ESPN DeportesVolk noquea a Evloev y retiene el título peso plumaInquirerSuspect in RPG attack on Maguindanao mayor arrestedESPNFollow live: Brewers' Frelick smashes solo homer to tie the score한겨레‘정수빈 기 받은’ 김보미와 ‘관록’의 임정숙 결승서 맞대결UOLLula x Flávio nas novas pesquisas de segundo turno: veja números atualizadosRappler[Two Pronged] My love and sex life are complicated, and I want a committed relationshipZDF heuteAktuelle Pressemitteilungen des ZDFLenta.ruМаск выступил с жестким заявлением по Украине中国新闻网窑火、稻浪与茶香 缅甸青年用镜头定格云南临沧乡村振兴新貌BBC NewsBudget to include £1bn for social and affordable housingRai NewsMotoGP: Marquez vince la Sprint e vede il titolo. Gara rimandata causa pioggiaSportstarAtletico Madrid vs Deportivo La Coruna player ratings — Alvarez grabs winner as Atletico closes gap at top of La Liga
The Daily Newsstand · Free, Always
Sunday, October 25, 2026

Muhalifçilik oyunu

Translate

Asrın soygunuyla ilgili olarak TBMM’ye gelen yasa önerisi, 22 Ekim’de kabul edilerek yasalaştı. Bu kapsamda 17 Eylül 2026 öncesinde fonlarını satmak için talimat veren ancak işlemi tamamlanamayıp parası bloke olan 250 bin yatırımcı “alacaklı” yerine “fon pay sahibi” sayılarak tasfiye sürecine alındı. Böylece yaklaşık 250 bin kişinin parasına çökülmüş oldu.

İktidar, kritik önergelerle yasanın olduğu gibi geçmesini sağlarken muhalefet kanadı, vatandaşların hak kaybına uğrayacağını belirterek özellikle AKP’nin gece yarısı sunduğu bu önergeye karşı çıktı.

Bu tartışmalara karşın iş oy kullanmaya gelince ne yazık ki tanıdık bir manzara yaşandı. Oylama sonucu henüz TBMM’nin resmi sitesinde yok ancak muhalefet partilerinden 157 vekilin oylamaya katılmadığı, yalnızca 105 vekilin ret oyu verdiği ve yasanın 243 oyla kabul edildiği bilgisi sosyal medyada paylaşıldı.

İŞLEVİNİ YİTİREN MECLİS

TBMM’nin çok uzun zamandır yalnızca iktidarın yasa önerilerini onaylayan bir kurum haline geldiğinin son kanıtı bu yasa oldu.

Muhalefetin son derece önemli yasalarda bile Meclis’te gereken çoğunluğu sağlamayıp daha baştan “nasılsa iktidarın istediği olur” tavrına girmesi, kendilerinin de Meclis’in işlevini yitirdiğinin farkında olduklarını gösterir.

Bu durumda, umutsuz bir çabayı varlıklarının gerekçesi olarak kullanmış oluyorlar ve sonuçta o işe yaramayan varlık, iktidarın yasalara aykırı tüm uygulamalarına “yasallık” kılıfı geçirmesine yol açıyor.

ANAYASAYA AYKIRILIĞI DESTEKLEYEN ‘MUHALİF’ VEKİLLER...

Yakın dönemde yaşanan çerçeve yasa oylaması bu bakımdan, özellikle de muhalefetin davranışlarındaki ikiyüzlülük açısından, yasama tarihine geçti. Anayasaya aykırı bir şekilde PKK terör örgütüne af getiren yasaya karşı Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açmak için son gün 19 Ekim’di.

Ancak bunu yapabilecek olan ana muhalefet partisi YENİ Parti yönetimi, onun yerine yeni genel merkez binasında DEM Parti ekibiyle buluşup gülerek pozlar verdi, yasanın uygulanması için saatlerce görüştü.

Çerçeve yasaya kabul oyu veren Özgür Özel’in “Ben ve yönetim evet diyerek partinin genel tavrını belirleyeceğiz” açıklamasından sonra, 54 YENİ Partili vekilin “ret” oyu vermesinin tepkileri dizginleme yöntemi olduğunu aylar önce yazmıştım. Bunu yalanlamak için “belki AYM’ye giderler” diye umutlananlar oldu ama onlar da gerçeği 19 Ekim’de gördüler.

Çerçeve yasaya başından beri karşı olan, tam kadro “ret” oyu veren İYİ Parti ise AYM’ye başvurabilmek için gereken 120 milletvekili oyunu toplama konusunda herhangi bir girişimde bulunmadı. En azından ret ya da çekimser oyu verenler ile oylamaya katılmayanlardan imza toplamaya çalışabilir, bu konudaki kararlılığını gösterebilirdi ama onların sessizliği de şaşırtmadı.

TOPLUMSAL TEPKİYİ SİYASETE YANSITMAMA SORUNU 

Bu durumda soru şudur: TBMM’nin yalnızca iktidarın meşrulaşmasına yaradığı ve her türlü hukuksuzluğun uygulandığı bir ortamda, nereye kadar muhalifçilik oynamaya devam edilecek?

Muhalefet de işine geldiğinde rahatlıkla anayasayı çiğniyorsa iktidarı anayasaya uymamakla eleştirdiklerinde kim kulak verecek?

En haklı olunan mücadelelerde, 1 Mayıs’larda, 19 Mart’tan sonraki süreçte protesto gösterilerine katılanlar, bizzat ana muhalefet lideri tarafından “evinize gidin” denilerek sindirildiyse, toplumsal tepki aylarca etkisiz mitinglerde kalabalıklara “Yiğidim aslanım” şarkısı dinletilerek sönümlendirildiyse şimdi aynı kişi “Gün meydanlara çıkma, sokaklara akma, mücadeleyi yükseltme günüdür” dediğinde ona kaç kişi güvenecek?

Sanki Türkiye bir Kuzey Avrupa ülkesiymiş gibi, Temmuz 2024’te ışıkları açıp kapamayı, Ocak 2025’te kırmızı kartı, Ekim 2026’da siyah bantı muhalefet etme yöntemi olarak ortaya atanların bir sonraki etkisiz yöntemi nedir?

Emekçiler, cumhuriyetçiler ve laiklerden oluşan çok geniş bir halk kesimi, emperyalizmin kumandasındaki siyasal İslamın neoliberal politikalarının altında 25 yıldır ezilirken, korku, iftira ve şantajla tüm muhalifler susturulmak istenirken, laik cumhuriyet tasfiye edilirken oluşan toplumsal tepkiyi siyasete kanalize etmiyorsanız, niyetiniz sorgulanır!

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.