İsveç seçimlerinin zihinsel arka planı

Birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi, İsveç’te 13 Eylül’de yapılan seçimlerde Müslüman göçmen seçmenlerden sol partilere bir yöneliş oldu.
Bu bir değişim mi yoksa zorunluluk muydu?
Sorunun yanıtı kısaca şöyle:
Sol partilerin seçim kazanmak için Müslüman oylarına gereksinimleri vardı. Yaşadıkları ülkelerde siyasal temsil ve güç arayışı içindeki Müslümanların da soldan başka sığınacakları liman yoktu.
İsveç özelinde sol ile Müslümanlar arasında fazla bir iletişim olmadı. Seçim sürecindeki ilişki, “al gülüm, ver gülüm” uzlaşmasının ötesine geçmedi. Yoksa kırk yıllık Kâni’nin Yani olduğu da yoktu.
Seçimden bir ayı aşkın süre geçmesine karşın, üç sandalye farkla önde tamamlayan sol partiler ile Centerpartiet (Merkez Partisi) arasındaki uzlaşmazlık nedeniyle hükümeti kurma çalışmaları henüz sonuçlanamadı.
HEM UZLAŞMA HEM ÇELİŞKİ
Aralarında uzlaşsalar da İsveç solu ile Müslümanlar zaman zaman sorun da yaşadılar. Seçime günler kala, özellikle Sol Parti’deki bazı adayların adaylıkları iptal edildi.
İsveç’teki Judiska centralrådet (Yahudi Merkez Konseyi), Ekim 2024’te Sol Parti’nin bazı yerel örgütlerinde antisemitizm sorunu bulunduğunu açıkladı. Konsey, parti yönetiminin antisemitizme karşı tutumunu olumlu bulmakla birlikte, bazı yerel siyasetçilerin İsrail’e yönelik eleştiriyi aşarak antisemitik söylemlere başvurduğunu ve parti yönetiminin bu sorunlara müdahalede yetersiz kaldığını belirtti.
2026 seçim sürecinde ise bazı Sol Parti adaylarının sosyal medya hesaplarında antisemitik komplo kuramlarına yer verdikleri, İran ve Hamas’a destek veren paylaşımlar yaptıkları gerekçesiyle adaylıkları iptal edildi. Sol Parti’den bu ve başka nedenlerle adaylıkları iptal edilenlerin sayısı 33’e ulaştı. Sol Parti lideri Nooshi Dadgostar, parti yönetiminin şikâyet edilen konularda gerekli adımları attığını açıkladı.
Somali kökenli Mohamed Abdukardir Ali, Borlänge’den Sol Parti listesinde milletvekili seçildi. Ancak seçim sırasında Borlänge bölgesindeki oy kullanma işlemlerinde bazı usulsüzlükler yapıldığı öne sürüldü. Ali’nin seçimi kazanması için bazı seçmenlere önceden işaretlenmiş oy pusulaları dağıtıldığı, bazılarına da para teklif edildiği savları üzerine polis ve savcılık soruşturma başlattı. Ali ise bu savları yalanladı. Sol Parti Genel Sekreteri Maria Forsberg, soruşturma nedeniyle Ali’nin yeni dönemin başından itibaren milletvekilliği görevini geçici olarak üstlenmeyeceğini açıkladı. Soruşturmanın rahat sürdürülmesi için Ali kendi isteğiyle hastalık iznine ayrıldı.
NÜFUS YAŞLANIYOR, DOĞUMLAR AZALIYOR
Göçmen grupları arasında yaygın bir görüşe göre, “İsveç partileri Müslümanlardan ve göçmenlerden oy bekliyor ancak onların partilerinde fazla etkin olmalarını istemiyorlar.” Bu durumu doğrudan “yabancı karşıtlığı” olarak değerlendirmek yanlış olur. İsveçlilerin zihinsel arka planlarında, açıkça ifade edemedikleri demografik kaygılar yatıyor.
Avrupa ülkelerinde olduğu gibi İsveç’te de nüfus giderek yaşlanırken doğum sayısı azalıyor. İsveç İstatistik Kurumu’nun (SCB) 16 Nisan 2026’da yayımladığı rapora göre, 2025 yılında İsveç nüfusunun yüzde 21’i yurtdışında doğmuştu. Bu oranın 2070’te yüzde 25’e ulaşması bekleniyor. SCB, önümüzdeki on yılda ölümlerin doğumları biraz aşacağını öngörüyor. Buna karşın göçün etkisiyle ülke nüfusunun 2035’te 10.8 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor.
İsveç hükümetleri uzunca bir süredir doğum oranını artırmaya yönelik projeler geliştirmeye çalışıyor. Aynı hükümetlerin göçü zorlaştıran, ülkede kalma koşullarını katı kurallara bağlayan uygulamaları ise bir çelişki olarak değerlendiriliyor.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.