını ileri sürdü.
İspanyol devlet televizyonu RTVE de aynı gün ülkenin 50’den fazla kentinde gösteriler düzenlendiğini bildirdi. Protestocuların sloganlarından biri doğrudan 'genel greve doğru' oldu. Madrid’de yaklaşık bir haftadır Puerta del Sol Meydanı’nda çadır eylemleri sürüyor. Krizin arkasında güçlü ekonomik göstergelerle vatandaşın gündelik hayatı arasındaki kopukluk bulunuyor.
Reuters'a göre, İspanya ekonomisi son yıllarda Avrupa ortalamasından hızlı büyürken konut fiyatları yalnızca iki yılda yaklaşık yüzde 26 arttı. Özellikle gençlerin kira ve konut satın alma maliyetlerini karşılamakta zorlandığı belirtiliyor.
BELÇİKA'DA GENEL GREV HAZIRLIĞI
Belçika’da, özellikle Fransızca konuşulan bölgelerde, Fransa'daki hareketin bir yansıması olarak, eğitim bütçesi ve öğrenim ücretleri çevresinde yükselen protestolar giderek sertleşiyor.
The Brussels Times’a göre 10 Eylül’de Liège’de öğretmen, öğrenci ve velilerden oluşan yaklaşık 13 bin kişi, eğitim bütçesindeki kesintileri protesto etti. Sendikalar yapılan düzenlemelerin yaklaşık 2 bin tam zamanlı eğitim pozisyonunu ortadan kaldırabileceğini savunuyor.
16 Eylül’de bu kez yüzlerce üniversite öğrencisi Brüksel’de yürüdü. The Brussels Times’ın haberine göre bazı öğrencilerin yıllık kayıt ücretlerinin yaklaşık 1.200 avroya yükselmesi protestoların başlıca nedenlerinden biri oldu. Öğrenci federasyonları yükseköğretimin özellikle düşük gelirli aileler açısından giderek erişilemez hale geldiğini savunuyor.
Belga ajansına göre, Sosyalist Kamu Çalışanları Federasyonu ACOD, hükümetin emeklilik ve kamu harcamaları politikalarını protesto etmek amacıyla 12 Ekim için ülke çapında kamu sektörü grevi ilan etti. Belçika bu nedenle öğrenci hareketi ile daha geniş sendikal hoşnutsuzluğun birbirine yaklaşabileceği ülkelerden biri olarak öne çıkıyor.

ARNAVUTLUK 129 GÜNDÜR KAYNIYOR
Altı ülke arasında en uzun süreli hareket ise Arnavutluk’ta yaşanıyor.
Euronews Albania’nın 6 Ekim tarihli haberine göre hükümet karşıtı gösteriler 129’uncu gününe ulaştı. Protestocular her gün Tiran’daki İskender Bey Meydanı’nda toplanarak Başbakanlık binasına yürüyor ve Başbakan Edi Rama ile hükümetin istifasını istiyor.
Hareket başlangıçta çok farklı bir mesele üzerinden ortaya çıktı. Deutsche Welle’nin araştırmasına göre, protestolar 30 Mayıs’ta, ülkenin güneyindeki koruma altındaki Zvërnec bölgesinde planlanan lüks turizm projesine karşı başladı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner bağlantılı yatırım projesine karşı gerçekleştirilen çevre eyleminde özel güvenlik görevlilerinin bir protestocuyu sürüklediği görüntüler sosyal medyada yayılınca yerel çevre protestosu bir anda ulusal bir harekete dönüştü.
Varşova merkezli Doğu Araştırmaları Merkezi OSW’ye göre, hareket daha sonra yolsuzluk iddiaları, organize suçun ekonomi üzerindeki etkisi, şeffaflık, hukuk devleti ve gençlerin ülkeden göçü gibi çok daha geniş talepleri içine aldı.
YUNANİSTAN'DA 'SAVAŞ KARŞITI' EYLEMLER
Yunanistan’daki hareketlilik henüz Fransa veya İspanya ölçeğinde değil, ancak birden fazla protesto hattı aynı anda ortaya çıkmış durumda.
Yunan devlet yayın kuruluşu ERT’nin haberine göre 6 Ekim akşamı Atina’da öğrenci birlikleri, sendikalar ve siyasi örgütler ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ziyaretini protesto etmek amacıyla toplandı. Göstericiler ABD Büyükelçiliği’ne yürüdü. Benzer eylemler Patras ve Sisam’da da düzenlendi.
Yunan polisi Rubio ziyareti nedeniyle 7 Ekim boyunca Atina merkezinde açık hava toplantıları ve araçlı gösterileri yasakladı.
Ancak öğrenci hareketi yalnızca savaş karşıtlığıyla sınırlı değil. ERT’ye göre, Atina Öğrenci Koordinasyon Komitesi 8 Ekim için ülke çapında öğrenci eylemleri çağrısı yaptı. Öğrencilerin talepleri arasında sınıfların birleştirilmesine son verilmesi, okul altyapısının iyileştirilmesi ve eğitim sistemine ilişkin çeşitli düzenlemeler bulunuyor.

KOSOVA: SAVAŞIN MİRASI SOKAĞA TAŞINDI
Kosova’daki protestolar ise diğer beş ülkeden oldukça farklı bir nedene dayanıyor.
Reuters’ın haberine göre, 5 Ekim’de Priştine’de protestocularla polis arasında çatışmalar çıktı. Gösterilerin merkezinde Lahey merkezli Kosova Uzman Daireleri’nin, eski Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi ve üç eski Kosova Kurtuluş Ordusu yöneticisine verdiği savaş suçu cezası bulunuyor.
Protestocular, mahkemenin yetkilerini sınırlayacak bir yasa değişikliğinin kabul edilmesini istiyor. Reuters’a göre polis göstericilere karşı göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullanırken protestocular taş ve havai fişeklerle karşılık verdi; en az 17 kişi yaralandı ve üç kişi gözaltına alındı.
Associated Press’in haberine göre gösterilerin büyük bölümü yaklaşık 20 gün boyunca barışçıl devam etmiş, parlamento sürecinin tıkanmasıyla gerilim yükselmişti.
AVRUPA'DA TOPLUMSAL FAYLAR HAREKETLİ
Altı ülkenin tablosu yan yana geldiğinde, tek merkezden yayılan veya aynı talepler etrafında örgütlenmiş bir Avrupa protesto dalgası görülmüyor.
Fransa ve Belçika’da kamu eğitiminin finansmanı; İspanya’da konut krizi; Arnavutluk’ta yolsuzluk, çevre ve siyasi elitlere tepki; Yunanistan’da eğitim ve dış politika; Kosova’da ise ülkeye 'dışarıdan' kesilen yargı faturası belirleyici.
Buna rağmen ortak bir ikinci katman var.
Uzmanlara göre, gençler geleceklerinin bugünkünden daha iyi olacağına giderek daha az inanıyor. Kamu hizmetlerinin kalitesi sorgulanıyor. Konut ve eğitim gibi temel ihtiyaçların maliyeti yükseliyor. Siyasi kurumların vatandaşın taleplerini yeterince temsil edip etmediği tartışılıyor.
Reuters’ın Fransa ve İspanya’daki protestoları birlikte değerlendiren haberlerinde öne çıkan tema da bu. Nedenleri farklı da olsa, özellikle genç kuşaklarda ekonomik güvenlik, gelecek kaygısı ve geleneksel siyasi yapılara duyulan güven giderek daha büyük bir sorun haline geliyor.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.