The Jerusalem PostUS carries out 'defensive' strikes on Iran's Qeshm Island, officials say - report한겨레한동훈, 정당개혁 토론회에서 “누가 대표냐 따라 공천 배제 공포, 개혁해야”InquirerP38-M water, road projects to benefit Manobo villagers in SurigaoSouth China Morning PostSouth Korea rushes to reissue passports to President Lee, wife after data leakZDF heuteAktuelle Pressemitteilungen des ZDFGIGAZINEアメリカ産基板を中国産の2倍の速さで爆速納品可能な工業規模ロボット「The Grid」、注文に応じて回路基板を製造可能경향신문감기약으로 4만명 투약분 마약 제조…한약사·약국업주 등 일당 13명 검거Ghafla“Nimechoma”-Pastor Kanyari Regrets TikTok Antics, Admits Chasing CloutThe Sydney Morning HeraldMater to lose 400 staff in pathology provider shake-up中国新闻网守望相助的“滇批”精神在云岭乌蒙小小徐婚礼上具象化了Deadline‘Dancing With The Stars’ Season 35 Recap: Team Dances Shake Up The Competition On Disney NightDaily MailTrump launches attack on Iran on eve of crucial midterm elections... as it's revealed US has been secretly striking regime for weeks
The Daily Newsstand · Free, Always
Tuesday, November 3, 2026

Erkek egemen dünya kadına geçit verecek mi?

Translate

Basın ve yayın organlarında dolaşan korkunç saldırı ve cinayet haberleri, kadın ve erkek arasındaki toplumsal/hukuksal eşitliği sağlama yönündeki Cumhuriyet dönemi devrimlerini sanki hiç yaşamamışız duygusu veriyor. Uygar bir dünya adına bu güçlü adımı atan ilk ülkelerin başında geliyoruz. Kadınları tanrıça olarak bağrına basmış Anadolu topraklarının insanlarıyız.

Ne ki televizyon ekranlarına yansıyan olayların kimbilir kaç katı bu topraklarda sessizce yaşanıyor. Durumu televizyon ve gazetelerin haberleriyle seyirci ve okur çekme yöntemlerini aşan bir toplumsal sarsıntı olarak görmek gerekiyor. Kadına yönelen şiddet ve baskı, erkek egemen dünyanın, ülkemizi de içine alan, yüzyıllar boyunca sağaltılamamış bir hastalığıdır.

Kadının erkeğe oranla fiziksel açıdan daha güçsüz, daha kolay incinebilir görünmesi, insanoğlunun varoluş tarihi boyunca erkek cinsine her açıdan üstünlük tanımıştır. Oysa uygarlık geliştikçe kadınların en ağır sporları bile yapabildiği, dövüş tekniklerini rahatça kullanabildiği, aklıyla en zorlu sorunları çözebildiği, dahası, bilimde ve sanatta üstün başarılara ulaşabildiği, politikada önderlik yarışını önde götürebileceği de somut biçimde görülmüştür. Öyleyse kadınların özgürlüğünü kısıtlama adına erkek egemen anlayışın yarattığı ya da yaratılmasına izin verdiği dehşetin gerekçesi nedir?

‘ERKEK DURUŞU’NU SÜRDÜRMEK 

Toplumbilimciler, siyaset bilimcileri, ruhbilimciler, ülkemizde 1980’li yıllardan günümüze uzanan süreci zaman içinde araştıracak ve sonuçlarını belirleyecektir. Yasaların bir kez delinmesinden zarar gelmeyeceğinin dillendirildiği, serbest piyasa ekonomisinin pompalandığı ama “altta kalanın” canının çıktığı, özelleştirmeler yoluyla savurganlığın yüreklendirildiği, kazançlı bir gelecek uğruna köylerini terk edip kasabalara, kentlere göç edenlerin oluşturduğu varoş kültürü içinde “mahalle baskısı”na boyun eğildiği, silah taşımanın serbest bırakıldığı, kabadayılığın “erkek adam” olmanın göstergesi olarak yüceltildiği bu süreç, kadınları fiziksel ve düşünsel açıdan baskı altında tutma eğilimine hangi düzeyde katkıda bulunduğunu ortaya çıkartacaktır.

