Eğitim eğitim...

Başarıya doyamayan Milli Eğitim Bakanımız, 2025-2026 öğretim yılı biterken “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin uygulanmasında ikinci yılı”nın başarıyla tamamlandığını söyledi. 2026-2027 öğretim yılını açarken de “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile üçüncü eğitim öğretim yılına girerken geride bıraktığımız iki yılın tecrübesini de yanımıza alıyoruz. Modelimizin merkezinde yer alan ‘yetkin ve erdemli insan’ anlayışı, eğitime bakışımızın istikametini tayin ediyor” dedi.
Çeyrek yüzyılda çok bakan gördük. Haziran 2023’ten bu yana bakanlığın başında olan Yusuf Tekin, 2021’de elektronik mühendisi Bakan Mahmut Özer’in başlattığı... Okula, “manevi danışman” adıyla “imam, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve Kuran kursu hocası gibi Diyanet” görevlilerini sokan “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) programını... “Sivil Toplum Kuruluşu” saydığı “tarikat ve cemaatler”i de katarak sürdürdü.
ÇEDES’in, “manevi danışman”ları 4-5 yıldır çocuğun dünyasına ne katıyor?
Basındaki, “suça bulaşmış çocuklar” haberleri ürpertici...
Çocuklar sokakta, okulda... Niçin birbirinin canını alacak yakacak kadar öfkeliler?
2012’de 8 yıllık kesintisiz eğitim... 4+4+4’lük sözde sistemle bitirildi de üç dördü bitiren, özellikle kız çocuğu sayılı... Eğitimini 13-15 yaşında noktalayan gencecik kadınları erkekleri TV’lerde de görüyoruz. Kimi mutsuzluğuna çoluk çocuğunu da karıştırmış, kimi suça bulaşmış...
Bakana göre eğitimde kural kurumlar ışıl ışıl... 5 yıldızlı okullar varmış, bu okullarda okutulan kitaplar da 5 yıldızlı mı?
Bana göre MEB’nin tek başarısı, ders kitaplarının “bedava” olması... Çoğunun yazarı, editörü akademisyen... “Telif”lerinin yüksek olacağını düşündüğüm 2026 baskısı pahalı, renkli kitaplar... “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” de her sınıf için “Arapça” da bayrak, İstiklal Marşı, “Gençliğe Hitabe” ve Atatürk fotoğrafıyla başlıyor.
“Güzel ahlaklı genç” yetiştirecek 12 Eylülcüler de yazarları-yayıncıları ayrı, içeriği aynı tek tip kitapları bayrak, Atatürk fotoğrafı, Ata’nın gençliğe seslenişi, İstiklal Marşıyla başlatmışlardı. Geçen bunca yılda “güzel ahlakla” aldığımız yol ortada... 12 Eylülcülerin 7. sınıf “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi”nde “İslam dini felsefesi içinde laikliğin yeri... Laiklik, samimi dindarlara ne gibi rahatlıklar” sağlıyor diye soruluyor, “laiklik fertlerin değil, devletin özelliğidir” diyerek “güzel ahlak”ın sınırı çiziliyordu.
Bugünkü MEB’nin 5. sınıflar için “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi”ne “laiklik” sözcüğü sığamamış... “Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu” 1. sınıf “Ahlak ve Vatandaşlık Eğitimi” de dinbilgisi gibi... Ortaöğretimler için “Demokrasi ve İnsan Hakları” kitabına 1921-24 Anayasalarının girişleri alınmış; 1961 Anayasasının girişindeki Türkiye, “(...) laik ve sosyal bir hukuk devletidir” tanımında “laiklik” geçiyor. Ancak var olan Anayasanın ilk 4 maddesi yok... Demokrasi dersinde düşünce, inanç özgürlüğü olmasa da olur... MEB’nin cumhuriyet tarihiyle başı hoş değil... Ta 8. sınıftaki göstermelik, “T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük”e sıra, ders yılı biterken mi gelir, bilemeyiz.
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”nden önce de çocuğun yaratıcı yanını, becerilerini besleyecek... Sevincini, umudunu yükseltecek, enerjisini doğru yönlendirecek bilimsel sanatsal etkinlikler noktacıktı. Son yıllarda düzeyi eğitimle yarışırcasına düşen ekonomi... Ana babalara gönenci tattırmayan siyaset, çocukları da gerim gerim geriyor.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.