Kaptan Eda Erdem: Voleybol hayatımın doğal ve vazgeçilmez bir parçası
Tecrübeli sporcu, voleybola başladığı ilk günlerden 21 yıllık millî takım kariyerine, millî formanın kendisi için taşıdığı anlamdan Türk voleybolunun geleceğine, sporculuk sonrası hayallerinden gençlere verdiği mesajlara kadar hayatına ve voleybol yolculuğuna dair samimi açıklamalarda bulundu.
A Millî Takım formasını ilk kez 2005 yılında giyen Eda Erdem, aradan geçen 21 yıla rağmen ay yıldızlı formayı her giydiğinde aynı gururu ve sorumluluğu hissettiğini söyledi. Millî takım formasının bir sporcu için yalnızca bir forma olmadığını belirten Erdem, Türkiye’yi temsil etmenin, milyonlarca insanın ortak duygusunu sahaya taşımanın ve ülkenin kenetlenerek takımın yanında olduğunu hissetmenin kendisi için çok kıymetli olduğunu ifade etti.

“Voleybol benim için oksijen gibi; hayatımın doğal ve vazgeçilmez bir parçası”
Voleybolun kendisine yıllar içinde sabretmeyi, mücadele etmeyi, kazanırken de kaybederken de ayakta kalmayı öğrettiğini söyleyen milli voleybolcu, “Sanırım bugün beni en iyi anlatan kelimeler; çalışkanlık, samimiyet, mücadele ve istikrar olur.” dedi.

Kariyeri boyunca kazandığı çok sayıda bireysel ödülün yanı sıra voleybolda uzun yıllar boyunca üst düzey performans göstermeyi başaran Eda Erdem, bu istikrarın temelinde voleybola olan sevgisinin bulunduğunu belirtti. “Voleybol benim için oksijen gibi; hayatımın doğal ve vazgeçilmez bir parçası.” diyen Erdem, antrenmana gitmekten, rekabet etmekten, sahada olmaktan ve yeni şeyler öğrenmekten hâlâ büyük keyif aldığını ifade etti.
Bireysel ödülleri hiçbir zaman yalnızca kendisine ait başarılar olarak görmediğini de vurgulayan deneyimli kaptan, voleybolun bir takım oyunu olduğuna dikkat çekerek asıl değerli olanın takım başarısına katkı sağlarken kendi performansını da yıllar boyunca üst seviyede tutabilmek olduğunu söyledi.

“İstiklal Marşımızı hep birlikte söylediğimiz o anı tarif etmek çok zor”
Millî takımda geçirdiği uzun yılların ardından hâlâ sahaya ilk günkü heyecanla çıkabiliyor olmanın kendisi için çok kıymetli olduğunu belirten Eda Erdem, takımın Avrupa Şampiyonası boyunca gösterdiği birlikteliğe de dikkat çekti. Zorlandıkları anlarda birbirlerine inanmayı ve kenetlenmeyi hiç bırakmadıklarını ifade eden Erdem, finalin ardından tribünlere baktığı anı, takım arkadaşlarıyla yaşadığı duygu yoğunluğunu ve kupayı Türkiye’de kaldırdıkları o anı hayatı boyunca unutmayacağını ifade etti.

A Millî Takım formasını ilk kez 2005 yılında giyen ve 21 yıldır ay yıldızlı formayı başarıyla taşıyan Eda Erdem, millî takım formasının kendisi için taşıdığı anlamın yıllar içinde hiç değişmediğini söyledi. Millî takım formasını her giyişinde aynı gurur ve sorumluluğu hissettiğini belirten Erdem, Türkiye'yi temsil etmenin ve milyonlarca insanın ortak duygusunu sahaya taşıyabilmenin kendisi için çok kıymetli olduğunu ifade etti.
Millî takım formasıyla kazanılan şampiyonlukların ardından salonda İstiklal Marşı'nın okunmasının kendisi için tarif edilmesi güç bir duygu olduğunu dile getiren Eda Erdem, “Bir yanda başarmanın verdiği büyük bir gurur, diğer yanda verdiğimiz emeğin ve yaptığımız fedakârlıkların karşılığını almış olmanın huzuru var. İstiklal Marşımızı hep birlikte söylediğimiz o anı tarif etmek ise çok zor. O başarının benim için, takımımız için ve ülkemiz için taşıdığı anlamı çok daha yoğun hissediyorum. Kaç kez yaşarsam yaşayayım, alışabileceğim bir his değil.” sözleriyle millî forma altında yaşadığı gururu anlattı.
“Türk voleybolu dünyanın en güçlü ekollerinden biri olmaya devam edecek”
Türk voleybolunun son yıllarda ulaştığı seviyeyi de değerlendiren Eda Erdem, kariyerinin ilk dönemlerinde voleybolun gördüğü ilgiyle bugün gelinen nokta arasında büyük bir fark bulunduğuna dikkat çekti.

Millî Takım'ın bugün dünyanın en üst seviyesinde mücadele ettiğini, Türk kulüplerinin Avrupa ve dünyada önemli başarılara imza attığını, salonların dolduğunu ve çocukların voleybolcuları isimleriyle tanıdığını belirten Erdem, başarıların yalnızca kazanılan kupalarla ölçülmemesi gerektiğini söyledi. Bir çocuğun bir maçı izledikten sonra “Ben de voleybolcu olmak istiyorum.” demesinin de bu gelişimin ve başarının önemli bir parçası olduğunu ifade eden Eda Erdem, Türkiye'nin büyük bir sporcu potansiyeline sahip olduğunu belirterek altyapı, eğitim ve çalışma ortamlarına yapılan yatırımların sürdürülmesinin başarıların kalıcı hâle gelmesi açısından önem taşıdığını vurguladı.
Eda Erdem, federasyonun çalışmaları ve kulüplerin özverili katkılarıyla Türk voleybolunun önümüzdeki yıllarda da dünyanın en güçlü voleybol ekollerinden biri olmaya devam edeceğine inandığını dile getirdi.

“Kız çocukları beni izleyip ‘Ben de yapabilirim’ diyebiliyorsa bu beni çok mutlu ediyor”
Güçlü duruşu, azmi ve liderliğiyle özellikle genç sporcular için önemli bir rol model olan Eda Erdem, kendisini örnek alan çocuklara ve gençlere de mesaj verdi.
Kendi hikâyesinin bir çocuğa potansiyeline inanması ve hayalinin peşinden gitmesi için cesaret verebilmesinin kendisini mutlu ettiğini belirten Erdem, özellikle kız çocuklarının kendisini izleyerek “Ben de yapabilirim.” diyebilmesinin kendisi için büyük anlam taşıdığını söyledi. Gençlere başkalarının hikâyelerini tekrar etmek yerine kendi yollarını bulmaları ve kendi hikâyelerini yazmaları çağrısında bulunan Eda Erdem, başarının her zaman ilk denemede gelmeyebileceğini hatırlattı. Sabretmenin, çalışmaya devam etmenin ve zorluklar karşısında vazgeçmemenin önemini vurgulayan Erdem, kendisinin de kariyeri boyunca çalışarak, hata yaparak, yeniden deneyerek ve yeni hedefler koyarak bugünlere geldiğini ifade etti.
Aktif sporculuk kariyeri devam ederken odağının sahada olduğunu belirten Eda Erdem, hem Fenerbahçe forması hem de Millî Takım ile ulaşılabilecek her başarıya katkı sağlamak istediğini söyledi.
Röportajın tamamı için: https://yayinlar.iletisim.gov.tr/detay/ayin-tarihi-eylul-2026
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.