Safran Festivali 1-4 Kasım'da yapılacak: ‘Safranbolu’nun safranı dünya markası olmalı’

Karabük Safranbolu Belediyesi'nin ismini aldığı safranı yaşatmak, tanıtmak ve bu değeri dünyaya anlatmak amacıyla düzenlediği Safran Festivali’ni bu yıl 10’uncusu yapılacak. Safranbolu Belediye Başkanı Mimar Elif Köse bu yıl 1-4 Kasım’da yapılacak festivale ilişkin Cumhuriyet’e konuştu.

Safranın kendileri için yalnızca bir tarım ürünü ya da mutfaklarda kullanılan kıymetli bir baharat olmadığını; kentin kimliğinin, tarihinin ve kültürel mirasının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Köse, festivale uluslararası bir kimlik kazandırdıklarının altını çizerek “Hedefimiz yalnızca safranı tanıtmak değil; dünyada safran dendiğinde Safranbolu’nun, Safranbolu dendiğinde de safranımızın akla gelmesini sağlamak. Safranbolu’nun tarihi mirasını dünya çapında tanıtırken, bu kente adını veren safranın da aynı ölçüde tanınmasını istiyoruz. Türkiye’nin safran üretimindeki yerini güçlendirmek, Safranbolu safranının özgün niteliklerini anlatmak ve onu uluslararası ölçekte bilinen, tanınan ve tercih edilen bir değer haline getirmek temel hedeflerimiz arasında” diye konuştu.
‘LİTERATÜRDE KARŞILIK BULMASINI İSTİYORUZ’
Festival kapsamındaki etkinliklere de değinen Köse, “Kortej yürüyüşleri, safran hasadı, safranlı lezzetler, üretici buluşmaları, sergiler, yarışmalar, müzik dinletileri ve farklı kültürel etkinlikler düzenliyoruz. Onuncu yılımızda ise uluslararası şef buluşmaları, masterclass eğitimleri, dev kazanda safranlı pilav yapımı, hasat deneyimleri ve çocuklara yönelik etkinliklerle programımızı daha kapsamlı hale getirmeyi hedefliyoruz. Ancak bizim için asıl mesele, safranı yalnızca bir festival ürünü olarak göstermek değil. Safranın hangi özelliklere sahip olduğunu, nasıl yetiştirildiğini, doğru şekilde nasıl işlendiğini ve farklı alanlarda nasıl değerlendirilebileceğini anlatmak istiyoruz.
Safranın kalitesi; rengi, aroması ve tadı gibi özelliklerle yakından ilişkili. Bu özellikler yetiştiği coğrafyaya, toprağa, iklim koşullarına, yükseltiye ve hasat sonrasındaki işlemlere göre değişebiliyor. Hatta aynı bölgedeki farklı yetiştirme koşulları bile safranın özellikleri üzerinde etkili olabiliyor. Bu nedenle Safranbolu safranını tanıtırken yalnızca yetiştirildiği yeri değil, onu farklı kılan özellikleri de bilimsel verilerle ortaya koymayı önemsiyoruz. Bu yaklaşımımızı gastronomi alanına da taşıyoruz. Şeflerimizle safranın farklı lezzetlerle buluşması, hangi üründe hangi oranda kullanıldığında hem safranın kendine özgü aromasının hem de yemeğin diğer tatlarının korunabileceği üzerine çalışmalar yürütüyoruz.
Amacımız safranı yemeğin içinde yalnızca renk veren bir unsur olarak değil, doğru kullanıldığında lezzete ve aromaya katkı sağlayan özel bir ürün olarak anlatmak. Bu çalışmaların kayıt altına alınmasını, bilimsel ve gastronomik birikime katkı sunmasını ve ilerleyen dönemde literatürde karşılık bulmasını istiyoruz” dedi.
