ESPN DeportesLindor gana el Premio Roberto ClementeESPNZendaya, Dinah Jane headline celebrity appearances at WNBA FinalsCNN TürkMilas Belediye Başkanı Topuz, görevden uzaklaştırıldıPunchFG offers scholarships as RHV plans to train 400 robotic specialistsThe Jerusalem PostTrump says Brazil election looked 'rigged', defeated Bolsonaro's party recognizes Lula winInquirerDOT urges establishment owners to step up water conservation amid El NiñoZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-Nachrichtenstudio한겨레손흥민에 “니하오” 외친 관중…팬들 “인종차별, 입장 권한 박탈하라”UOLLíder da oposição na Câmara pede explicações sobre pedido da PF para Flávio entregar passaporteSky TG24Carotenuto: Lula vince, ma a sinistra mancano giovani leader
The Daily Newsstand · Free, Always
Tuesday, October 27, 2026

Sanatorium'da yeni sergi: 'The Sea Peoples'

Translate

Domenico de Chirico küratörlüğün üstlendiği Guido Casaretto’nun “The Sea Peoples” başlıklı kişisel sergisi 5 Kasım – 27 Aralık 2026 tarihleri arasında Sanatorium'da sanatseverlerle buluşacak. Sergi, coğrafi ve kültürel temsil süreçlerine odaklanarak geleneklerin, nesnelerin ve zanaat pratiklerinin özgün bağlamlarından uzaklaştıklarında yineleme, yeniden üretim ve yer değiştirme yoluyla nasıl yeni anlamlar kazandığını araştırıyor.

“The Sea Peoples” sergisinde Casaretto, nesneleri ve dekoratif teknikleri kimlik, hafıza ve kültürel mirasın taşıyıcıları olarak ele alırken kültürel bilginin zaman içinde nasıl parçalandığına ve yeniden yorumlandığına odaklanıyor. Sanatçı, tekrar üretim ve aktarımı kendi dinamiklerine sahip süreçler olarak değerlendiriyor. Sergi, yer değiştirmenin maddi dünyada bıraktığı izleri ve kültürel anlamların farklı coğrafyalarda geçirdiği değişimleri görünür kılıyor.

REKLAM

Serginin merkezinde yer alan A FEW CAME BACK FROM MELBOURNE adlı çalışma, 1950’ler ve 1960’larda Levant bölgesinden, özellikle Avustralya’ya uzanan göç hikâyelerinden hareket ediyor. Casaretto, göçle birlikte ortaya çıkan maddi kopuşları, insanlar ve geride bıraktıkları yerler arasında bağ kuran nesneler üzerinden ele alıyor. Göç edenlerin ailelerine gönderdikleri ya da ülkelerine dönerken beraberlerinde getirdikleri nesneler, zamanla özgün coğrafi ve tarihsel bağlamlarından uzaklaşarak evlerin bir parçasına dönüşüyor. Bu nesneler kronolojik ve kültürel anlamlarını yitirdikçe, taşıdıkları hatıranın kendisi öne çıkıyor. Hindistan kökenli bir Buda tasvirinin, uzaktaki bir aile üyesini hatırlatan simgesel bir nesne olarak kullanılması, kişisel hafızanın nesnenin kökeninden bağımsız biçimde nasıl kurulduğunu ortaya koyuyor.

REKLAM

MARMARO 2 serisinde ise sanatçı, doğal oluşumlar ile insan eliyle gerçekleştirilen yeniden üretim arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Mermerin bünyesinde taşıdığı jeolojik tarihe ve bu doğal dokuyu yansılamak üzerine gelişen zanaat geleneklerine duyduğu ilgiden yola çıkan Casaretto, gerçek mermerin kullanılmasının mümkün olmadığı duvar ve tavanlarda mermer görünümü yaratan sıva (stucco) ustalarının uygulamalarını yeniden ele alıyor. Yapay plakalar üzerine şekillenen çalışma, tarihî Zografyon Lisesi’nin giriş zeminine gönderme yapıyor. Doğal köken ile insan yapımını aynı yüzeyde buluşturan eser, malzemenin katmanlarını birer tarih ve hafıza alanı olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

REKLAM

YOUR WELL TRAVELED UNCLE 2 serisinde ise dekoratif üslupların özgün kültürel bağlamlarından koparak farklı coğrafyalarda yeniden üretilmesini konu alıyor. Başlangıçta Doğu Asya’nın ev içi mekânlarında gelişen görsel biçimler, sanayi üretiminin yaygınlaşmasıyla Batılı zanaatkârlar tarafından uyarlanıyor. Sömürgeci ticaret ağları aracılığıyla Avrupa pazarlarına taşınan bu gelenekler, zamanla kolayca çoğaltılabilen ürünlere dönüşüyor. Bu süreçte yerel zanaat bilgisi, özgün bağlamından uzaklaşarak seri üretimin bir parçası hâline gelirken, farklı kültürlere ait estetik biçimler aynı zamanda toplumsal statünün göstergesi olarak yeniden konumlanıyor.

REKLAM

Guido Casaretto’nun The Sea Peoples sergisi, nesnelerin ve geleneklerin bir yerden başka bir yere taşınırken yalnızca biçim değiştirmediğini, anlamlarının da yeniden kurulduğunu ortaya koyuyor. Göç, maddi kültür, zanaat ve tarih arasındaki ilişkileri bir araya getiren sergi, kültürel mirasın sabit ve değişmez bir bütün olmaktan ziyade karşılaşmalar, aktarımlar ve yeniden üretimlerle şekillenen bir süreç olduğuna işaret ediyor.

View the original on Habertürk →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.