ESPNOhtani 'considerably' healthier, expected back in Dodgers' lineup WednesdayThe Jerusalem PostChina's US ambassador warns about 'red lines' ahead of Trump, Xi meetingESPN DeportesWNBA: ¿Quién puede detener a Kelsey Mitchell y Caitlin Clark?InquirerCalapan City launches citizen registry projectUOLLíder opositora é impedida de retornar à VenezuelaThe Hollywood ReporterFormer Miramax Exec Munika Lay Teams With Indie Producer Toni Wang to Launch Luna MediaRapplerAuditors flag gaps, missing docs in OVP’s P168-M disaster aidRMF24Stygmaty, śledztwa i cuda. Kim naprawdę był Ojciec Pio?CNN BrasilTRE-RJ libera candidatura de Rueda por unanimidade3DNewsВ Китае доля угольной энергетики впервые опустилась ниже 50 % по итогам первого полугодияMalay MailUpgraded Asean trade deal brought forward to end-2026, says Singapore DPMسكاي نيوز عربيةالرئيس الإيراني يصل إلى نيويورك
The Daily Newsstand · Free, Always
Wednesday, September 23, 2026

Dokuz mezar taşı aranıyor

Translate

Rahmi Temel, Atakan Alagöz, Aydın Demirci, Nidai Duman, Aydın Gencer, Nacican Keskin, Onur Alp Demir, Eyyüp Enes Cesur, Abdülbaki Mirzaoğlu...

Adlarını ya hiç duymadınız ya da unuttunuz. Denizciydiler. Şimdi kayıplar.

2 Eylül’de “son dakika” diye öğrendik: Tuğberk İmamoğlu gemisi, Alsu isimli tankerle çarpışmasının ardından Silivri açıklarında battı. Birinci kaptan Yaşar Kayhan’ın cesedi günler sonrasında bulundu. Gemideki diğer 9 denizci ise...

Cümleyi tamamlayamadım. Zira “Vazgeçmeyin” diye çığlık atan çocuklar, eşler, anneler, babalar var. Evet, kayıp denizcilerin aileleri unutulduğunu düşünüyor ve çırpınıyor.

Çünkü devletin farklı farklı yetkilileri ailelere sırasıyla demiş ki...

1- Deniz Kuvvetlerinin elinde enkazı çıkaracak teknoloji yok.

2- Bir özel firma bulundu.

3- Enkaz çok derindeymiş, naaşlara ulaşmak mümkün değil. Bir cenazeye sahip olmak isteyen aile yakınları da haklı olarak şunları söylüyor:

“Enkazın çıkarılamayacağı yönündeki teknik değerlendirmenin hangi verilere, incelemelere ve hesaplamalara dayandığı açıklanmadı. 720 metre derinlik, tek başına kurtarmanın teknik olarak imkânsız olduğunu göstermez. Dünyada çok daha büyük derinliklerde enkaz ve insan çıkarıldığı operasyonlar gerçekleştirildi. 2009 yılında Atlas Okyanusu’na düşen uçağın enkazı 3 bin 980 metre derinlikten, 2012’de düşürülen Türk Hava Kuvvetleri’ne ait uçaktaki pilotların naaşları ise 1260 metre derinlikten çıkarıldı.”

Haliyle... Başta Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na ve CİMER’e dilekçeler sunan aileler şu talepte bulunuyor:

“Gemi inşaat mühendisi, deniz kurtarma mühendisi gibi uzmanlardan oluşan bağımsız bir uzman heyeti oluşturulsun. Uygulanabilir kurtarma yöntemleri ve firmalarla yapılan görüşmeler raporlansın. Yapılamıyorsa mağdur ailelere sözel olarak değil gerekçeli teknik raporla açıklansın. Derin deniz kapasitesine sahip kuruluşlardan ve firmalardan yazılı teknik yöntem ve yapılabilirlik görüşü alınsın. Bütün geminin kaldırılması dışındaki; kişilerin tek tek çıkarılması, kontrollü erişim açıklığı oluşturulması, ilgili gemi bölümünün kaldırılması veya enkazın sığ suya taşınması seçenekleri ayrı ayrı değerlendirilsin.

Bilirkişi ve bağımsız kuruluş raporları tamamlanmadan, yalnızca derinlik veya genel nitelikli sözlü değerlendirmelere dayanılarak kurtarma çalışmaları kesin biçimde sonlandırılmasın. Teknik olarak zor olsa da denensin, devletimiz kayıplarından vazgeçmesin.”

Ailelerin istediği mucize değil; şeffaflık, bilimsel bir rapor ve son ana kadar mücadele. Teknoloji var, dünyadaki ve Türkiye’deki örnekler ortada, firmalar hazır. Eksik olan tek şey bir talimat ve irade. Bir mezar taşına, sarılacak bir cenazeye hasret bu insanları görmezden gelerek; devlet, kendi denizcisini 720 metre derinlikteki karanlığa terk edemez.

View the original on Cumhuriyet

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.