PunchTambuwal condemns attack on Sokoto ADC candidateESPN DeportesMan United tuvo la oportunidad más clara, pero no se rompió el empateInquirerUndas brings seasonal work, extra income to Iligan City youthBollywood HungamaT-Series acquires 50-Year exclusive global music rights for Shah Rukh Khan starrer King through Zee MusicESPN⚾ Sights and sounds from Brewers' championship paradeThe Jerusalem PostAncient Egyptian official's tomb rediscovered in Saqqara with an untouched mummyCollider2026’s Best Survival Horror Movie Officially Removed From 1,700 TheatersSCMP ChinaChinese archaeologists set for hi-tech excavations with AI and deep-sea robotsZDF heuteEntdecken Sie das ZDF-NachrichtenstudioEgypt IndependentWhat are the possible scenarios after Israel’s elections?BBC NewsBurnham 'open' to calls for slavery apology but not reparationsIl Fatto QuotidianoChiedeva quasi 700 mila euro di arretrati: l’ex cuoco di Pier Silvio Berlusconi perde anche in Cassazione
The Daily Newsstand · Free, Always
Saturday, October 31, 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Değerlerimiz yaşatmak üzerine kurulu

Translate

12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi.

Buradaki konuşmasına 81 ilde görev yapan sağlık çalışanlarına teşekkür ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hekimlerden hasta bakıcılara, hemşirelerden teknisyenlere kadar tüm sağlık ordusunun milletin kaliteli sağlık hizmetine erişmesi için gece gündüz demeden çalıştığını belirtti.

Şair Erdem Bayazıt’ın "Beyaz giysilerinden uykular dökülen tabiplerimiz" dizesini hatırlatan Erdoğan, "Hekimlerimiz çoğu zaman kendilerine ve ailelerine ayıracakları vakitten feragat ederek, gerektiğinde daha az uyuyup daha az dinlenerek dertlere deva olmak için çaba harcıyor. Sağlık hizmetlerimizin bugünkü seviyelere gelmesinde emeği olan tüm sağlık çalışanlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi. Hayatını kaybeden hekimleri de rahmetle andı.

"Üreten sağlık yaklaşımı stratejik öneme sahip"

Kurultayın ve eş zamanlı düzenlenen Üreten Sağlık İş Forumu'nun önemine değinen Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti;

Bu sene 12'ncisi düzenlenen Türk Tıp Dünyası Kurultayı ile 2026 TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'nde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Farklı illerimizden, gönül coğrafyamızdan ve dünyanın dört bir yanından programımızı teşrif eden tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyor, aziz İstanbul'umuza hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Dün biliyorsunuz Ankara'da Türk Devletleri Teşkilatımızın 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni başarıyla gerçekleştirdik. Öncesinde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı Türk devletlerinden seçkin konuklarımızın teşrifleriyle bu sene çok daha coşkulu bir şekilde kutladık. Şimdi de bir başka tören vesilesiyle Türk dünyasından kardeşlerimizle bir aradayız. Tıp biliminin nabzını tutan bu anlamlı organizasyonu yine başarıyla tertipleyerek bizleri buluşturan Sağlık Bakanlığımızı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığımızı yürekten tebrik ediyorum.

"Sağlık çalışanlarımız gece gündüz özveriyle çalışıyor"

Sizlerin şahsında 81 ilimizde gecesini gündüzüne katarak çalışan, hastalara şifa dağıtan, hasta yakınlarına ümit ve dirayet aşılayan sağlık ordumuzun her bir mensubuna selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Hekimlerimiz, hemşirelerimiz, hasta bakıcılarımız, teknisyenlerimiz; yani sağlık çalışanlarımızın hemen hepsi hakikaten yüksek bir tempoda görev yapıyor, milletimizin kaliteli sağlık hizmetlerine hızlıca erişebilmesi için gece gündüz demeden özveriyle çalışıyor.

