FON SORUŞTURMASINDA SON DAKİKA! Çok kazanandan paralar geri alınabilir mi? Clawback Türkiye mümkün mü?
Ponzi olarak bilinen saadet zincirlerinin çökmesinin ardından ortaya çıkan en önemli sorunlardan biri, mağdurların zararlarının nasıl karşılanacağı oluyor. Bazı ülkelerde bu süreçte, sisteme yatırdığı paradan daha yüksek miktarda ödeme alan kişilerin elde ettiği kazançların belirli bölümlerinin geri alınmasını sağlayan hukuki mekanizmalar kullanılıyor.
“Clawback” olarak adlandırılan bu yöntem, özellikle ABD'deki büyük dolandırıcılık ve iflas dosyalarında dikkat çekiyor. Uygulamanın temelinde, sisteme ne kadar para yatırıldığı ile ne kadar para çekildiğinin belirlenmesi bulunuyor.
CLAWBACK SÜRECİNDE HANGİ PARALAR HESAPLANIYOR?
Tasfiye süreçlerinde öncelikle yatırımcıların sisteme yatırdığı gerçek para ile sistemden aldıkları toplam tutarlar karşılaştırılıyor.
Yatırdığı miktardan daha fazlasını çeken kişiler ile yatırdığı anaparasının bir bölümünü ya da tamamını kaybeden yatırımcılar birbirinden ayrılıyor.
Bu yöntemle hedeflenen, mümkün olduğu ölçüde gerçek anapara kayıplarının karşılanması. Ancak geri alınabilecek tutarın kapsamı ve hangi kişilere karşı işlem yapılabileceği, ülkelerin hukuk sistemlerine ve somut dosyanın özelliklerine göre değişiyor.
DÜNYADAN DİKKAT ÇEKEN CLAWBACK ÖRNEKLERİ
1) BERNIE MADOFF SKANDALI – ABD
Clawback uygulamasının en fazla bilinen örneklerinden biri, 2008 yılında ortaya çıkan Bernie Madoff skandalı oldu.
Madoff'un müşterilerinin hesaplarında yaklaşık 65 milyar dolarlık hayali bir portföy gösterdiği, gerçek anapara kaybının ise yaklaşık 17,5 milyar dolar olduğu belirlendi.
Tasfiye sürecinde, yatırdıkları gerçek tutarın üzerinde para çeken kişi ve kuruluşlara yönelik çok sayıda geri alma davası açıldı. Madoff'la iş yapan finans kuruluşları ve yakın çevresindeki bazı kişilerle de milyarlarca dolarlık anlaşmalara gidildi.
Mağdurlara yönelik iki farklı ödeme kanalı oluşturuldu. ABD Adalet Bakanlığı bünyesindeki Madoff Victim Fund, 40 binden fazla mağdura toplam 4,3 milyar doların üzerinde ödeme gerçekleştirdi.Ayrı yürütülen kayyum sürecinde ise Şubat 2026 itibarıyla toplam ödeme yaklaşık 15,4 milyar dolara ulaştı.
Madoff dosyasında temel hesaplama yöntemi, yatırımcıların hesaplarında görünen kâğıt üzerindeki kazançlardan ziyade sisteme gerçekten yatırılan ve sistemden çekilen paraların esas alınması oldu.
2) FORUM FILATELICO VE AFINSA – İSPANYA
İspanya'da 2006 yılında ortaya çıkan Forum Filatelico ve Afinsa dosyalarında, pul yatırımı üzerinden yüz binlerce kişiden para toplandığı belirlendi.
İki şirketten etkilenen yatırımcıların sayısının 460 bini geçtiği, toplam kaybın ise yaklaşık 4,8 milyar euro olduğu hesaplandı.Şirketlerin ve yöneticilerin mal varlıklarıyla ilgili işlemler başlatılırken, iflas ve tasfiye süreçleri uzun yıllar devam etti. Bu süreçlerin sonunda yatırımcılara kısmi ödemeler yapılabildi.2021 yılında açıklanan verilere göre Forum Filatelico yatırımcıları yatırımlarının yaklaşık yüzde 23,5'ini, Afinsa yatırımcıları ise yüzde 15,7'sini geri alabildi.
Bu dosyalar, tasfiye ve varlıkların geri kazanılması süreçlerinin yatırımcıların uğradığı zararın tamamını karşılamayabileceğini gösteren örnekler arasında yer aldı.
