TBMM’de Vakıf İnşaat ile ilgili ağır iddialar dile getirilirken, genel müdürün eleştirilere yanıtı dikkat çekti: ‘Basiretli tüccar gibi davranmak zorundayız’

TBMM KİT Komisyonu tutanaklarına göre, DEM Partili Hüseyin Olan, şirketin 2024 sonunda 17 çalışanı olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:
“3’ü fiilen TOKİ’de çalışıyor, geriye 14 kişi kalıyor. Bu 14 kişilik şirketin 7 kişilik yönetim kurulu var yani iki çalışana bir yönetim kurulu üyesi düşünüyorum. Bu 7 üyeye 2024’te 3 milyon 987 bin lira ödenmiş, dört yıl önce 840 bin liraydı. Üyelerin hepsi kamu görevlisi, asıl maaşlarını da ayrıca alıyorlar. Bu kurulda kimler var? Şirketin bize gönderdiği öz geçmişlere baktım, bir restorasyon şirketinin yönetim kurulunda bir restorasyon mimarı yok, bir sanat tarihçisi yok. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü temsilen oturan üyelerden biri bir bakanlığın özel kalem müdürü, müdür yardımcısı, biri basın müşaviri, denetlediğimiz yıllarda aynı koltuklarına bakan danışmanları oturmuş.”
‘BU KOLTUKLAR EK GELİR İÇİN Mİ?’
Olan, kişilerin şahsıyla bir dertleri olmadığını, hepsinin kendi alanında değerli olabileceğine işaret ederek, şöyle devam etti:
“Ama sormak lazım, özel kalem müdür yardımcısı yüz yıllık bir yapının restorasyonuna ilişkin hangi kararı verecek? Bu koltuklar restorasyon için mi yoksa ek gelir için mi sorusu da akıllara gelmiyor değil. Peki, 14 kişi restorasyonu nasıl yapıyor? Yapmıyor. Sayıştay açıkça yazmış, şirket işlerinin büyük kısmını alt yükleniciler eliyle gerçekleştiriyor. Şirket işi alıyor, kamu ihale mevzuatına tabi olmadan seçtiği özel firmaya yaptırıyor, üzerine kendi payını koyuyor. Dört yıldır tek büyük işi var, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane; 2016’da başlamış, on yıldır sürüyor, üçüncü etabın sözleşme bedeli 660 milyon lira. 2024 yılının sonunda bilançoda birikmiş hak ediş 1 milyar 5 milyon lira, sözleşme bedelinin yüzde 52 üzerinde ve iş bitmemiş. Bu farkın ne kadarı fiyat farkı, ne kadarı iş artışı? Alt yüklenici kim, nasıl seçildi?”
‘RESTORASYON DEĞİL KONUT SATIŞI’
Olan, “şimdi, asıl meseleye gelmek lazım” dedikten sonra şirketin kârının 2022’de 8.7 milyon lira iken 2024’te 276 milyon lira olduğunu, 32 kat arttığını söyledi. Olan, eleştirilerini şöyle sürdürdü:
“Restorasyondan mı? Hayır. Konut satışından. Ortaklar Ataşehir’de kamu arsasını şirkete sermaye olarak koymuş, şirket özel bir müteahhitle yarı yarıya kat karşılığı sözleşme yapmış, binanın yarısı müteahhide kalmış, şirkete kalan 41 daire açık artırmayla satılmış. 2024’te 382 milyon liralık satışın maliyeti 40 milyon lira, yüzde 90 kâr çünkü arsa şirkete sermaye olarak eski değeriyle gelmiş, inşaatı da müteahhit kendi payı karşısında yapmış. Satılan şey kamunun arsası. Bu şirketin iki ortağı var, biri TOKİ, diğeri de Vakıflar Genel Müdürlüğü. Bu ikisinin ortak şirketi İstanbul’da kamu arsasında konut yaptırıp açık artırmayla en yüksek teklifi verene satıyor, daire başına ortalama 8 milyon lira. Şimdi, sırada Maltepe ve Üsküdar var. Buna restorasyon şirketi demek gerçekten çok zor.”
‘ATAŞEHİR’DE DAİRE SATIYOR’
Olan, genel müdürün konuşma metninde “2018’den bugüne yaklaşık 250 konut ve ticari alanın dönüşümü tamamlandı” ifadesinin yer aldığını ancak Sayıştay raporlarında tamamlanmış tek proje olduğunu söyledi. Olan, “139 bağımsız bölüm. Diğer yüz küsur nerede? Aynı metinde ‘Türkiye genelinde yüzlerce restorasyon’ deniyor, sayılan iş sadece dokuz, yedisi 2014’ten önce. Son olarak, son on yılda İstanbul dışında tek bir iş yok. Bitlis’te Ahlat mezarlığı var, medreseler var, eski Bitlis evleri var, kamunun restorasyon şirketi oraya gitmiyor, Ataşehir’de daire satıyor” dedi.
‘İHALESİZ İŞ İSTENİYOR’
Komisyona sunulan metinde “kamu ihale mevzuatına tabi olmaksızın iş alınıp yapılmasına yönelik mevzuat değişiklikleri yani ihalesiz iş istendiğini” belirten Olan, TOKİ ve Vakıflar’ın da buna destek veren görüş yazdığını söyledi. Olan, “Düşünün bir defa, idare işi ihalesiz şirkete verecek, şirket işi zaten ihalesiz alt yükleniciye verebiliyor, iki adımda Kamu İhale Kanunu tümüyle devreden çıkıyor” dedi.
‘BULGU YOK, RAPOR YOK’
Olan, Sayıştay’ın dört yılda bu şirket için tek bir bulgu yazmadığını belirterek, “Sıfır açıkçası. Şimdi faaliyet raporlarına göz atmak gerekiyor. ‘web’ sitesinde ‘geçmişten geleceğe açılan köprü’ yazıyor ama bir tane geçmişe dair bir faaliyet raporu sunulmuyor, yazmıyor. Faaliyet raporlarının kamuoyuyla paylaşılması bir sorumluluktur” diye konuştu.
İDDİALARA YANIT: ‘BASİRETLİ TÜCCAR GİBİ...’
Vakıf İnşaat Restorasyon ve Ticaret AŞ Genel Müdürü Ahmet Kaynar, iddia ve eleştirilere yanıt verirken, “Bize kamu kaynağının nasıl kullanılacağı konusu göreve başladığımızdan beri tebliğ edilmiştir, basiretli tüccar gibi davranmamız istenmektedir. Bu konuda iş bazında personel bulunduruyoruz. Çekirdek kadromuzu tabii, istediğimiz gibi personel alımı yapamadığımızdan dolayı o konuda iş bazında şantiyelerimizde yeri geldiği zaman 150 kişi çalıştırdığımız da oluyor, 200 kişi de çalıştırdığımız da oldu” dedi.
Türkiye’nin çok çeşitli yerlerindeki şantiyelerinde faaliyet gösterip sonradan Türkiye’de bu konuda emek sarf eden bir sürü mimarları, restorasyon mimarlarının görev yaptığını belirten Kaynar, “Bunu da özellikle belirtmek istiyorum. Görüşlerine saygı duyuyorum fakat biz ticari amaçlı bir şirket değiliz ama bu konuda da basiretli tüccar gibi davranmak zorundayız, bunu belirtmek istedim sadece” diye konuştu.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.