Merdan Yanardağ’a oksimoron suçlama!

“Merdan Yanardağ Casustur” suçlaması, “Seçimsiz Demokrasi” ya da “Yumurtasız Omlet” gibi oksimoron bir ifadedir.
Bu “Yumurtasız Omlet” benzetmesini Yanardağ da savunması sırasında yapmış.
Merdan Yanardağ’ın böyle bir suçlamayla yargılanması, bu yetmiyormuş gibi hem TELE 1’e el konması hem de hapsedilmesi, akla, mantığa, hakka, hukuka, ceza ve usul yasalarına aykırı bir durumdur; hemen düzeltilmesi gerekir.
Savunmasının başlangıcından bir bölümü ve oksimoron benzetmeyi yaptığı sözlerini aşağıya aldım.
“Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından da görüldüğü gibi bu dava esas olarak siyasal niteliğe sahiptir. Özelliği, temeli, siyasal gerekçelere dayalıdır. Ve umuyorum ki ve bekliyorum ki bu davaların bu sürecin sonunda Silivri’den Türkiye’ye bir Cumhurbaşkanı çıkacak. Çünkü kendisine de söyledim.
‘Merdan Bey, biz makam mevki peşinde değiliz’ dedi. ‘Biliyorum’ dedi. ‘Makam mevki peşinde olmalıyız ama bu artık bu ülkenin bir haysiyet sorunu haline geldi. Rakiplerini adliye ve kolluğu kullanarak yani daha sosyolojik bir ifadeyle devletin şiddet aygıtlarını kullanarak -tırnak içindedir- ‘devletin zor aygıtlarını kullanarak’ siyaset alanını düzenlemeye çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız.’
Kendi rakiplerini devletin zor aygıtlarıyla paralize etmeye, imha etmeye, etkisizleştirmeye çalışan, zorlayarak siyasi transferler yapan bir iktidarla karşı karşıyayız.
15.5 milyon insanın Cumhurbaşkanlığına aday gösterdiği birinin tutuklanması; sadece bu olay bile bunu yeterince kanıtlayacak maddi bir delil olarak önümüzde duruyor. Onun arkasından bir savunma yapıyorum.
Nedeni belli. Siyasal bir iddianameyle karşı karşıyayız. Siyasal bir metinle karşı karşıyayız. İdeolojik ön yargılarla donatılmış bir metinle karşı karşıyayız. Neden böyle?
Demokrasi, demokratik hak ve özgürlükleri, temel vatandaşlık haklarını suç sayan bir iddianameyle karşı karşıyayız.
Seçimlere katılmayı, seçimleri kazanmayı, televizyon yayını yapmayı, siyasal eleştiride bulunmayı suç saymaya çalışan bir iddianameyle karşı karşıyayız.
Kazanmayı daha büyük bir suç sayıyor. İddianamenin ruhu, iddianamenin son sayfasında açık.
Dün Sayın Ekrem İmamoğlu da okudu. Ben bir kez daha okuyacağım.
Zaten iddianamenin altındaki imza kim?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Can Tuncay.
Nerede şu anda? Bakan Yardımcısı.
Bakan Yardımcılığı nedir? Siyasal bir makam.
Yani AKP’ye iltica etmiş bir başsavcı vekiliyle karşı karşıyayız ve bu iddianamenin altında imzası var. Bakan Yardımcılığı siyasal bir makamdır. Ve bu iddianamenin altında imzası bulunmaya devam ediyor.
Peki ne yazmış Sayın Can Tuncay? Okuyoruz. Son iki paragraf:
‘Şu hale göre casusluk suçları yönünden madde gerekçesi de nazara alındığında niteliği gereği gizli olan bilginin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin zararına, yabancı bir devlet yararına temin edilmesi ya da açıklanması gerekmekte ise de casus ile casusluğu talep eden arasında bu bilgi ve belgenin karşı tarafa aktarılmasına yönelik bir anlaşmanın bulunması şart değildir’...
...Yabancı bir ülkeye gerek yokmuş, yabancı bir istihbarat örgütüne de gerek yok savcılara göre çünkü bulamadılar, yok böyle bir örgüt. Yani yumurtasız omlet yapılacağını iddia eden bir savcılık makamı var.”
Merdan Yanardağ tahliye edilmeli, el konulan TELE 1 kanalı kendisine iade edilmelidir.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.