וואלהאירוע ירי בטמרה - חשוד נעצרCNN TürkİSTANBULKART 1 TL ÖĞRENCİ ABONMAN BAŞVURUSU 2026| İBB aylık 1 TL öğrenci abonmanı başvurusu nasıl yapılır, kimler başvurabilir?PunchFlood alert: Lagos orders vulnerable residents to relocateESPN DeportesMéxico apunta a Monterrey para jugar en noviembreInquirerVP trial Day 28: Defense to cross-examine SEC execBollywood HungamaThe Vvaan makers acquire sync rights after Sargam Vaish’s copyright claim over ‘Aigiri Nandini’ESPNDart's injury hinders Giants as Stafford, Rams pick up MNF winInquirer EntertainmentAnne Curtis responds to ‘retokada’ claims, comments about daughter DahliaSözcüÖdülü duyan sokak sokak aramaya çıktı: 3 milyon lira verilecekBusiness AMDe oorlogen in Oekraïne en Iran bewijzen hoe hard moderne oorlogsvoering is veranderd20 MinutenRettungshund Tsunami erhält zum Ruhestand eine StatueCumhuriyet2026 KYK burs ve kredi başvuruları ne zaman başlayacak? GSB başvuru tarihleri, şartları ve e-devlet adımları
The Daily Newsstand · Free, Always
Tuesday, September 22, 2026

Husiler kimin adına savaşıyor? Mekke İttifakı’nın ilk büyük sınavı mı

Translate

Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik son saldırılarına da tam olarak böyle bakmak gerekiyor. Yemen’den fırlatılan füze sadece Suudi Arabistan’ı hedef almıyor. Bölgedeki dengeleri, hatta yeni bölgesel güvenlik mimarisini aynı denklemin içine sokuyor;

- Husiler gerçekte kimin adına hareket ediyor?

- Mekke İttifakı, Türkiye’ye ne kadar ileri gitme yükümlülüğü getiriyor?

- Türkiye, Suudi Arabistan’ı savunurken İran’la karşı karşıya gelmeden bu dengeyi sürdürebilir mi?

HUSİLER İRAN’IN VEKİL GÜCÜ MÜ

Husiler, yani Ensarullah, Yemen’in içinden çıkmış bir hareket. Kendi siyasi tarihi, toplumsal tabanı, Yemen’e ilişkin hedefleri ve karar mekanizmaları var.

Ancak yıllar içerisinde İran ile kurdukları askeri ve siyasi ilişki de inkâr edilemeyecek ölçüde derinleşti. İran’ın sağladığı askeri teknoloji, eğitim ve siyasi destek Husilerin kapasitesinin gelişmesinde önemli rol oynadı. Fakat buradan, “Tahran düğmeye basıyor, Husiler füzeyi atıyor” kadar doğrusal bir ilişki çıkarmak akademik olarak da stratejik olarak da sorunlu. Çünkü bir vekil aktör, onu destekleyen devletin bütün emirlerini yerine getiren bir askeri birlik olmak zorunda değil. Modern vekâlet savaşlarının en karmaşık tarafı tam da burada;

Haberin Devamı

- Devlet ile devlet dışı aktörün çıkarları kesişebilir; ama her zaman örtüşmeyebilir.

- Husiler İran’dan destek alırken, kendi Yemen ajandalarını da yürütüyorlar.

- İran’ın bölgesel stratejisiyle önemli ölçüde çıkar ortaklığı bulunan ancak kendi karar kapasitesine de sahip silahlı bir aktör.

- Bu ayrım çok önemli. Çünkü Husilerin her saldırısını doğrudan İran saldırısı olarak kabul ederseniz verilecek karşılığın niteliği de değişir. Ve yerel bir çatışmayı çok hızlı biçimde devletlerarası savaşa dönüştürebilirsiniz.

PEKİ NEDEN SUUDİ ARABİSTAN

Suudi Arabistan-Husi çatışması yeni değil. Yemen savaşı boyunca Suudi Arabistan toprakları balistik füze ve İHA saldırılarının hedefi oldu. Enerji tesislerinin vurulması ise çatışmanın yalnızca askeri değil, küresel ekonomik sonuçlar yaratabileceğini gösterdi. Bugünkü tabloyu farklı kılan ise bölgesel mimarinin değişmiş olması. Artık Husilerin karşısında yalnızca Riyad yok;

Haberin Devamı

- Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması var.

