The Jerusalem PostThink you understand Israel's election? Here are 10 things the world may have missed - opinionDaily MaverickLOCAL ELECTIONS 2026: ActionSA takes township wards from the ANC in GautengZDF heuteAktuelle Pressemitteilungen des ZDFVariety‘Drummer Boy’ Review: Love, Family and Revolution Conflict at Musket’s Point in a Swoony Period MusicalPremium Times2027: YPP vice-presidential candidate sets conditions for opposition coalitionTagesschauDie gestohlenen Kinder von OleschkyBillboardElla Langley ‘Again’ Claims 2 Spots on Country Airplay Chart’s Top 3Polsat NewsSikorski o końcu wojny w Ukrainie. "Kijów ma obecnie przewagę"DW EnglishIran war: Gulf tanker attacked, 1 seaferer killedPopular ScienceScientists detect ‘pregnant’ coral using ultrasound deviceScreen RantThe Substance Ending Explained: What Happens To Elisabeth And SueColliderFox’s ‘Doc’ Officially Adds a Scene-Stealer in Season 3
The Daily Newsstand · Free, Always
Friday, November 6, 2026

Emine Erdoğan: Kadınlar sanatın ve zanaatın atan kalbi

Translate

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kollarınca Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen "Zanaatkar Kadınlar Türkiye-81 İl, 81 Kadın, 81 Hikaye" programında bir konuşma yaptı.

Program kapsamında hazırlanan "ÖZGÜ-Bize Özgü" sergisinde 81 ilden 81 kadın sanatkar ve zanaatkarın eserlerinin yer aldığını belirten Emine Erdoğan, eserlerin yan yana gelmesiyle muhteşem bir kültür kanaviçesinin ortaya çıktığını söyledi.

Emine Erdoğan, bazı ağaçların yalnızca kendi topraklarında ve iklimlerinde büyüdüğünü, çünkü doğduğu yere özgü olduğunu belirterek, "Geleneksel sanatlar ve zanaatlar da böyledir. Onları endemik hale getiren, insan hikayelerinin, coğrafi deneyimle birleşmesidir. Elbette sanat, her nerede üretiliyor olursa olsun, evrenseldir. Mesela Yunus Emre'nin şiirleri tüm insanlığa seslenir ancak Yunus, yüzünü insanlığa dönerken, ayakları bu topraklara basar, ilhamını bu coğrafyada açan sarı çiçekte bulur, tefekküre bu gökyüzünün altında dalar." diye konuştu.

Emine Erdoğan: Kadınlar sanatın ve zanaatın atan kalbi

Bir halkın belleğinin, deneyimlerinin türkülere, şiirlere, masallara, motiflere ve ilmeklere kaydolmasıyla oluştuğuna işaret eden Emine Erdoğan, dolayısıyla bunlardan biri gündelik yaşamdan silindiğinde, beraberinde toplumsal belleğin bir kısmının da silindiğini ifade etti.

Halihazırda tüm dünyada şehirlerin mimarisinin, kıyafet modellerinin hatta yemeklerin bile var oldukları coğrafyanın imzasını taşımaktan gün geçtikçe uzaklaştığını gördüklerini belirten Emine Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Bu da kendini egemen ilan eden bir kültürün, diğer kültürleri bünyesinde eriterek tarih sahnesinden silme ihtimalini güçlendiriyor. Bilhassa sosyal medyanın etkisini her an artırdığı çağımızda, yabancı kültürler başka toplumların kılcal damarlarına kadar kolaylıkla nüfuz edip, onları dönüştürebiliyor. Tek tipleşme, tüm toplumların ortak üniforması haline geliyor. Bu etkiler karşısında varlıklarını ve otantikliğini koruyabilenler, yalnızca kökleri sağlam, şuuru yüksek ve zengin bir kültür dünyasına sahip toplumlardır. Böyle toplumlar kültürel temastan korkmazlar. Tam tersi, yol kesişimlerinden milli kimlikleriyle geçerler."

"Geleneksel sanatları geçmişe hapsolmaktan kurtarmak zorundayız"

Emine Erdoğan, "Biz bu noktada, tarihsel deneyimiyle kendini ispat etmiş bir toplumuz. Gerek Anadolu'ya gelirken, gerek coğrafyamızdaki bin yıllardır süren varlığımız boyunca birçok medeniyetle etkileşime girdik. Fakat kültürel bir asimilasyona maruz kalmak şöyle dursun, bilakis kültür dünyamızı daha da zenginleştirdik. Bu yüzden seramiğimizden minyatürümüze, halılarımızdan kumaşlarımıza kadar tüm sanatlarımız, kendilerine has usulleriyle muadillerinin arasından kolaylıkla ayırt edilebilirler. Fakat, şu da bir gerçek ki geleneksel sanatları geçmişe hapsolmaktan kurtarmak zorundayız." ifadelerini kullandı.