Safranın kullanım alanının mutfakla da sınırlı olmadığını kaydeden Köse, “Gıda, doğal renklendiriciler, kozmetik ve farklı sanayi alanlarında değerlendirilebilen özellikleri bulunuyor; bilimsel araştırmalar da safranın bileşenlerini ve kullanım potansiyelini incelemeye devam ediyor. Biz, bu potansiyelin doğru bilgiyle tanıtılmasını ve katma değeri yüksek bir ürüne dönüşmesini önemsiyoruz. Dolayısıyla festivalimizle üreticimizi desteklerken aynı zamanda safran kültürünü, bilimsel bilgiyi, gastronomiyi ve uluslararası tanıtımı bir araya getiriyoruz. Safranbolu safranının değerini yalnızca bugüne değil, geleceğe de taşımak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘SAFRANBOLU’NUN ANLATACAKLARI BUNLARLA SINIRLI DEĞİL’
Safran Festivali’nin katkısının yalnızca festival günlerinde oluşan ekonomik hareketlilikle değerlendirilemeyeceğine dikkat çeken Köse, “Elbette konaklama, yeme içme, alışveriş, yöresel ürünler ve turizm işletmeleri açısından önemli bir hareketlilik sağlıyor. Üreticilerimizin ürünlerini daha geniş kitlelere tanıtmasına, ziyaretçilerle doğrudan buluşmasına ve safranın ekonomik değerinin daha iyi anlaşılmasına da katkıda bulunuyor. Bunun yanında, Safranbolu’nun uluslararası tanıtımı açısından da önemli bir fırsat sunuyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, Cittaslow üyesi olan kentimizi tarihî konakları ve kültürel mirasıyla tanıyoruz. Ancak Safranbolu’nun anlatacakları bunlarla sınırlı değil. Bu kentin adını aldığı safranı, üretim kültürü, coğrafi özellikleri ve gastronomi potansiyeliyle birlikte dünyaya anlatmamız gerekiyor” dedi.
‘KENTİMİZİN ORTAK EMEĞİNİN SONUCU OLACAK’
En büyük hedefini, “yıllar sonra dünyanın herhangi bir yerinde safrandan söz edildiğinde Safranbolu’nun da mutlaka akla gelmesi” olarak açıklayan Köse, “Bu, yalnızca belediyenin ya da festival komitesinin başarısı olmayacak; üreticilerimizin, akademisyenlerimizin, işletmelerimizin ve kentimizin ortak emeğinin sonucu olacak. Safranbolu’nun dünyaya anlatacak çok güçlü değerleri var. Biz de safranımızı bu değerlerin en önemli temsilcilerinden biri haline getirmek için çalışıyoruz. Safranbolu’nun safranı dünya markası olmalı” diye konuştu.
‘NEDEN ÖZEL OLDUĞUNU DA ANLATABİLECEĞİZ’
Safranın uluslararası ölçekte tanınması gerektiğine olan inançlarını vurgulayan başkan Elif Köse, “Farklı ülkelerden konukları, şefleri ve alanında uzman isimleri Safranbolu’da buluşturmayı hedefliyoruz. Uluslararası şef buluşmaları, hasat deneyimleri ve gastronomi etkinlikleriyle safranımızı farklı kültürlerle buluşturmak istiyoruz. Böylece safranın yalnızca nerede yetiştiğini değil, neden özel olduğunu da anlatabileceğiz. Bu noktada bilimsel çalışmaların ve akademik birikimin de önemli olduğuna inanıyorum. Safran üzerine yürütülen çalışmalar ve yapılan araştırmalar, ürünümüzün özelliklerini daha iyi anlamak ve anlatmak açısından kıymetli. Safranbolu safranını anlatırken kişisel değerlendirmelerin ötesine geçerek coğrafyasını, özelliklerini ve bilimsel verilerini de ortaya koymalıyız. Gastronomi dünyasında, kültürel tanıtımda ve safranın değerlendirildiği farklı sektörlerde Safranbolu’nun bilinirliğini artırmak istiyoruz” dedi.
‘KALICI BİR KİMLİK KAZANMASINI AMAÇLIYORUZ’
Hedeflerine ilişkin, “Safranbolu’nun yalnızca tarihi yapılarıyla ziyaret edilen bir kent olmasının ötesine geçmesi; safranı, yerel ürünleri, mutfak kültürü ve üretim değerleriyle de uluslararası bir çekim merkezi haline gelmesi. Böylece ziyaretçilerin kentimizde daha uzun süre kalmasını, farklı deneyimler yaşamasını, Safranbolu ve Karabük’ün diğer turizm değerlerini de keşfetmesini istiyoruz” diyen Köse, “Safranbolu safranının dünya pazarında Türkiye ile birlikte anılmasını, kentimizin bu alanda güçlü ve kalıcı bir kimlik kazanmasını amaçlıyoruz. Bir ürünün değer kazanması, yalnızca üretilmesiyle değil, doğru tanıtılması, niteliğinin ortaya konulması ve hak ettiği karşılığı bulmasıyla mümkün. Festivalimizi bu açıdan uzun vadeli bir tanıtım ve değer oluşturma çalışması olarak görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.