PunchEbonyi PDP gov candidate pledges to end child hawking, house-help cultureRTP DesportoMédio do Benfica Enzo Barrenechea operado ao joelho esquerdoThe Jerusalem PostConverse removes ad campaign criticized over KKK-esque imagery, issues apologyCNN بالعربيةرياضيون وأثرياء ينامون على هذا السرير الذكي.. ما فائدته؟عالم التقنيةهونر تستعد لإطلاق سلسلة WIN 2 و WIN Pad للألعاب في أكتوبر7sur7Macron remet la Légion d’honneur à Martin Scorsese et Robert De NiroGMA News4 katao, kabilang ang 3 menor de edad, sugatan matapos saktan umano ng ilang barangay officialsVilaWeb“L’espardenya o l’esvàstica, tu tries”: protesta antifeixista de Junts, ERC, Comuns i la CUP al parlamentChannel News AsiaCOE premiums all close lower in latest bidding exerciseIl Fatto QuotidianoLionel Richie per la terza volta ricoverato in ospedale: il cuore del “re della disco” cede ancora, il tour viene cancellatoThe Sydney Morning HeraldNRL Tips - Finals Week 3BBC NewsMigrants taken to Dover after more than 30 hours at sea
The Daily Newsstand · Free, Always
Wednesday, September 23, 2026

Mahmut Arıkan'dan BM'ye tepki: 'Hukukun gücü değil, güçlünün hukuku hakim'

Translate

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu üzerinden mevcut uluslararası sistemi eleştirerek, "Bugünkü uluslararası düzende hukukun gücü değil, güçlünün hukuku hakimdir" dedi.

Arıkan, BM’nin "güçlülerin ayrıcalıklarını koruyan bir mekanizma değil, mazlumun hakkını zalime karşı koruyabilen bir adalet zemini" olması gerektiğini ifade etti.

Arıkan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

"ÇİFTE STANDARDIN EN AÇIK GÖSTERGELERİNDEN BİRİ"

Mahmut Arıkan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda sergilenen sahneye karşı açık yüreklilikle haykıralım: Bugünkü uluslararası düzende hukukun gücü değil, güçlünün hukuku hakimdir. Bu düzen; Gazzeli bebeklerin katledildiği, Minaplı kız çocukların üzerine bombaların yağdığı, milyonlarca insanın yerinden edildiği bir dünyada, bütün bunların siyasi sorumluluğunu taşıyanların Birleşmiş Milletler kürsüsünden 'hukuk', 'barış' ve 'medeniyet' nutukları atabildiği bir düzendir.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılması engellenirken, tescilli soykırım suçlusu, katil Netanyahu’nun BM kürsüsünden dünyaya seslenebilmesi bu düzenin adalet anlayışındaki çifte standardın en açık göstergelerinden biridir.

Mesele bütün devletleri aynı kefeye koymak değildir. Mesele; başta ABD ve İsrail olmak üzere, uluslararası hukuku kendi çıkarlarına göre eğip bükenlerin, Birleşmiş Milletler kararlarını hiçe sayanların karşısında insanlığın ortak iradesinin neden sonuç üretemediğidir. Dünya beşten büyüktür; ama mesele yalnızca beşten büyük olmak da değildir. Mesele, dünyayı beş ülkenin insafına bırakmayacak adil bir düzen kurabilmektir.

Birleşmiş Milletler güçlülerin ayrıcalıklarını koruyan bir mekanizma değil, mazlumun hakkını zalime karşı koruyabilen bir adalet zemini olmak zorundadır. Aynı salonlarda aynı konuşmaları yaparak, aynı kınama cümlelerini tekrarlayarak zulmü durduramıyoruz. Bu düzen çürümüştür. Bu düzen iflas etmiştir. Bu düzen değişmelidir. Bizim mücadelemiz; gücün haklı olduğu bir dünyanın yerine, hakkın güçlü olduğu Adil ve Yeni Bir Dünya kurma mücadelesidir."

View the original on Cumhuriyet

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.