"Kültürün gelecek nesillere aktarılmasında ve geleneksel sanatların korunmasında, kadınların vazgeçilmez bir rolü vardır. Şahsen ben kadınların sanatın ve zanaatın atan kalbi olduğunu düşünüyorum." diyen Emine Erdoğan, güzel bir örneği paylaşmak istediğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bir Bünyan halısı dokunacağı zaman kadınlar işe başlamadan bir gece önce ellerine kına yakarlar. Çünkü kınalı ellerle iş yapmanın işi kolaylaştıracağına ve kullanılan malzemeleri bereketlendireceğine inanılır. Büyük halılar, birkaç kadının birlikte çalışmasıyla dokunur. Yani birbirlerinin emeğini, alın terini, zamanını, sabrını ve dikkatini ödünç alırlar. Anadolu'ya has dayanışma ruhu, zanaattaki karşılığını bulur. Dokumaya başlarken Allah'a, 'Elimi kuş eyle/Yerimi taş eyle/Şunu bana üç günlük iş eyle ya Rabbi.' diye dua ederler. Böylece ellerinin kuş kanatları kadar hızlı olmasını, tezgah başında oyalanmadan çalışmayı ve işlerini kısa zamanda bitirmeyi en büyük sanatkardan niyaz ederler."

"Anadolu'nun her köşesi göz nuruyla aydınlanmaya, ışık doğudan yükselmeye devam ediyor"

Emine Erdoğan, bu yaşayan mirasın motifleri, düğüm teknikleri, inanışları, ritüelleri ve sözlü kültürleriyle anadan kıza, büyükten küçüğe aktarılmaya devam ettiğini belirterek, "Bugün Türkiye'nin hangi iline, kasabasına, köyüne gitsek, böyle eşsiz örnekler, hikayeler görürüz. Bu zenginliğimizi, kültürel mirasımızın muhafızları, kadınlara borçluyuz. Sergimize katılan 81 kadın sanatkar ve zanaatkar da işte böyle bir misyonun temsilcileridir. Onlar bez dokumadan sedef kakmaya, tezhipten kukla yapımına kadar her biri birbirinden değerli eserleriyle, geleneği, tekniği, estetiği ve kültürü canlı tutuyorlar. Maharetlerini başka kadınlara öğretiyor, usta-çırak ilişkisini yaşatıyorlar. Sayelerinde Anadolu'nun her köşesi göz nuruyla aydınlanmaya, ışık doğudan yükselmeye devam ediyor. Her birine gönülden teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum." dedi.

Herkesi "ÖZGÜ-Bize Özgü" sergisini ziyaret etmeye davet eden Emine Erdoğan, bilhassa gençleri burada görmekten mutluluk duyacağını ifade ederek, programda emeği geçenleri tebrik etti.

Notlar

Neyzen Sinem Hondoroğlu'nun dinletisiyle başlayan programda, eser sahiplerinin çalışmalarının ve yaşam hikayelerinin anlatıldığı video izletildi.

AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan'ın konuşma yaptığı programda, Emine Erdoğan'a sanatçı İsmail Acar tarafından Osmanlı kaftan geleneğinden ilham alınarak, "Yedi Bölge, Yedi Renk" adlı kaftan projesi kapsamında hazırlanan eser, hediye olarak takdim edildi.

Programda Emine Erdoğan, zanaatkarlar ve katılımcılarla aile fotoğrafı çektirdi.

Ardından programda, Emine Erdoğan ve protokol üyeleri serginin açılış kurdelesini kesti.

Emine Erdoğan, açılış programının ardından beraberindekilerle, 81 kadın zanaatkar tarafından yapılan, dokumadan çulhacılığa, sedef kakmadan örgüye, geleneksel el sanatlarından kuklaya kadar geniş bir yelpazede eserlerin yer aldığı "ÖZGÜ-Bize Özgü" sergisinin bulunduğu alanı gezerek, eserler hakkında bilgi aldı ve bunları inceledi.

Programda, AK Parti Kadın Kolları Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) ile Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinden bazıları, milletvekilleri, 81 ilden kadın sanatçılar, zanaatkarlar ve temsilciler de yer aldı.

Kadın emeğinin görünürlüğünün artırılması, yerel üretim bilgisinin korunması ve kuşaklar arası aktarımın desteklenmesinin hedeflendiği program kapsamında açılan sergide, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden kadın zanaatkarların el emeği eserleri ile ilham veren hayat hikayeleri anlatılıyor.

Sergide, kadınların ustalıkları ve kültürel mirası yarınlara taşıma süreçleri de öne çıkarılıyor.

View the original on TRT Haber →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.