Erdoğan öncelik ekonomi dedi

Cumhurbaşkanlığı seçiminden İran savaşına kadar bir çok madde sıralanabilir. Hepsi de doğrudur. Ama en birinci önceliği ekonomi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, doğrudan halkla teması olan bir lider. Fil dişi kulelerde yaşamıyor. Halkın nabzını tutmayı çok iyi biliyor.
İran savaşına rağmen enflasyon kontrolden çıkmadı, ekonomimiz büyümeye devam etti. Güven testini geçtik ama bu ekonomik sıkıntı olmadığı anlamına gelmiyor. Özellikle de emekliler, asgari ücretliler başta olmak üzere dar gelirlilerin ve esnafın sıkıntısı devam ediyor. Hatta sıkıntı büyüyor. Peki bunu kimse gündeme getirmiyor mu?
ERDOĞAN GÜNDEME GETİRDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan gündeme getiriyor. Erdoğan, AK Parti MYK toplantısında ekonomik sıkıntıların farkında olduklarını belirtiyor. “Ekonomik sıkıntılar var. Bunun farkındayız. Bunu çözmek için çalışıyoruz. Elimizde bu sıkıntıları çözecek enstrümanlarımız var. Ekonomiyi düzelteceğiz” diye konuşuyor.
Haberin Devamı
2027 yılının sonunda ya da 2028’in başında seçimlere gidilecek. Artık Türkiye’nin rotası seçim. AK Parti seçimlerde elbette ki rakibi olan partilerle mücadele edecek. Muhalefetin dağınık olması sizi yanıltmasın. Seçim sürecine girince her şey değişir. Yine de bu seçimlerde AK Parti’nin asıl rakibi muhalefet değil, ekonomi. AK Parti’nin oy tabanını oluşturan emekliler, asgari ücretliler ve esnaf sıkıntıda. Emekliler, 17 milyonluk bir kitleyi temsil ediyor. Bu bazı ülkelerin nüfusundan büyük. Türkiye artık bir emekliler ülkesi. Emeklilerin yerel seçimlerde nasıl ders verdiği ortada. Demirel, 50 yıllık siyasi tecrübesinin sonucunda “Tencerenin devirmeyeceği iktidar yoktur” demişti. O nedenle AK Parti’nin ekonomiyi düzeltmekten başka çaresi yok.
Cumhurbaşkanı Erdoğan bunun farkında. Bu iyi bir gelişme. Erdoğan’ın tespiti ve teşhisi doğru. Şimdi sıra tedavide.
ÖCALAN’A KONUT İŞİ Mİ TÜRKİYE’NİN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜ MÜ
“İmralı’da Öcalan’a villa yapıldı” şeklindeki haberlere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli açıklık getirdi. Çünkü gazeteci Nagehan Alçı, Bahçeli’yi referans göstermişti.
MHP Lideri, “Geçenlerde gazeteci Nagehan Alçı geldi. Hanımefendinin aktardıklarından ‘villa’ yorumu çıkardılar. Villa diye bir şey yok. 250 metrekarelik bir konut yapıldı. Zaten bu konut cezaevi yerleşkesi içerisindedir. 4 tarafı suyla çevrili bir ada” dedi.
Haberin Devamı
Öcalan’ın PKK’nın tasfiyesi sürecinde tutarlı bir rol oynadığının altını çizdi. Bu nokta çok önemliydi.
