ESPN DeportesYoshinobu Yamamoto intenta dar el sexto triunfo seguido a los DodgersESPNWNBA playoff bracket coming into focus: Dream lock in 4-seed, Liberty are No. 8The Jerusalem PostUkraine transfers two North Korean prisoners of war to South Korea, Zelensky saysInquirerIloilo school cancels classes over ‘security concern’UOLEUA reconhece oito tentativas de suicídio no porta-aviões LincolnPunchFCT truck driver, two others held for vandalising NNPC pipelineالنهارسلاح الفصائل إلى 2027... هل اشترت بغداد الوقت لتفادي الصدام؟ynetתחזית מזג האוויר: טמפרטורות רגילות לעונהLa NaciónRusia puso retenciones cero para el trigo, la cebada y el maíz hasta fin de añoVarietyPaige DeSorbo on Healing From Domestic Violence With Her Pet: ‘Sometimes the Thing That Helps You Feel Safe Again Has Four Paws’SportstarAsian Games 2026 Live Updates, Day 6: India's Roshibina wins wushu silver, Satnam-Salman bag bronze in rowing, Indian quartet qualifies for 4x400m mixed relay final - Scores and NewsThe Sydney Morning HeraldMacau hotel puts ClearVue solar glass tech to the test
The Daily Newsstand · Free, Always
Thursday, September 24, 2026

Şiddet sarmalında

Translate

Şiddet bulaşıcıdır. Şiddet toplumsal bir sorundur. Şiddet ülkeyi sarmıştır. Ve biz hâlâ ormanı görmek yerine, tek tek ağaçlara bakıyoruz.

Bakanlar protokol imzalayıp okulların kapısına nöbetçi dikebilir. Bu ülkede 30 ila 35 milyon ruhsatsız silah var. Bunların ancak onda biri ruhsatlı. Umut Vakfı bu gerçeği yıllardır vurguluyor ama dinleyen yok. Manisa’nın Turgutlu ilçesinde yaşananlardan sonra biraz daha konuşurlar sonra yola devam ederler.

Mesela okullarda eğitim kalitesini yükseltmek yerine, kız ve erkek öğrencileri ayırma yollarını ararlar, Atatürk ve Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalanları görevden uzaklaştırırlar, kadın öğretmenlerin etek boylarıyla ilgilenirler. “Ailem Güvende” başlığı altında LGBT+ bireylerin peşine düşerler.

Yine yıllardır bu ülkede Kadın Cinayetlerini Durduracağız Derneği ile uğraşılır, bir açıklarını yakalasak da bunları bitirsek denir. Her yıl yüzlerce kadın öldürülür. Öldüren erkekler, mahkemedeki iyi halleri nedeniyle cezasızlıkla ödüllendirilir.

NE EKTİYSEK ONU BİÇİYORUZ

İktidara geldiklerinde “Kindar ve dindar bir gençlik” isteyenler... Buyurun işte kindar gençliği...

24 yıldır ne ektinizse onu biçiyoruz. Yıllardır ekonomik şiddet, siyasal şiddet, toplumsal şiddet ekildi bu ülkede.

Şiddet yalnızca tabanca, top, tüfek, bıçak ya da kaba kuvvet değildir.

Açlık şiddettir. Yoksulluk da. Aşağılamak da. Dışlamak da. Ayrımcılığı körüklemek de. Gençleri işsizliğe mahkûm etmek de... Umutsuzluk da. Hele hele umutsuzluğu normalleştirmek, belki de çocuklara ve gençlere uyguladığımız en büyük şiddettir.

İstanbul Sözleşmesi’ni bir gecede kaldırmak şiddettir.

Adaleti, yargıyı, siyasetin emrine vermek, ceza yöntemi olarak kullanmak; hak ve hukukta çifte standart, şiddettir.

“Nasrettin Hoca’nın eşeğine kayyum atandım” diyeni sorguya çekmek ama komprador kodaman suçluların sırtını sıvazlamak şiddettir. Şimdi yaşanan şu mali kriz, fonlar konusunda da hiç kuşkunuz olmasın, kodamanlar değil, küçük piyonlar mağdur olacaktır.

Halkın seçtiği yerel yöneticileri çeşitli yöntemlerle uzaklaştırmak, çalışamaz hale getirmek, operasyonlarla, tehditle, korkutarak belediye meclislerine çökmek şiddettir.

Emekçinin, hak arayanın sesini duymamak şiddettir. Gelir dağılımı arasındaki uçurumun giderek büyümesine aldırmamak, zengin ile yoksul arasındaki eşitsizliğin büyümesine göz yummak, ekonomik şiddeti benimsemek demektir.

Yasaları, anayasayı, altına imza attığımız sözleşmeleri yok saymak şiddettir.

NE YAPMALI 

Burada saydığım ve saymadığım nice uygulamaları, bu millet sorgulamadıkça, şiddet kendini üretecek ve normalleşecektir. Bundan kuşkunuz olmasın.

Şiddet ektik, şiddet biçiyoruz. Kinin karşısına şiddeti koymaktansa başka şeyler koymalıyız.

Şiddetin karşısına şiddeti değil dayanışmayı koyabiliriz. Nefretin karşısına sevgiyi; haksızlığın yerine adaleti koyabiliriz. İtaatin karşısına sorgulamayı. Korkunun karşısına cesareti. Cehaletin karşısına bilimi. Ayrımcılığın karşısına eşitliği. Umutsuzluğun karşısına umudu koyarak başlayabiliriz.

Örneğin gidin Silivri’deki “mahkemeleri” izleyin. Etkin pişmanlık ifadesi veren tutuksuz sanığın, “Eğer oğlun tutuklanmasa bu ifadeyi verir miydin” sorusuna, kürsüde gözyaşlarını silerek “Bu soruya cevap vermek istemiyorum” deyişini görün.

Çünkü bu toplumun yetişkinleri biziz. Susarak, alışarak, görmezden gelerek “Bana dokunmayan yılan” diyerek, kimi zaman korkarak, kimi zaman yorularak bu düzenin sürmesine hepimiz bir biçimde tanıklık ettik.

Ama çocuklara borcumuz var: Onlara yalnızca nasıl bir dünya bıraktığımızı değil, nasıl bir dünyanın mümkün olduğunu da göstermek. Artık başka bir şey ekmenin zamanıdır. Öyleyse mücadeleye devam.

NOT: 94. Dil Bayramı, Aziz Nesin’e armağan edildi. Dil Derneği ve Çankaya Belediyesi’nin ortak bir ertkinliği var. Yarın 25 Eylül Cuma, Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde saat 18.00’de “Korkudan Korkmak” başlıklı bir açıkoturum yöneteceğim. Konuşmacılar muhteşem: Sevgi Özel, Adnan Özyalçıner ve Mustafa Balbay... Bir gün sonra 26 Eylül’de ise İzmir Kültürpark’ta, kitap fuarında saat 14.00’te İnkılap standında (L16) okurlarımla buluşacağım. Yolu düşenleri her iki etkinliğe de beklerim.

View the original on Cumhuriyet

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.