Merhum Erdem Bayazıt'ın o veciz ifadesiyle "beyaz giysilerinden uykular dökülen" tabiplerimiz çoğu zaman kendilerine ve ailelerine ayıracakları vakitten feragat ederek, gerektiğinde daha az uyuyarak, daha az dinlenerek dertlere deva olabilmek için çaba harcıyor. Bu vesileyle ister kamuda isterse özel sektörde olsun sağlık hizmetlerimizin bugünkü seviyelere gelmesinde payı olan; emekleriyle, gayretleriyle, çalışkanlıklarıyla daha sağlıklı bir Türkiye'nin inşasına katkı sunan tüm kardeşlerimize, tüm hocalarımıza bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Sağlık bilimlerine yeni eserler, yeni ufuklar kazandıran, hastalarımızın hayatına dokunan fakat bugün aramızda olmayan tüm doktorlarımızı da rahmetle yâd ediyorum.

"Tıp dünyasının paydaşları aynı masa etrafında buluşacak"

Şunu öncelikle ve özellikle ifade etmek istiyorum; Tıp dünyasının tüm paydaşlarının aynı masa etrafında buluşması, aynı meseleler üzerine istişarelerde bulunması çok ama çok değerlidir. Bu anlamda 3 gün boyunca icra edilen bilimsel oturumların verimli geçmiş olmasını, buralardan sadır olacak fikirlerin ise sağlık camiamız, milletimiz, Türk dünyası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda planlanan ve "Üreten Sağlık" yaklaşımını merkeze alan 12. Kurultay'ı yeni yol haritalarının değerlendirilmesi noktasında son derece stratejik bir buluşma olarak görüyorum. Aynı şekilde ilaç, aşı ve tıbbi cihaz sektörlerini akademi ve iş dünyasıyla bir araya getiren Üreten Sağlık İş Forumu'nun da yeni yatırım hamlelerine kapı aralayacağına inanıyorum. Birazdan farklı kategorilerde ödüllerini takdim edeceğimiz bilim insanlarımızı ve firmalarımızı tebrik ediyor, hem tıp literatürüne hem de sağlık sektörüne yaptıkları katkılar için kendilerine teşekkür ediyorum.

Bugün başarılarıyla milletçe iftihar ettiğimiz kıymetli hocamız Sayın Aziz Sancar da aramızda. Aziz Sancar hocamızın "Ben bilim yapmayı ondan öğrendim" diyerek kendisinden sitayişle söz ettiği merhum Profesör Doktor Muzaffer Aksoy'un şu sözlerini burada sizlerle paylaşmak isterim. Tıbba nasıl baktığımızı, hekimlerimizin insanlık için ne kadar önemli olduğunu ülkemizin yetiştirdiği en önemli bilim insanlarından Muzaffer Aksoy hocamızın şu cümlelerinde çok net görebiliyoruz; Tıp öyle bir bilim dalı ki konusu insanın maddi ve manevi acılarını dindirmek ve ona çare bulmaktır. Tıbbın bu asil amacına yaklaşabilmek ve hatta erişebilmek için onun evlatları olan doktorlar yalnız akıllarıyla değil, hayatları pahasına çalıştılar; bu uğurda vatan ve hürriyet için ölenler kadar takdis edilmeye layık şehitler verdiler. Fakat asil olduğu kadar çok tehlikeli olan bu yoldan vazgeçmediler.

"Tıp ve hekimlik hayati bir öneme sahiptir"

İşte bu vasıfta binlerce kahraman, yüzlerce yıl zekâdan, akıldan, azimden ve iradeden yoğrulmuş çekiçlerini bu uğurda salladılar. İnsan zekâsının hayret verici ürünlerinden biri olan tıp ilmini meydana getirdiler. Acılı insanlığın ona minnet ve şükranlarından örnekler mi istiyorsunuz? Git, biraz önce ızdırap ve ağrıların en can alıcısından kıvranan anneyi dinle. Git, serumuyla çocuğunu kurtaran köy hekimine duygusunu ilkel fakat içli sözlerle anlatırken dinle. Git, yarım saat önce ameliyat masasına yarı ölü terk ettiği babasının operatörün ameliyatıyla tekrar hayata döndüğünü görerek saadetlerin en yücesini duymakta olan oğlun sözlerini dinle.

Evet; tıp ve hekimlik bizim için işte bu kadar hayati bir öneme sahiptir. Her şeyden önce bizim inanç değerlerimiz yaşamak ve yaşatmak üzerine kuruludur. Bir fidana can suyu vermek, kanadı kırık bir serçeyi şefkatle tedavi etmek, yalnızca bedene değil ruha da şifa ve sekinet temin etmek tarihimizin ve kimliğimizin özünü teşkil etmektedir.

View the original on TRT Haber →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.