Kurtlar Vadisi değil Çakallar Vadisi

Dizilerden sembolik anlamlar çıkarılmasını her zaman fazla zorlama bulmuşumdur.
Ancak “Kurtlar Vadisi Pusu” olayına şöyle bir bakıldığında bile...
Bu dizinin...
- FETÖ’nün hizmetine girdiğini.
- FETÖ mesajlarıyla dopdolu olduğunu.
- FETÖ’nün amaçları doğrultusunda çalıştığını.
Görmemek için aptal olmak gerekir.
Dizi hakkında savcılığın başlattığı soruşturma ve inceleme, altı dopdolu bir soruşturma ve incelemedir.
Sonucunu merakla bekliyorum.
Ama şunu da söylemeliyim:
“Kurtlar Vadisi Pusu” adlı dizi, FETÖ soruşturmasından yırtsa bile...
Kaşif Kozinoğlu’na yaptığı zulümler ve kötülüklerden dolayı vicdanlardan asla yırtamaz.
Çünkü bu dizi...
- Kaşif Kozinoğlu gibi yıllarını devlete hizmete adamış birini apaçık hedef haline getirmiştir.
Haberin Devamı
- “Kazım Kaşifoğlu” karakteriyle Kozinoğlu’na her türlü alçakça saldırıyı gerçekleştirmiştir.
- Hapisteki Kozinoğlu’nu, dizide “vatan haini bir alçak” gibi yansıtarak sonsuz kötülük yapmıştır.
Kozinoğlu’nu dizide tehdit ettiler, Kozinoğlu iki gün sonra gerçekten öldü.
Bu bile başlı başına ölüm fermanı gibidir.
FETÖ’nün hizmetine girdikleri meselesini bir tarafa bıraksak bile...
Sırf Kaşif Kozinoğlu’na karşı yaptıkları şu apaçık zulümler ve kötülükler yüzünden...
Bu dizinin arkasındaki isimlerin yatacak yeri yok.

ERDOĞAN ŞÖYLE DESE HAKSIZ OLUR MU
YENİ Parti’nin ismi nedeniyle başı belada.
Çünkü YENİLİK Partisi diye bir parti var ve bu parti haklı olarak YENİ Parti ismine itiraz ediyor.
Şimdi Erdoğan çıksa ve şöyle dese:
“Bunlar daha partilerine bir isim koymayı bile beceremiyorlar. Ülkeyi nasıl yönetecekler? Bunlara ülke yönetimi teslim edilir mi?”
Elini vicdanına koy da söyle.
Erdoğan çıksa ve böyle dese haksız olur mu?
NEDEN AK PARTİ’YE GEÇİYORLAR
NE zaman içlerinden biri AK Parti’ye geçse... YENİ Parti, hep aynı şablonu kullanıyor.
Şöyle bir şablon:
- Tehdit edildiler.
- Hapisten korktular.
- Partiyi sattılar.
Haberin Devamı
Peki geçenler ne diyorlar? Geçişlerini nasıl izah ediyorlar?
Merak ettim.
Üsküdar Belediyesi’nde AK Parti’ye geçen dört meclis üyesinin açıklamalarına şöyle bir baktım.
İşte Hüseyin Kazan, Ayhan Aydın, Tahsin Usta ve Ahmet Başbaydar’ın açıklamalarının ortak noktaları:
- “Tehdit falan yok, kendi rızamızla geçtik” diyorlar.
- Belediyenin danışmanlar tarafından yönetildiğini vurguluyorlar.
- Kararların arka odalarda alındığını öne sürüyorlar.
- Kendilerine asla kulak verilmediğini belirtiyorlar.
- Dedikodulardan ve hizipçilikten illallah ettiklerini ifade ediyorlar.
- Şaibelerden, rüşvet iddialarından bıktıklarını söylüyorlar.
Mesela Tahsin Usta.
“AK Parti’ye geçti, başkan yardımcısı yapıldı” deniliyor.
Haberin Devamı
Oysa adam, Sinem Dedetaş döneminde de başkan yardımcılığı yapmış.
Neyse...
AK Parti’ye geçenlere ağız dolusu sövmelere doyamayanların, biraz da aynaya bakıp...
Şu müthiş iletişimsizliğin, şu muazzam koordinasyonsuzluğun, şu apaçık küstürmelerin, şu süper idaresizliğin özeleştirisini vermeleri gerekir.

Ahmet Başbaydar - Ayhan Aydın - Hüseyin Kazan - Tahsin Usta
FARKINDALIK ÜZERİNE
- KÖTÜSÜ: Her şeyin farkında olmaktır.
- DAHA KÖTÜSÜ: Her şeyin farkında olduğunu sanmaktır.
EMİNE ÜLKER TARHAN NERELERDE ACABA
EMİNE Ülker Tarhan, CHP’ye törenle katıldığında şöyle demişti:
“Mazot 80 lira olmuş. Duydum geldim.”
O gün bugündür ortalıkta pek görünmüyor Emine Ülker Tarhan.
Haberin Devamı
Oysa mazot fiyatları da artıyor.

SÜREKLİ MANSUR YAVAŞ’TAN SÖZ ETMEK
SABAH / akşam Mansur Yavaş’tan söz etmek...
Mansur Yavaş açısından iyi midir, kötü müdür?
- İYİDİR diyenler... Reklamın iyisi kötüsü olmaz mottosuna sığınıyorlar.
- KÖTÜDÜR diyenler ise... Sürekli söz edilmenin getirdiği yıpratıcılığa vurgu yapıyorlar.
Mansur Yavaş ne düşünüyor olabilir bu konuda?
Sessiz ve derinden gitmeye, pek göz önünde bulunmamaya, susarak kazanmaya kendini adamış Mansur Yavaş’ın...
Kendisinden bu kadar söz edilmesinden hoşnut olmadığını düşünüyorum.

ERDOĞAN’IN GENÇLERLE BULUŞMASI
ERDOĞAN’ın Samsun’daki gençlerle buluşmasını ekranlarda izlediniz mi?
Ben izledim.
İşte o buluşmadan çıkardığım sonuçlar:
Haberin Devamı
- Erdoğan’ın keyfi dikkat çekici biçimde yerindeydi.
- Gençler çok güzel sorular sordular, bir tane bile saçmalayan çıkmadı.
- Erdoğan’ın hazırcevap karakteri zirvedeydi.
- Müziğin, özellikle halk müziğinin kuşatıcı özelliğinden sonsuz yararlanıldı.
- Erdoğan, “Çayeli’nden Öteye” türküsünü kafasını gözünü yarmadan söyleyebildi.
- Buluşmada protokol yoktu, asla sıkıcı değildi, su gibi akıp gitti.
Erdoğan’ın işte böyle sivil, eldivensiz, dinamik, enerjik programlara daha çok çıkması şart.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.