3)ARISTOPHIL – FRANSA
Fransa'da 2014 yılında ortaya çıkan Aristophil dosyasında yatırımcılara nadir el yazmaları, tarihi mektuplar ve koleksiyon eserlerine ortaklık imkânı sunuldu.
Yaklaşık 18 bin kişinin sisteme toplam 850 milyon euro civarında para yatırdığı belirlendi.Yatırımcılara yıllık yaklaşık yüzde 8 seviyesinde getiriler vaat edildi. Sistemin çökmesinin ardından şirketin elindeki binlerce eser mahkeme denetimindeki açık artırmalarda satışa çıkarıldı.
Ancak bu satışlardan elde edilen gelir, yatırımcıların sisteme yatırdığı toplam tutarın oldukça altında kaldı. Bazı mağdurlar ise aracı kurumlar ve sorumlu olduğunu düşündükleri diğer taraflara karşı tazminat davaları açtı.
Şirketin kurucusu Gerard Lheritier 2025 yılında mahkûm edildi. Dosyayla ilgili bazı hukuki süreçlerin ise devam ettiği bildirildi.
4)BANCO MASTER – BREZİLYA
Brezilya'daki Banco Master dosyası, klasik anlamda kesinleşmiş bir Ponzi vakası olarak nitelendirilmiyor. Bununla birlikte yatırımcıların korunması ve garanti sisteminin işleyişi bakımından güncel örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Brezilya Merkez Bankası, Kasım 2025'te Banco Master için tasfiye sürecini başlattı. Bankanın bazı kredi portföyleri ve finansal işlemleri hakkında da soruşturmalar yürütüldü.Brezilya'daki mevduat ve yatırım garanti fonu FGC, garanti kapsamında bulunan yaklaşık 800 bin alacaklı için toplam yükümlülüğü 40,6 milyar real olarak hesapladı.Ödemeler 2026 yılının başında başladı. Devlet kurumu olmayan FGC, finans kuruluşlarının katkılarıyla faaliyet gösteren özel bir garanti sistemi olarak çalışıyor.
Banco Master sürecinin ardından fonun mali kapasitesini desteklemek amacıyla üye kuruluşların ilerleyen yıllarda yapacağı katkıların bir kısmı öne çekildi.
TÜRKİYE'DE CLAWBACK UYGULAMASI VAR MI?
Türkiye'de son dönemde gündeme gelen bazı fon ve yatırım dosyaları, sistemden yüksek miktarda kazanç sağlayan kişilerden paranın geri alınıp alınamayacağı sorusunu gündeme taşıdı.
Türk hukukunda, ABD'deki Madoff dosyasında kullanılan modele karşılık gelen tek ve özel bir “clawback” mekanizması bulunmuyor.
Bununla birlikte olayın özelliklerine bağlı olarak sebepsiz zenginleşme, tasarrufun iptali, müsadere ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerine ilişkin farklı hukuki yollar gündeme gelebiliyor.
TÜRK HUKUKUNDA HANGİ YOLLAR GÜNDEME GELEBİLİR?
Yargıtay'ın geçmişte Titan gibi piramit sistemlerle ilgili verdiği kararlarda, olağan dışı kazanç beklentisiyle bu tür yapılara para yatırılmasına ilişkin değerlendirmeler yer aldı.
Ancak söz konusu kararların günümüzdeki her fon veya yatırım dosyasına doğrudan uygulanması mümkün olmayabilir.Türk Borçlar Kanunu'nun 81'inci maddesinde de hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şeylerin geri istenmesine ilişkin hükümler bulunuyor.
Ancak bu madde, doğrudan sistemden yüksek kazanç elde eden yatırımcılardan paranın alınarak zarar gören kişilere aktarılmasını sağlayan otomatik bir sistem anlamına gelmiyor.
GERİ ALINACAK PARA KİMDEN VE NASIL TAHSİL EDİLECEK?
Türkiye'de böyle bir dosyanın ortaya çıkması halinde, hangi kişilerin ne kadar para aldığı, sisteme ne kadar ödeme yaptığı ve elde edilen kazancın hangi hukuki temele dayandığı önem taşıyacak.
Paranın kimden geri alınabileceği, hangi hukuki yöntemin uygulanacağı ve tahsil edilen tutarların zarar gören yatırımcılara nasıl dağıtılacağı ise somut olayın özelliklerine ve yürütülecek yargı sürecine göre belirlenecek.
Bu nedenle Türkiye'de ABD'deki Madoff dosyasındaki yöntemin aynısının otomatik biçimde uygulanması söz konusu değil. Her dosyanın kendi hukuki koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.