Yeri gelmişken, ozan William Shakespeare’in kadınları tanıma ve değerlendirme adına neredeyse 500 yıl önce belirlediklerini yazıya sığdırmaya çalışalım.

FEODAL KADINDAN MODERN KADINA GEÇİŞ 

Shakespeare’in kadınları, baskıcı ve şiddet eğilimli bir erkek-egemen toplum anlayışının ürünleridir. Feodal bir dünyadan modern bir dünyaya geçildiği İngiliz Rönesasans’ı aşamasında yaşayan büyük ozan, kadının fiziksel ve toplumsal bir varlık olarak, düşünme yetisi, düş gücü, yaşamda doğru seçimler yapma ve ortaya etkili eylemler koyma yeteneği açısından erkek cinsiyle yarışıp yarışamayacağını araştırmaktadır.

Shakespeare İngiltere’sinde bugün bile pek çok toplumda görüldüğü gibi, evlilik düzenlemesi için -feodal bir ilke olarak- zorunlu sayılan, babanın onayıydı. Shakespeare’in kadının düşünce ve duygu ortamını araştıran en çarpıcı ilk denemesi, “Romeo ve Juliet” trajedisindeki Juliet çizimiyle gerçekleşir. Erkek egemen dünyanın kurallarını hiçe sayan bir özgürleşme öyküsüdür anlatılan. “Bir Yaz Gecesi Rüyası” oyunu ise evliliğin geleneksel kurallarının yıkılması üstünedir. Shakespeare’in birçok oyununda bu tür bir ataerkil tutuma karşı çıktığı ve karşılıklı sevgi ve anlayış üstüne kurulmuş bir evlilik isteyen kadın karakterler yarattığı görülür. “Kuru Gürültü” komedisindeki Benedick ve Beatrice ilişkisi, birbirinin sevgisini sınamak isteyen nükteli söyleşimlerle yüklü bir flört dönemiyle mutlu sona ulaşır.

Kadınların evlilik süreci içinde eşleriyle eşit konuma gelmeleri ise “Venedik Taciri” oyununda gösterilir. Bu oyun kadın zekâsının ve yeteneklerinin erkeklere üstün gelebileceğini göstermesi açısından da dikkat çeker.

“Hamlet” trajedisinin baştan sona erkek-egemen toplumun kurallarıyla sınırlı kalan Ophelia karakteri, sevme özgürlüğüne yaşamı pahasına sahip çıkan Juliet’in tersine, Hamlet’ten uzak durmasını öğütleyen babasının ve ağabeyinin baskısına boyun eğecek ve sonunda aklını kaçıracaktır. “Othello” oyununun Desdemona’sı ise kendi seçtiği erkekle evlenmek için babasına açıkça karşı çıkacaktır.

Shakespeare’in yaptığı kadın çeşitlemeleri içinde en vurucu olanı Lady Macbeth’dir. Lady’nin kişiliğinde, ahlak algısının kadın varlığıyla buluşturulmadığı bir dönemde, kadın cinsinin “ahlaklı seçim” yapma yolundaki düşünsel yetisi incelenmektedir. Lady Macbeth, içinde yetiştiği erkek egemen toplumun kadınlarla ilgili tanımlarına bağlı kaldığı için, vicdan sahibi bir insan olduğunu anlamakta geciktiği için çektiği acıyla bilincini yitirecektir.

500 yıl önce “kadın” ve “erkek” eşitliğini savunan Shahekespeare’in belirlemeleri erkek egemen dünyanın işine pek gelmemiş gibi görünüyor.

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.