Garaj temizliğinde çıkan 80 yıllık sır! Devlet yetkililerinin bile haberi yoktu... Dehşeti böyle anlatmışlar

New York’ta bir tamircinin garajındaki gizli bölmede bulduğu karton kutu, İkinci Dünya Savaşı’nın en karanlık sayfalarından birini aydınlattı. Üzerinde kırmızı harflerle ‘GİZLİ’ yazan 300 sayfalık dosya, Amerikan devletinin bile varlığından haberdar olmadığı tarihi bir hazineyi gün yüzüne çıkardı.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
Her şey, Jason Hurdle adındaki bir tamircinin New York'taki evinin garajında Cadılar Bayramı süslerine yer açmak istemesiyle başladı. Duvardaki kontrplak plakayı çeken Hurdle, daha önce varlığını bilmediği küçük bir kiler bölmesiyle karşılaştı. Burada tozla kaplanmış, hurda gibi görünen karton bir kutu vardı.
Kutuyu çöp konteynerine atmak üzere kamyonetinin kasasına koyduğu sırada rüzgâr sayfaları havalandırdı ve Hurdle’ın gözü kırmızı blok harflerle yazılmış tek bir kelimeye takıldı: GİZLİ.
Sayfaları incelemeye başlayan Hurdle, sıradan bir çöpü değil; yaklaşık 80 yıllık, samankâğıdına elle yazılmış tarihi bir hazineyi tuttuğunu anladı. Kutudan çıkan yaklaşık 300 sayfalık kayıtlar, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanya’sında esir tutulan 120’den fazla Amerikalı askerin ilk ağızdan kaleme aldığı dehşet dolu tanıklıklardan oluşuyordu.
Haberin Devamı
Bu şaşırtıcı kayıt, dosyayı çöpe atmış olsaydı sonsuza dek kaybolacaktı.
'KÂĞIT DAĞI’NIN GÖRÜNMEYEN KISMI
1945 yılının ilkbaharında, Almanya’daki kamplardan kurtarılan binlerce esir asker, Fransa’daki ‘Lucky Strike Kampı’ adı verilen devasa toplama merkezine getiriliyordu. Askerler burada sadece karınlarını doyurup tedavi edilmekle kalmıyor; Amerikan ordusu ve olası savaş suçları mahkemeleri için tek tek sorgulanıyordu.
Eski esirlerden, yaşadıkları hak ihlallerini, gördükleri işkenceleri ve şahit oldukları infazları ayrıntılı formlara dökmeleri isteniyordu. Hurdle’ın garajında bulunan ve askerlerin ‘Kâğıt Dağı’ adını verdiği bu süreçten kalan belgelerde, insanlık dışı şartlar gözler önüne seriliyordu.
Askerler, günlerce yiyecek ve su olmadan, hava saldırılarına açık vagonlarda 60'ar kişilik gruplar halinde taşındıklarını anlatıyordu. Barınakların fare ve bitlerle dolu olduğu, tıp imkânlarının bulunmadığı, askerlerin haftalarca sadece kuru ekmek kırıntılarıyla hayatta kaldığı aktarılıyordu. Birçok asker, Alman gardiyanların yorulup duraklayan ya da çantasını düzeltmek isteyen esirleri gözlerinin önünde vurarak öldürdüğüne dair beyanlarda bulunmuştu.
Haberin Devamı
Hurdle belgeleri bulduğunda, bilgi notunun arkasında büyük bir metal klipsle tutturulmuş deste deste form yer alıyordu.
Formlarda şu soru soruluyordu: “Amerikalılara, savaş esirlerine, sivil tutuklulara veya sivil halka yönelik, faillerinin cezalandırılması gerektiğini düşündüğünüz herhangi bir acımasızlık veya kötü muamele hakkında bilginiz var mı?”
Askerlerden bu soruyu "evet" ya da "hayır" şeklinde işaretlemeleri istenmişti.

DEVLETİN VARLIĞINDAN HABERSİZ OLDUĞU BELGELER ULUSAL ARŞİV’E TAŞINDI
Hurdle, belgeleri atmak yerine yakındaki bir müzeye götürdü. Müze yetkililerinin ve akademisyenlerin yönlendirmesiyle harekete geçen ABD Ulusal Arşiv ve Rekorlar İdaresi (National Archives and Records Administration - NARA) durumu incelemek üzere Hurdle’ın evine iki yetkili gönderdi.
Haberin Devamı
NARA yetkilileri şaşkındı; çünkü bu şans eseri bulunan evraklar devletin ‘kayıp belgeler’ listesinde bile yer almıyordu. Belgelerin, Hurdle’ın evinde yaşayan eski bir komşunun mirasından kalmış olabileceği tahmin edilse de bu kadar gizli evrakın New York’taki mütevazı bir garajın kilerine nasıl geldiği gizemini koruyor.
SAVAŞ TARİHİ İÇİN PAHA BİÇİLEMEZ KEŞİF
Bulunan belgelerin haberi henüz geniş kitlelere yayılmadı. New Orleans'taki Ulusal İkinci Dünya Savaşı Müzesi Başkan Yardımcısı Kimberly Guise, bugüne kadar binlerce kişinin müze ile iletişime geçip savaşa katılan akrabalarına ait kişisel eşyaları teslim ettiğini belirtiyor. Ancak Guise'e göre Hurdle'ın bulduğu kayıtlar, bu kadar çok sayıda "ilk ağızdan" tanıklığı bir arada barındırdığı için benzersiz.
Haberin Devamı
Guise şunları söyledi: “Bu malzemenin keşfedilmiş olması, bu beyefendinin kutunun içine bakıp onu güvenli bir yere ulaştırması gerçekten büyük bir şans. Esir savaş araştırmaları açısından paha biçilemez bir katkı."
AİLELERİN BİLE BİLMEDİĞİ ACI GERÇEKLER
Belgelerin gün yüzüne çıkmasıyla birlikte, esir askerlerin torunları ve çocukları yıllardır bilmedikleri gerçeklerle karşılaştı. Savaştan döndükten sonra yaşadıklarını çocuklarına hiç anlatmayan, yaşadığı travmalar nedeniyle evinde uyuyamayıp parklarda yatan veteranların ardında bıraktığı bu el yazısı notlar, aileleri gözyaşlarına boğdu.
Özel koruma altına alınan ve deşifre edilen bu tarihi belgeler, NARA tarafından dijital ortama aktarılarak araştırmacıların ve kamuoyunun erişimine açılacak.
Haberin Devamı
Hurdle, belgeleri koruma altına aldığı ve halkın erişimine açtığı için Ulusal Arşiv’e minnettar olduğunu belirtti, “Bunlar tarih kitaplarında öğrenemeyeceğiniz türden şeyler. Bunu bizzat görmek ve okumak… Bu benim için çok ama çok özel bir şeydi. Kendi kendime ‘Bunların gidebileceği doğru bir yer bulmalıyım’ dedim” ifadelerine yer verdi.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.