Kanser biliminde Madrid rüzgârı

Kanser tedavisinin geleceği bazen bir kongre salonunda şekillenir. ESMO, Avrupa Tıbbi Onkoloji Derneği’nin kısaltması.


Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı
Her yıl düzenlediği kongrede dünyanın dört bir yanından onkologlar ve araştırmacılar yeni bilimsel sonuçları tartışıyor.
Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO)’nun yıllık toplantısıyla birlikte, dünya onkoloji takviminin en büyük iki buluşmasından biri kabul ediliyor.
ESMO, 1975’te Fransa’da tıbbi onkolojinin ayrı bir uzmanlık alanı olarak tanınması amacıyla kuruldu. İlk kongresi Nice’te yapıldı.
Elli yıl sonra geçen yıl Berlin’de yaklaşık 37 bin kişiyi buluşturdu. Türkiye’nin de bu tarihte özel bir yeri var: Kongre 2006’da İstanbul’da düzenlenmişti.
ESMO yalnızca yeni ilaçları duyurmuyor; tedavi kılavuzları ve 2015’te geliştirdiği klinik fayda ölçeğiyle, hastanın gerçekten ne kazandığına da bakıyor.
Çünkü yeni olan her ilaç, mutlaka büyük yarar sağlıyor demek değil.
23-27 Ekim’de Madrid’de düzenlenecek ESMO 2026’da 12 büyük çalışmanın sonuçları öne çıkacak. Kişiye özel mRNA tedavisinden bağışıklık sistemini kanser hücresine yönlendiren ilaçlara kadar geniş bir gündem var. Ancak bu yıl yalnızca yeni ilaçlar değil, tedaviyi ne zaman azaltabileceğimiz de konuşulacak.
Bu dönüşümün en umut veren öykülerinden biri, küçük hücreli akciğer kanserinden geliyor. Hastalık ilk kemoterapiye çoğu zaman hızla yanıt veriyor, ne yazık ki bu yanıt sıklıkla uzun sürmüyor ve kanser yeniden ilerleyebiliyor.
Bu hastalıkta yeni bir seçenek, hastalar ve yakınları için büyük anlam taşıyor.
Bu yeni akıllı ilaç, bağışıklık hücresiyle kanser hücresini birbirine yaklaştırmayı hedefliyor. Böylece T hücreleri tümöre saldırabiliyor.
DeLLphi-305 çalışmasında ilk tedaviden sonra hastalığı ilerlemeyen hastalara farklı bir immünoterapi ilacı ile birlikte verildi.
Şirketlerin ara analiz duyurusuna göre hastalar daha uzun yaşadı ayrıntılar Madrid’de sunulacak.
Umut verici bir sonuç ama “çare bulundu” demek için erken. Kazancın büyüklüğünü, yan etkileri ve en çok kimin yarar göreceğini tam veriler gösterecek.
DAHA AZ TEDAVİ YETERLİ Mİ
Madrid’in bir başka sorusu:
Daha az tedavi yeterli olabilir mi?
MOIO çalışması, bağışıklık tedavisine yanıt veren bazı hastalarda ilacın üç ayda bir verilmesinin standart sıklık kadar etkili olup olmayacağını araştırıyor.
Henüz sonucu bilmiyoruz. Ama etkiden ödün vermeden daha seyrek tedavi mümkün olursa, hastaların yükü ve hastane ziyaretleri azalabilir.
Melanomda kişiye özel mRNA tedavisinin sonuçları da ilk kez ayrıntılı biçimde ele alınacak.
Hastanın tümörüne göre hazırlanan bu tedavinin bir antikor immünoterapisi ilacı ile nüksü ve uzak metastazı azalttığı açıklandı. Fakat faydanın büyüklüğünü ve yaşam süresine yansıyıp yansımadığını tam veriler gösterecek. Bu, herkese uygulanabilecek hazır bir “kanser aşısı” değil araştırma aşamasında kişiye özel bir tedavi.
Kongrelerde önce manşetler doğar, ardından veriler konuşur.
Olumlu sonuç her hastaya aynı ilacın verileceği anlamına gelmez, yaşam süresi, yaşam kalitesi, yan etkiler ve erişim birlikte değerlendirilmelidir.
Madrid’deki bilim şöleni, kanserin tek bir hastalık olmadığını ve tedavinin herkese aynı biçimde uygulanamayacağını hatırlatacak.
Belki geleceğin en büyük yeniliği, kime hangi ilacın yarayacağını hatta ne zaman daha azının yeterli olacağını daha iyi bilmektir.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.