VİLLA DEĞİL KONUT
Ben de güvenilir kaynaklarla yaptığım görüşmelerin ardından kaleme aldığım yazıda, “Öcalan, Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye getirildiği günden itibaren İmralı’daki F tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuluyor. Yeni yapıldığı söylenen yer de cezaevi yerleşkesinin içinde. Ama burasının Öcalan’a tahsis edilmiş bir ‘dubleks villa’ gibi yansıtılması doğru değil. İmralı’daki yerleşkeler 1935 yılında inşa edilmiş. O günden bu yana ihtiyaca göre yenileri inşa ediliyor. Ama bu düzenlemelerin çok nadiren yapıldığı söyleniyor. Öcalan’a yapıldığı iddia edilen yapı ise cezaevinin içinde ve tamamen Terörsüz Türkiye süreci kapsamında koordinasyon ve toplantı amacıyla ihtiyaç duyulduğunda kullanılıyor. Bir çalışma mekânı. Zaman zaman Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin olarak Öcalan’ın bilgisine başvurulduğunda kullanılan bir mekân. Demek ki sürecin koordinasyonu açısından böyle bir mekâna ihtiyaç duyulmuş” diye yazmıştım.
Haberin Devamı
TÜRKİYE’Yİ BÖLMEK İSTEDİLER
Artık her şeyi çok açık bir şekilde konuşmak gerekiyor. Türkiye, 783 bin kilometrekare büyüklüğe sahip bir ülke. Türkiye’nin düşmanları 50 yıldır PKK üzerinden bizimle uğraşıyorlar. On binlerce şehit verdik. Terörlü mücadelenin ülkemize maliyeti 2.3 trilyon dolar. İki Türkiye ediyor. Binlerce şehit verdik ama bu ülkeyi böldürmedik. Ama güçlü olmasaydık hedefleri ülkemizi bölüp parçalamaktı. Onun için PKK’yı yıllarca beslediler. Biz, sadece PKK’yla mı mücadele ettik? ABD ile mücadele ettik. Kimi zaman İsrail’le kimi zaman İran’la kimi zaman da İngilizlerle mücadele ettik. Hedefleri Türkiye’yi bölmek ve bir uydu terör devleti kurmaktı. Suriye’de, binlerce TIR silah ve para vererek bir uydu devlet kurmaya çalıştılar. Başaramadılar. Ama bu mücadele bitmiş değil. Ülkelerin işgal edildiği, yanımızda İran savaşının devam ettiği, ülkelerin parçalandığı bir “canavarlar çağı”nda yaşıyoruz. PKK’yı tasfiye edip, 50 yıldır akan kana son vermek için tarihi bir fırsat elimize geçti. İç ve dış konjonktür lehimize. Burası Ortadoğu. Yarın ne olacağı belli olmaz. Şimdi bu fırsatı değerlendirip PKK’yı tasfiye etmeye çalışıyoruz. Çok önemli mesafe katettik. Önemli ilerleme sağladık. Türkiye’nin içinde PKK sorunu kalmadı. Suriye’de tasfiye oldu. Sırada Irak var. Artık bu işe son bir noktayı koymaya çok yaklaştık. Bu mesele sadece bugün PKK’nın tasfiye edilmesi meselesi değil, bu hamle Türkiye’nin gelecek yüzyılını inşa etme çabasıdır. Gelecek yüzyılda Türkiye’nin daha güçlü olarak yer alması mücadelesidir.
Haberin Devamı
KURBAN ETMEYELİM
PKK’nın elinde silah varken, PKK dağlarda gezerken, terör faaliyetlerine devam ederken, şehit cenazeleri gelirken seslerini çıkarmayanlar PKK’nın silah bırakmasından rahatsız oluyorlar. Bir fırsat bulup bu süreci nasıl sabote ederiz diye uğraşıyorlar. Şimdi de Öcalan’la ilgili konut meselesini dillerine dolamış durumdalar.
Yapmayın, etmeyin. Bu ülkeye kıymayın. Bu iş, 783 bin kilometrekarelik vatan toprağını böldürmeme mücadelesidir. Bu, Türkiye’nin toprak bütünlüğünü koruma çabasıdır. Bu, bir ve bütün Türkiye mücadelesinin adıdır. Bu, Türkiye bölünmesin, kardeş kanı akmasın diye verilen mücadeledir. Bunu 250 metrekarelik bir konuta kurban etmeyelim.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.