ESPN DeportesTigres se equivoca y permite el primero de la visitaInquirerSara Duterte snubs Senate hearing on OVP budgetThe Jerusalem PostChina sends naval forces to monitor US warship near disputed shoalDaily MaverickMusk ordered slowdown of Starlink service used by Ukraine’s military, WSJ reportsESPNFollow live: Spurs' defense ignites fans, cuts deficit vs. ThunderPunchAbuja bizman arrested over alleged $120m fraud한겨레한국 여자 축구 FIFA 순위 17윌…3년 4개월 만의 최고 성적Bollywood HungamaRamayana: Part 1 tax-free in West Bengal: CM confirms exemption for Ranbir Kapoor starrerSRF NewsSpaceX und Tesla – Elon Musk: «Ich denke, eine Fusion wäre eine gute Idee»ZDF heuteAktuelle Pressemitteilungen des ZDFBusiness AMBusiness AM Sudoku’s 21-10-2026The Sydney Morning HeraldBestselling author Bonnie Garmus delivers another screwball classic
The Daily Newsstand · Free, Always
Wednesday, October 21, 2026

‘Muteber’ şikâyetçinin itirafı

Translate

“Ben ‘Yani siz kara para aklıyordunuz aslında’ diye sordum. Sinan Çampınar ‘Evet öyle, telefonda çok şey oluyor ama ben tırsıyorum Murat Bey’ diye cevap verdi. Ben de kendisine ‘Tırsmayın, doğruyu anlatın’ dedim. Bu görüşmenin videosunu ve deşifresini tarafınıza sunuyorum.”

Murat Ağırel’in ifadesinden bir paragrafı okudunuz. Kendi ticari yararları için Murat’a haber yaptırmak isteyen Sinan Çampınar’ın kendisi aslında şaibeli biriydi. Keza, karapara aklama suçunu işlediğini Murat’a itiraf ediyordu. Murat da haliyle Çampınar’ın iddialarına titizlikle yaklaşıyordu. Bugün gazeteci dostumuz, sahte belge verdiğinden şüphelendiği o karaparacı adamın şikâyetiyle cezaevinde.

Meslekte çeyrek yüzyılım dolmak üzere. Ne iddialar ne belgeler ne kaynaklar gördü bu gözler. Çok yangınla, kasırgayla, depremle sınandık. Tüm bunlar, deneyimi ve tedbiri de hayatımızın bir parçası haline getirdi. Öyle sınavlarla karşılaşırsın ki meslekte, gün olur bir kaynağın, ileride tuzağa düşürmek isteyeceği asıl haber öncesinde sırf güvenini kazanmak için sana bir olta attığını bile anlarsın. Hal böyle olunca, şüphe, başka mesleklerde olmayacak kadar bizim hayatımızın merkezindedir.

Murat da tam da bu şiarla çalıştı hep. Bugün konuşulan Sarıgül dosyasında da, onu hedefe sokan Gökçek dosyasında da... Ama işte mızrak çuvala sığmıyor. O kadar açık bir hukuksuzluk var ki, çıplaklığı ne yapsalar kapanmıyor, kapanmayacak.

Şimdilik, sadece iki konuya işaret edeceğim.

1- Almanya’dan gelip Murat hakkında şikâyetçi olan karaparacı Sinan Çampınar adlı kişinin dediklerine “kesin doğru” muamelesi yapan bir yargı sistemi var. Yetmiyor, aynı yargı sistemi Murat’ın karşı hiçbir delilini dikkate almıyor. Bitmiyor, bir karaparacının şikâyetiyle Murat önce “karapara” sonra “örgüte yardım” ile soruşturuluyor. Sonunda da bir gazeteci delilsiz, olgusuz, ispatsız bir şekilde cezaevine gönderiliyor. Sahi, bu Sinan Çampınar’ı kim size muteber gösterdi? O muteber şikâyetçinizin suçlarını ve kim olduğunu soruşturmak neden aklınıza gelmiyor?

2- Acaba Sinan Çampınar, bir iktidar milletvekili ile ailesinden şikâyetçi olsaydı ve yine Murat’a haber yaptırmak isteseydi... Murat yine “Neden bu haberi hemen yapmadın, neden belgeleri kontrol ettin, neden şüphelendin” diye tutuklanır mıydı?

Ne diyordu Sinan Çampınar dilekçesinde Murat’a dair:

“Murat Ağırel’e teslim ettiğimiz materyallerin kısa sürede Sarıgül tarafınca öğrenilmiş olabileceğine dair izlenimim Türkiye’ye gelerek şahsen ifade vermemiş olmamın önemli nedenlerinden biridir.”

Evet, şaibeli birinin “izlenimiyle” gazeteci dostumuz şu an hapiste. Ama yine yeniden kimsenin şüphesi olmasın: Murat bugün içeride yarın dışarıda, herkesin bildiği gibi yazacak. 

View the original on Cumhuriyet →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.