- Anlaşma, taraflardan birinin güvenliğine yönelik saldırının diğerlerini de ilgilendirdiği kolektif savunma anlayışını içeriyor.

- Dolayısıyla Husilerin, Suudi Arabistan’a yönelik her ciddi saldırısında artık başka bir soru da masaya geliyor:

Ankara ve İslamabad ne yapacak? Mekke İttifakı şimdi ilk ciddi krizlerinden biriyle karşı karşıya.

FİDAN’IN CÜMLESİNİ DİKKATLİ OKUMAK GEREKİYOR

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın NTV yayınında söyledikleri bu nedenle önemli. Fidan, Suudi Arabistan’ın askeri ihtiyaçlarına değinirken Türkiye’nin özellikle “belli teknik konularda”, bu ihtiyaçların karşılanmasında sıkıntı yaşamayacağını söyledi. Ayrıca ittifakın kurumsallaşmasında personel gönderilmesi ve karargâh oluşturulması aşamasına gelindiğini anlattı;

Haberin Devamı

- Buradaki kritik ifade bence teknik ihtiyaçlar. Çünkü teknik askeri yardım ile savaşa asker göndermek aynı şey değil.

- Hava savunma sistemleri başka bir şey. Radar ve erken uyarı desteği başka. İstihbarat paylaşımı başka. Elektronik harp kapasitesi başka. Türk askerinin doğrudan çatışmaya katılması ise bambaşka bir eşik.

- Bu nedenle Ankara’nın atacağı adımları değerlendirirken hepsini aynı sepete koymamak gerekiyor.

ANKARA’DAKİ HUKUKİ EŞİK

Türkiye’nin uluslararası bir savunma anlaşmasına taraf olması ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yabancı bir ülkeye gönderilmesi aynı hukuki süreç değil. Anayasa’nın 92’nci maddesi, milletlerarası anlaşmaların veya uluslararası nezaket kurallarının gerektirdiği durumlar dışındaki yabancı ülkelere asker gönderme konusunda TBMM’ye yetki veriyor. Bu nedenle kamuoyunda bazen kullanılan “asker gönderme yasası” ifadesi teknik olarak meseleyi tam karşılamıyor. Burada iki ayrı hukuki aşamayı izlemek gerekiyor;

Haberin Devamı

- Birincisi, Mekke Anlaşması’nın Türkiye açısından TBMM’de onaylanması ve yürürlüğe girmesi.

- İkincisi ise bu anlaşmanın uygulanmasının Türk askerinin yurtdışında görevlendirilmesini gerektirmesi halinde ortaya çıkacak anayasal süreç.

- Dolayısıyla şu aşamada “Anlaşma imzalandı, Türkiye artık otomatik olarak asker göndermek zorunda” demek doğru olmaz. Aynı şekilde anlaşmanın nihai hükümleri ve uygulanacak görevin hukuki niteliği görülmeden “Türkiye hiçbir koşulda asker gönderemez” demek de fazla kesin olur.

- Asıl takip edilmesi gereken soru: “Riyad Ankara’dan teknik destek mi isteyecek, yoksa bir aşamada fiilî askerî katkı mı talep edecek?”

PAKİSTAN FAKTÖRÜ NEDEN ÖNEMLİ

Haberin Devamı

Mekke İttifakı’nın üçüncü ayağı Pakistan. Pakistan nükleer silaha sahip. Güçlü bir ordusu var. Suudi Arabistan ile köklü askeri ilişkileri bulunuyor. İran’la sınır komşusu. Çin’le stratejik ilişkisi var. Hindistan’la ise tarihsel rekabet içerisinde. Bu nedenle Pakistan’ın Mekke İttifakı’nda yer alması basit bir diplomatik katılım değil.

Ama Pakistan’ın da önemli bir sorunu var: İran’ı karşısına almadan Suudi Arabistan’ın güvenliğine nasıl katkıda bulunacak? Aslında Ankara ile İslamabad’ın karşı karşıya olduğu stratejik soru birbirine çok benziyor. Caydırıcılık sağlayacaklar ama savaşın içine çekilmeyecekler.

