Wall Street'te yapay zekâ paniği: Küresel piyasalarda alarm!

ABD'de Wall Street, yapay zekâ yatırımlarının geleceğine ilişkin belirsizlikler, Orta Doğu'da yeniden tırmanan çatışmalar ve küresel siyasi risklerin etkisiyle haftayı kayıpla tamamladı. Teknoloji hisselerindeki satış baskısına yükselen petrol fiyatları ve Avrupa tahvil piyasalarındaki dalgalanma eşlik etti.
Reuters muhabirleri Lewis Krauskopf, Tharuniyaa Lakshmi ve Ragini Mathur'un 23 Ekim tarihli haberine göre, ABD'nin üç büyük borsa endeksi cuma günü geriledi. Reuters'ın piyasa yorumları editörü Anna Szymanski ise aynı gün yayımlanan "Önce Güvenlik" başlıklı analizinde, yatırımcıların giderek daha fazla riskten kaçındığını ve küresel piyasalarda güvenli liman arayışının güçlendiğini yazdı.
KAYIPLAR BÜYÜYOR
New York borsasında Dow Jones endeksi yüzde 1,23 düşüşle 52.215 puana, S&P 500 yüzde 0,52 kayıpla 7.623 puana ve teknoloji ağırlıklı Nasdaq yüzde 0,21 gerileyerek 25.955 puana indi.
Nasdaq, bir önceki gün yüzde 2,6 düşerek haziran ayından bu yana en sert günlük kaybını yaşamıştı. Cuma günü teknoloji hisseleri kısmen toparlansa da yapay zekâ yatırımlarının finansmanına ilişkin kaygılar piyasalar üzerindeki baskısını sürdürdü.
Haftalık bazda S&P 500 yüzde 0,5, Nasdaq ise yüzde 0,7 geriledi. Dow Jones ise haftayı yüzde 0,4 yükselişle tamamladı.
YAPAY ZEKÂ BALONU ENDİŞESİ
Piyasalardaki dalgalanmanın merkezinde, teknoloji şirketlerinin yapay zekâ altyapısına ayırdığı devasa bütçelerin beklenen getiriyi sağlayıp sağlamayacağı sorusu bulunuyor.
Reuters'a konuşan Man Group Baş Piyasa Stratejisti Kristina Hooper, yapay zekâ yatırımlarına yönelik sorgulamanın etkilerinin sürdüğünü belirtti. Hooper, gelecek yıl veri merkezlerine yapılacak yatırımların mevcut tahminlerin altında kalabileceğine dikkat çekti.
Reuters yazarı Anna Szymanski de teknoloji şirketlerinin üçüncü çeyrek sonuçlarının, yapay zekâ harcamalarının kârlılığa dönüşüp dönüşmediğine ilişkin endişeleri artırdığını vurguladı.
Özellikle Meta'nın son on yılı aşkın süredir ilk kez çeyreklik negatif serbest nakit akışı açıklaması ve yapay zekâ yatırımlarını finanse etmeye yönelik yeni planları, yatırımcıların tepkisini çekti. Şirketin hisseleri perşembe günü yüzde 7 değer kaybetti.
MUSK'IN HAMLESİ İŞE YARAMADI
Reuters'ın aktardığına göre Elon Musk, SpaceX ile Tesla'nın birleşmesinin iyi bir fikir olabileceğini belirterek iki şirketin konuyu değerlendirmek üzere özel komiteler oluşturduğunu açıkladı.
SpaceX'in halka açık şirket olarak ilk kârını bildirmesi ve yapay zekâ gelirlerinin yaklaşık on kat artarak 7,5 milyar doların üzerine çıkması dikkat çekti. Şirket hisseleri bilanço açıklamasının ardından seans sonrası işlemlerde yüzde 8 yükseldi.
Buna rağmen teknoloji sektöründeki genel satış baskısı devam etti.
Öte yandan SpaceX'in ABD'de yeni bir mobil iletişim operatörü oluşturmak amacıyla binlerce baz istasyonu arayışında olduğu yönündeki haber, telekomünikasyon hisselerini sarstı. AT&T ve T-Mobile hisseleri yaklaşık yüzde 8, Verizon hisseleri ise yüzde 1,2 geriledi.
PETROLDE 114 DOLAR ALARMI
Piyasalardaki ikinci büyük baskı unsuru Orta Doğu'daki askerî gerilim oldu.
Reuters yazarı Anna Szymanski'nin değerlendirmesine göre, Yemen'deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'da petrol tesisleri ve sivil bir havalimanını hedef alan saldırıları, enerji arzına ilişkin endişeleri artırdı.
İran Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'nda yeni tanker saldırıları düzenlendiğini açıklaması da piyasalardaki tedirginliği güçlendirdi.
Brent petrolün varil fiyatı 114 doların üzerine çıkarak son beş ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Buna karşılık ABD borsasında enerji sektörü yüzde 2,5 yükselerek rekor seviyeye çıktı.
Szymanski, Körfez'den çıkan petrol miktarının savaş öncesi seviyelere yakın kalmasına rağmen fiyatların yükselmesini, yatırımcıların Orta Doğu'da yeni saldırılara hazırlanıyor olabileceğinin işareti olarak yorumladı.
AVRUPA'DA FRANSA ENDİŞESİ
Küresel piyasalardaki risk algısı yalnızca ABD ve Orta Doğu ile sınırlı kalmadı.
Reuters'ın analizine göre Fransa'daki protestolar, siyasi belirsizlik ve yüksek kamu borcu, ülkenin tahvil piyasasında ciddi baskı oluşturdu.
Fransa'nın 10 yıllık devlet tahvili faizi yüzde 5'e çıkarak 2002'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Alman tahvilleriyle arasındaki faiz farkı ise 15 yılın zirvesine yükseldi.
Yatırımcıların Fransız tahvillerinden uzaklaşması ve teknoloji hisselerindeki satışlar, ABD Hazine tahvillerine yönelik talebi artırdı.
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.