ESPN DeportesYoshinobu Yamamoto intenta dar el sexto triunfo seguido a los DodgersESPNWNBA playoff bracket coming into focus: Dream lock in 4-seed, Liberty are No. 8The Jerusalem PostUkraine transfers two North Korean prisoners of war to South Korea, Zelensky saysInquirerIloilo school cancels classes over ‘security concern’UOLEUA reconhece oito tentativas de suicídio no porta-aviões LincolnPunchFCT truck driver, two others held for vandalising NNPC pipelineالنهارسلاح الفصائل إلى 2027... هل اشترت بغداد الوقت لتفادي الصدام؟ynetתחזית מזג האוויר: טמפרטורות רגילות לעונהLa NaciónRusia puso retenciones cero para el trigo, la cebada y el maíz hasta fin de añoVarietyPaige DeSorbo on Healing From Domestic Violence With Her Pet: ‘Sometimes the Thing That Helps You Feel Safe Again Has Four Paws’SportstarAsian Games 2026 Live Updates, Day 6: India's Roshibina wins wushu silver, Satnam-Salman bag bronze in rowing, Indian quartet qualifies for 4x400m mixed relay final - Scores and NewsThe Sydney Morning HeraldMacau hotel puts ClearVue solar glass tech to the test
The Daily Newsstand · Free, Always
Thursday, September 24, 2026

Sanatın metalaşması - Hüseyin Yıldırım

Translate

İş dünyası veya yerel yönetimlerin “konaklama ve ağırlama” karşılığında eser toplama modeli giderek yaygınlaşıyor. Bu modelin yaygınlaşması, uzun vadede sanat emeğinin ekonomik karşılığının ve sanat piyasasının işleyişinin nasıl şekilleneceği konusunda önemli soru işaretleri yaratıyor. Bir sanatçının eserinin karşılığı “tatil ve konaklama” olamaz. Sanatçı, telifini ve eser bedelini para ile almadığı sürece üretimini sürdürebileceği finansal gücü her zaman kazanamaz. Kurumlar, sanatı desteklemek yerine düşük maliyetle usta isimlerin yaratılarını toplama yoluna gittiğinde, ortaya “sanatçıya destek”ten çok sanatsal emeğin düşük maliyetle edinilmesi sorunu çıkmaktadır. Bu nedenle söz konusu uygulama, “bedava koleksiyonculuk” olarak da eleştirilebilir.

Bir sanat eserinin oluşumu zaman ve olgunlaşma gerektirir. Özellikle birkaç günlük otel çalıştaylarında üretilmeye zorlanan resimler, “hızlı sanat” baskısı nedeniyle sanatsal nitelikten uzaklaşarak gösteri nesnesine dönüşme riski taşır.

Batı’daki saygın Artist-inResidence (Sanatçı Konuk Programı) örneklerinde amaç hızlı üretim değil; sanatçıya araştırma, üretim ve derinleşme için belirli bir süre ve çalışma ortamı sağlanmasıdır. Programların süresi ve kapsamı kurumdan kuruma değişmekle birlikte, bazı programlarda sanatçıya mekânın yanı sıra malzeme, teknik olanaklar ve burs (stipend) desteği de verilir. Eserin mülkiyetine ilişkin koşullar ise programın sözleşmesine göre değişebilir; bazı modellerde eser sanatçıda kalırken, kurum eseri edinmek istediğinde ayrıca satın alma yoluna gidilir. Dolayısıyla Türkiye’deki konaklama karşılığı eser toplama modellerinin, uluslararası rezidans uygulamalarıyla aynı kategoride değerlendirmek pek olanaklı değildir. Takas odaklı uygulamalar “Resort Art” veya “popülist turizm faaliyeti” olarak adlandırılır.

Maddi kaygısı olmayan usta veya kadrolu akademisyenler, kendi kişisel ekonomileri güvende olsa da katıldıkları bu takas modeliyle kısa vadede kişisel bir tercih yapmış olsalar da bu tür uygulamaların yaygınlaşması, sanat emeğinin genel piyasa değerini etkileyip zarar verebilir. Süreci yöneten organizatörler ise kurumlarla finansal pazarlığı yürütürken, sanatçılar üzerinde “çevre” ve “ağ” olanakları, görünürlük ve gelecekteki iş fırsatları üzerinden bir bağımlılık mekanizması oluşturma riski taşır.

Bu anlayış, piyasanın estetik olarak tektipleşmesine yol açarken, sanatçı üzerinde ciddi bir üretim baskısı da yaratabilir. Hızlı teslim zorunluluğu sanatçıyı risk almaktan alıkoyabilir, formel arayışların önünü keserek sanatı tekrara itebilir.

Durumun bir diğer tartışılması gereken etkisi de takaslı ve kayıtsız eserlerin çoğalmasıdır. Bu durum, galeriler, koleksiyonerler ve bağımsız sanat aktörleri açısından sağlıklı bir ekonomik dolaşımın oluşmasını zorlaştırabilir. İç piyasası sağlıklı işleyemeyen bir sanatın küresel bienallerde yer bulması ise zorlaşır. Ayrıca ustaların bütçeleri takas yoluyla tüketmesi, doğrudan satışla geçinmek zorunda olan genç neslin kurumsal bütçelere erişimini engeller. Oluşan hiyerarşi nedeniyle gençler, sömürü çarkına daha öğrenciyken boyun eğmeyi öğrenir.

Türk resim sanatının daha sağlıklı bir üretim ve dolaşım ortamına kavuşması, çalıştayların gerçek anlamda birer “rezidans” mantığına dönüştürülmesi, sürelerin sanatçının araştırma ve üretim yapmasına olanak verecek biçimde uzatılması ve sanatın emek, zaman ve telif gerektiren ciddi bir üretim alanı olduğunun hem kurumlar hem de sanatçılar tarafından kabul edilmesiyle olanaklıdır.

View the original on Cumhuriyet

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.