İRAN İÇİN YENİ BİR ÇEVRELENME Mİ

Tahran’ın Mekke İttifakı’nı nasıl okuyacağı bu nedenle çok önemli. İran açısından haritaya bakalım. Batıda Türkiye. Güneyde Suudi Arabistan, doğuda Pakistan.

Bu üç ülkenin giderek kurumsallaşan bir güvenlik yapılanmasında bir araya gelmesi, Tahran’da doğal olarak yakından takip edilecektir.

Ancak buradan otomatik biçimde “İran’a karşı ittifak kuruldu” sonucuna varmak için elimizde yeterli veri yok. Nitekim Ankara’nın açıklamalarında tam tersine savunma ve bölgesel istikrar vurgusu öne çıkıyor. Fidan’ın Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların İran ile ABD arasındaki çatışmanın bir parçası haline getirilmemesi gerektiğini söylemesi de Ankara’nın kurmaya çalıştığı dengeyi gösteriyor. Türkiye bir taraftan Riyad’a güvenlik garantisi veren yapının içinde. Diğer taraftan İran’la doğrudan cepheleşmek istemiyor.

DÖRT SENARYO

Bundan sonrası için tek bir gelecek yazmak doğru olmaz.

- Birinci senaryo- Teknik caydırıcılık: Türkiye, Suudi Arabistan’a hava savunması, erken uyarı, radar, elektronik harp, İHA karşı tedbirleri veya istihbarat alanlarında destek verir. Pakistan benzer biçimde savunma desteğine katkıda bulunur. Bu, ittifakın “savunma” karakterini koruyan model olur.

- İkinci senaryo- İttifak aynı zamanda diplomatik mekanizmaya dönüşür: Ankara ve İslamabad, Riyad’a güvenlik desteği verirken Tahran’la iletişim kanallarını kullanır. İran da Husiler üzerindeki etkisini gerilimi sınırlamak için kullanır. Bu durumda Mekke İttifakı yalnızca askeri caydırıcılık değil, kriz yönetimi aracı haline gelebilir.

- Üçüncü senaryo- Büyük bir saldırı dengeyi değiştirir: Husilerin Suudi Arabistan’da kritik enerji altyapısına yönelik ağır bir saldırısı veya yüksek can kaybına yol açan bir operasyonu Riyad’ın daha kapsamlı askeri destek istemesine neden olabilir. İşte o zaman Mekke İttifakı’nın metnindeki ifadeler ilk kez gerçek anlamda test edilir.

- Dördüncü senaryo ise en risklisi- Bölgesel bloklaşma: Mekke İttifakı genişler. İran bunu kendisine karşı bir güvenlik kuşağı olarak algılar. Tahran da kendi ortaklıklarını güçlendirir. İsrail, ABD ve Çin yeni dengeye göre pozisyonlarını yeniden ayarlar.

HARİTAYI BÜYÜTELİM

Çünkü aslında tartıştığımız şey Yemen değil. Kızıldeniz, Babülmendep, Süveyş, Hürmüz. Diğer bir deyişle; enerji güvenliği ve fiyatları, deniz ticaret yolları... Yemen’deki bir çatışmanın ekonomik maliyeti binlerce kilometre uzağa taşınıyor.

ASIL SORU TÜRKİYE İÇİN

Mekke İttifakı, Türkiye’ye önemli bir stratejik alan açıyor. Bu nedenle bundan sonra Yemen’den atılan füzelere bakarken yalnızca nereye düştüğünü izlememek gerekiyor. Riyad’ın Ankara’dan ne isteyeceği, Pakistan’ın nasıl bir sınır çizeceği ve Tahran’ın Mekke İttifakı’nı nasıl okuduğu önem taşıyor.

Çünkü asıl mesele Türkiye’nin, kurulmasına öncülük ettiği yeni güvenlik mimarisinin caydırıcılığından yararlanırken, kendi seçmediği bir savaşın içine çekilmemesini nasıl sağlayacağında... Mekke İttifakı’nın gerçek sınavı da belki tam olarak budur.

View the original on Hürriyet

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.