ESPN DeportesSantos madruga a Pumas con polémico penalESPNReese keeps Dream rolling in Game 3 to take series lead in WNBA FinalsInquirerIn Bohol, cloud seeding begins to save farmsDaily MaverickGovernment websites go dark after AI-discovered flaw sparks security scrambleThe Jerusalem PostAbdul El-Sayed Michigan US Senate campaign hires Jewish outreach director한겨레주말 기온 오르지만 남부지방 비… 태풍 ‘참피’ 주의ZDF heuteAktuelle Pressemitteilungen des ZDFPremium TimesEbola: One imported case does not mean Nigeria is experiencing outbreak – WHO경향신문가을철 미시령 힐링가도 달리면 숙박비 2만 원 할인···22일~11월 30일ABC News (Australia)Breaking: Man shot by police in Sydney's south-westSözcüYapay zekâ İstanbul'un en iyi ilçesini seçtiCNN بالعربيةوزارة الدفاع اليمنية تحذر من المشاركة بـ"النكف القبلي" وغيرها من تجمعات بمناطق سيطرة الحوثي
The Daily Newsstand · Free, Always
Thursday, October 22, 2026

İstanbul Barosu'nda seçim heyecanı: Avukat Hakları Grubu Adayı Av. Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu

Translate

Dünyanın en büyük barolarından olan İstanbul Barosu'nda avukatlar bu haftasonu sandık başına gidecek. 24-25 Ekim tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek genel kurul öncesi, Avukat Hakları Grubu Av. Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu gazetemizin sorularını yanıtladı.

- Akademi alanındaki çalışmalarınızla tanınıyorsunuz. Baro başkan adaylığı fikriniz nasıl olgunlaştı?

Anayasa hukukçusu olarak mesleğimin bir boyutu akademisyenlikse, diğer temel boyutu avukatlıktır. Akademiye avukatlıktan geçtim. 1990-1991 yıllarında stajyer avukat olarak çalıştım, 2016’dan bu yana da yeniden aktif olarak avukatlık yapıyorum. Kürsünün diğer tarafına da yabancı değilim; annem ve babam uzun yıllar Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde ve yüksek yargıda hâkim ve savcı olarak görev yaptı. Kızım ise genç bir avukat. 

“BAROLARIN EYLEMSİZLİĞİ ETKEN OLDU”

Adaylık kararımı üç etken olgunlaştırdı; meslekte bizzat yaşadığım sıkıntılar, mezuniyetlerinin ardından bağımı hiç koparmadığım, bugün meslektaşım olan öğrencilerimin karşılaştığı mesleki ve ekonomik zorluklar ile ülkenin içinden geçtiği hukuksuzluk sürecine karşı en güçlü direnç noktalarından biri olabilecek baroların eylemsizliği. Bunlar, etkin bir baro yönetimi mücadelesinde benim de bir nefer olarak yer almam gerektiği inancımı pekiştirdi. 

- Bazı grup ve adaylarla benzer görüşte olduğunuz için bir kesim size “oy bölebilecek aday” eleştirisinde bulundu. Hangi özelliklerinizin sizi diğer adaylardan ayırdığını düşünüyorsunuz?

Avukat Hakları Grubu (AHG) olarak on yıldır ittifak hesaplarından ve dar grupçu yaklaşımlardan uzak, ilkeli ve bağımsız bir mücadele yürütüyoruz. Her seçimde oyumuzu artırdık, son seçimde ise ittifak yapmadan en yüksek oyu alan grup olduk. Bizi diğerlerinden ayıran tam da budur. İttifak elbette her grubun hakkıdır ancak her seçimde yeniden şekillenen, hiçbir ilkeye dayanmayan “baro siyaseti” meslektaşlarımızın baroya duyduğu güveni zedeliyor. 

“SEÇİM İÇİN İLKELERİMİZDEN TAVİZ VERMİYORUZ”

Biz seçimi kazanmak uğruna ilkelerimizden taviz vermiyoruz. Seçimi iki kutba sıkıştırmak, meslektaşlarımızın demokratik tercih hakkını daraltmak demektir. Üstelik Cumhuriyetçilik hiçbir grubun tekelinde değildir. AHG, bu anlayışla seçimi kazanmayı hedefleyen bağımsız ve en güçlü gruptur. Bu nedenle kendimi oyları bölen değil, oyları birleştiren aday olarak görüyorum.

“İSTANBUL BAROSU GÜCÜNÜ HİSSETTİRMEKTEN UZAK”

- Baroların ülke gündeminde eskisi kadar yer ve etki bulamamasındaki temel sorunların neler olduğunu düşünüyorsunuz?

Baroların etkisini yitirmesinin temel nedeni, demokratik hukuk devleti çökerken bağımsız ve kararlı bir duruş sergileyememesidir. İstanbul Barosu’nun mevcut yönetiminin Anayasa’nın ilk dört maddesi, “çerçeve yasa” ve yeni anayasa tartışmaları karşısındaki tutumu büyük bir düş kırıklığı yaratmıştır. 

Bugün İstanbul Barosu, 68 bin avukatın gücünü hissettirmesi gereken bir meslek kuruluşu olmaktan çok uzaktadır. Önceki yönetimlerden miras kalan grupçu anlayış, avukatların sorunlarını hiçbir zaman öncelemeyen ve sürekli değişen ittifaklar, ardından gelen “koltuk kavgası” görüntüleri de kuruma olan inancı sarsmaktadır. 

“CUMHURİYETİN KALESİ OLAN BAROYU İNŞA EDECEĞİZ”

- Başkan olmanız durumunda İstanbul Barosu’nda ne gibi değişimler yaşanacak?

Başkan seçilmemiz hâlinde İstanbul Barosu’nu, hukuksuzluklar karşısında kuru basın açıklamalarıyla yetinen değil, bu hukuksuzluğa karşı mücadelenin en ön safında yer alan bir kuruma; avukatların mesleki sorunlarını merkeze alan gerçek bir meslek örgütüne dönüştüreceğiz. Bunun yolu, şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışından geçiyor. Önceliğimiz, meslektaşlarımızın güvendiği, haklarını kararlı biçimde savunan ve Cumhuriyetin kalesi olan bir baro inşa etmektir.

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.