Atatürk aramızda

Bu haftanın her dakikası Atatürk’e yönelik sözlerle yapılan etkinliklere ayrıldı. Bunların Cumhuriyet var oldukça da süreceğine inanıyorum. Bugünkü yazımda, onun gençlere yönelik görüşlerini öne alıyorum:
“Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların bedelidir.
Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.
Ey Türk gençliği!
Birinci görevin Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti’ni, sonsuza değin korumak ve savunmaktır.”
UYARI
Atatürk, gençlere seslenirken bununla yetinmiyor, ülkenin geleceğinde olabilecek durumları anımsatarak onları uyarıyor:
“Gelecekte de yurt içinde ve dışında, seni bu kaynaktan yoksun bırakmak isteyecek kötüler bulunacaktır. Bir gün, bağımsızlığını ve Cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan, göreve atılmak için içinde bulunduğun durumun olanak ve koşullarını düşünmeyeceksin! Dahası, böyleleri kişisel çıkarlarını, yurduna girip yayılmış olan düşmanların siyasal amaçlarıyla birleştirebilirler. Ulus yoksulluk ve sıkıntı içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.
Ey Türk geleceğinin genç kuşakları!
İşte bu durum ve koşullar içinde bile görevin, Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyetini kurtarmaktır.
Gereksindiğin güç, damarlarındaki asil kanda vardır.”
ZAMAN KAVRAMI
“Yurdumuzu en bayındır ve uygar ülkelerin düzeyine çıkaracağız. Ulusumuzu en geniş refah olanak ve kaynaklarına sahip kılacağız, ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız.
Bunun için bizce zaman ölçüsü geçmiş yüzyılların gevşetici anlayışına göre değil, yüzyılımızın hız ve hareket kavramına göre düşünülmelidir. Geçen zamana oranla daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da başarılı olacağımıza kuşkum yoktur. Çünkü Türk milletinin karakteri yüksektir.”
ÇAĞDAŞLAŞMA
Mustafa Kemal Atatürk, “çağdaşlaşma” konusundaki görüşleriyle bugün de aramızda. Ekim ayının son haftasında her yaştaki yurttaş Atatürk’ü anıyor. O, sıradan, aramızda bir yurttaşmış gibi, “çağdaşlaşma” konusuna değiniyor:
“Benim ‘devrim’ diye başlattığım bütün değişimler, çağdaşlığın gerektirdiği yeniliklere yöneliktir. Nitekim Cumhuriyetin 10. yılında yaptığım konuşma, bir çağdaşlaşma bildirgesidir. Orada, ‘Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız’ diyorum. Çünkü çağdaşlık, yerinde çakılıp kalmayı değil, dünden bugüne ilerlemeyi gerektirir. Devrim, benim anlayışıma göre kültürel alanda insanı ‘insan’ kılma eylemidir. Benim hedef gösterdiğim, çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarma, tasarladığım uygarlık hedefidir.
Kurtuluş Savaşı’na yalnızca dış düşmanları yurttan kovmak için girişilmedi, savaş sonrasında yapılanlar, yurdu sarmalamış gericiliğe tepki olarak da doğdu. Burada ayrıntısına giremeyeceğim ama yapılanlar kolay olmamıştır. Meclis’ten devletin yapısına ilişkin yasaları geçirirken birçok zorluğu aşmak zorunda kalmışızdır.
Çağdaşlaşmanın ilk adımı şudur: Ulusun gerçek kurtuluşu, toplumsal eksikliklerin bilincine vararak bundan kaynaklanan hastalığı temelinden sağaltmaya bağlıdır. Sağaltma ancak bilimsel ve fenni biçimde olursa şifa verir.”
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.