Ahmet Taner Kışlalı; 27 yıl önce işlenen alçakça cinayet!

Ülkemizin çok önemli değerlerinden, devrim şehidimiz, bilim insanı, eğitimci, siyasetçi, Kuvayı Milliyeci aydın Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı ağabeyimi-dostumu, 21 Ekim 1999’da Ankara’da, evinin önünde, arabasının üstüne konan bomba ile aramızdan kopardılar. ADD genel başkan yardımcısı idi, Gn. Bşk. Yekta Güngör Özden ile.
Hemen ardından biz de bir yıl yakın polis korumasına alındık Edirne’de, ADD Şb. Bşk. ve Gn. Mrk. Yönetim Kurulu üyesi olarak. Çok sayıda konferansımızı izleyen yakın koruma polisimiz, aylar sonra çarpıcı bir itirafta bulunmuştu: “Ahmet Hoca’m, siz solcuların da yurdumuzu sevdiğini görmekten memnun oldum.” (...)
Kışlalı öğretmenimizi Edirne’ye konferanslara çağırmıştık (davet etmiştik). ADD Genel Merkezi ile İzmir’de Uluslararası Atatürk Kurultayı düzenlemiştik (bize çeviri sorumluğu vermişti). Anadolu’da birçok yerde birlikte olmuştuk ADD’nin Aydınlanma çalışmalarında.
Emperyalizmin ülkemizi karıştırmak ve Aydınlanma Devrimlerimizi baltalamak için bu sefil cinayetleri işlediğini-işlettiğini çok iyi biliyoruz. NATO-Kontrgerilla ülkemizde çok rahat kışkırtmalar (provokasyonlar) yapabilmekte.
Bu acı ve kabul edilemez, sürdürülemez gerçeğin altını bir kez daha çiziyor ve devletimizi gene uyarıyoruz:
Devletin en temel görevi halkının yaşam hakkını korumaktır. TC bunca aciz ve çaresiz değildir, olamaz!
Türkiye Cumhuriyeti tüm kurumları ile iktidarı ile, hükümeti ile... bu asla kabul edilemez cinayet, sabotaj ve hatta toplu kırımlardan, istikrarsızlaştırmadan ulusunu her koşulda ve mutlaka tam korumakla yükümlüdür.
Bu cinayetler, kara propaganda, destabilizayon, her türlü komplo mutlaka açığa çıkarılmalı, ilgili devletler şiddetle kınanmalı ve uluslararası kurumlara, kamuoyuna duyurulmalı, gerektiğinde nota verilmelidir.
Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi, BM-GK kurumları etkin olarak kullanılmalıdır.
Tersi durumda iktidarlar bu suçlara ortaktır. Örneğin “çerçeve yasa” iktidarın suçüstü belgesidir, reddediyoruz!
Atatürkçü Düşünce Sistemi’nin ve Türkiye’nin devrimci birikiminin yılmaz savunucusu, centilmen devrimci Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı Türk ulusuna ve Kemalizm’e verdiği eşsiz katkılardan dolayı minnet, şükran, sevgi ve saygı ile anıyor; emeği, sevgin (aziz) anısı önünde saygı ile eğiliyoruz. Yazdıklarını yaygın oku(t)malıyız.
Çağdaşlaşma-Anadolu Aydınlanması=Kemalizm savaşımını (mücadelesini) elbette sürdürecek ve hiç ama hiç kuşku yok, başaracağız bu topraklarda! Ok hedefe atılmıştır ve geri dönüşü asla söz konusu değildir.
Yineliyoruz: Cumhuriyetimizi, bağımsız devletimizi hukukumuzu, yaşam hakkımızı, ulusumuzun tüm dünya ulusları içindeki egemen-eşit onurlu konumunu her durumda ve sonsuza dek koruyup kollayacağımızı ve bunda mutlaka başarılı olacağımızı dünya aleme kararlılıkla ve en yüksek düzeyde meşrulukla haykırıyoruz.
Kurucusu M. Kemal Atatürk’ün öngördüğü ve buyurduğu üzere, Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek (ilelebet) başı dik ve onurlu yaşayacak, yaşatılacaktır (payidar kalacak); mutlu ve başarılı yengin (muzaffer) olacaktır.
Çeyrek yüzyıldır giderek koyulaşan son emperyalist salvo dinci-faşist saldırı ve kuşatma da mutlaka aşılacak, Türk Devrimi “6 ok” ile, bilimsel akılcılık ekseninde kendini güncelleyerek ve yenileyerek, sürekli devrimcilikle hedeflerine taşınacaktır. Bu hedef, çağcıl uygarlık (muasır medeniyet) düzeyini aşmaktır, olanaklı ve gerçekçidir.
Ustadan aktaralım: “Laiklik, yalnız din ve devlet işlerinin ayrılması değil, aklın ve bilimin özgürleşmesidir.”
Anadolu ihtilalinin saygın ve yiğit öncülerinden Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı ve savaşımını, saygın emeğini, devrimci aydınlığını, sevgin (aziz) anısını selamlıyoruz 27 yıl sonra bir kez daha. “Kutsal İsyan-Kutsal Barış”ı (H. İzzettin Dinamo) eriştiği yerden sürdürecek ve hedefine taşıyacağız, kutsal görev omuzlarımızdadır.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.