ESPNCowboys handle Eagles on Javonte Williams' career nightBollywood HungamaGanesh Acharya turns lyricist for the first time with ‘Kar Mehnat’, sung by Sonu NigamInquirer EntertainmentChris Brown avoids jail over London nightclub brawlThe Jerusalem PostIsraeli forces likely to withdraw from Hebron after Election Day, officers assessESPN DeportesLaporta analiza derrotas de Lamine y de Barcelona vs Real MadridDaily MaverickCRÉATION AFRICA: The inner-city Joburg bookseller who is breaking barriersInquirerPhilHealth partners with drugstore chain to expand free medicinesAnime News NetworkHello, I Am a Witch and My Crush Wants Me to Make a Love Potion! ‒ Episode 4ZDF heuteAktuelle Pressemitteilungen des ZDFBillboardFlaming Lips Jump to Third Man Records For First New LP in Six Years, ‘The Teardrop Throbs’NotJustOkJoan Laporta reacts to Lamine Yamal not winning the Ballon d’OrWirtualna PolskaNetanjahu wzywa do głosowania. "Próbują nam ukraść wybory"
The Daily Newsstand · Free, Always
Tuesday, October 27, 2026

Denizolgun'un şüpheli ölümüne ilişkin davada özel doktoru Demirkol hakim karşısında

Translate

Bakırköy 6. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Nurettin Demirkol ve sanık avukatları katıldı.

Sanık avukatları duruşmanın gizli ve kapalı yapılmasını talep etti.

Hakim, duruşmanın açık şekilde yapılacağını söyledi.

Duruşma, kimlik tespiti yapılan Demirkol'un savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

Kendisi polisleri aradı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Denizolgun'un 7 Eylül 2016'da Beykoz'daki çiftliğinde ölü bulunduğu belirtilerek, bu kapsamda "kasten öldürme" suçundan soruşturma yürütüldüğü aktarıldı.

İddianamede, soruşturma kapsamında, bir hastanede dahiliye uzmanı olarak çalışan ve olay tarihinde maktulün özel doktoru olup yanında bulunan sanık Nurettin Demirkol'un, 26 Ağustos'ta savcılık tarafından "tanık" sıfatıyla alınan ifadesinde, maktulün özel doktoru olmadığını, çiftliğe gittiğinde yüzünde ve vücudunda kan görmediği maktulün ölümünü şüpheli olarak değerlendirmediğini söylediği anlatıldı.

İddianamede, Riva Polis Merkezi Amirliğinin 31 Ağustos yazısının ekindeki 155 acil çağrı ihbarı çözüm tutanağına göre, sanık Demirkol'un tanık ifadesinin aksine polisleri aradığı, kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı ve şüpheli ölüm olduğunu söylediği vurgulandı.

Olay yerine intikal eden polis memuru Z.G. ile inceleme memuru E.T'nin tanık ifadelerinde de sanığın kendilerini özel doktor olarak tanıttığı ve ölümü şüpheli bulduğunu söylediği kaydedilen iddianamede, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında yer alan olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağında ise sanık Demirkol'un beyanında maktulün ağzının sağ tarafından kan sızdığını ve yastığı ıslattığını, bilirkişi doktorunun ise maktulün yüz kısmının kanlı olduğunu, ağzından hala kan aktığını beyan ettiği belirtildi.

Yalan tanıklık suçundan 4 yıla kadar hapis istemi

HTS kayıtları, tanık beyanları, 155 ihbar çözüm tutanağı, kolluk evrakları, olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağı ve tüm dosya kapsamından, sanığın müsnet suçu inkar yönündeki savunmalarının soyut ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle de itibar edilmediği belirtilen iddianamede, olay günü Kısıklı'daki ikametinde olduğunu beyan eden sanığın HTS kayıtlarında Kısıklı'da baz sinyalinin bulunmadığı kaydedildi.

İddianamede, Demirkol'un olay günü çiftliğe gittiğinde maktulün ölü olduğunu söylediği ancak HTS kayıtlarında hastaneyle ardışık arama kaydının bulunmasının çelişkili olduğu vurgulandı.

Ayrıca iddianamede, sanığın kendisinin çiftliğe gitmesinden yaklaşık bir saat sonra polislerin geldiğini beyan ettiği ancak çiftlikteki ilk telefon sinyali saat 22.15 olmasına rağmen 155 ihbar saatinin 00.30 olduğu belirtildi.

Sanığın, çiftlikte sadece Murat Bayrak ve yabancı uyruklu kişinin olduğunu beyan etmesine rağmen olay yeri inceleme raporu, HTS kayıtları ve tanık beyanları doğrultusunda Hilmi Tuna Kuriş ve Alihan Kuriş'in de olay yerinde olduğunun sabit olduğu kaydedildi.

İddianamede, sanığın yanında başka şahısların bulunduğu, Hilmi Tuna Kuriş'in çiftlikte alınan telefon sinyalinin sanığın öncesine ait olduğu ve aralarında ardışık görüşme kayıtları bulunduğu aktarılarak, bu gerekçelerle sanığın olay yerinde başka kişilerin olmadığını bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlatıldı.

Sanığın "kasten öldürme" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında yemin verdirilerek alınan tanık beyanında belirtilen hususlar yönünden gerçeğe aykırı beyanda bulunma eyleminin "yalan tanıklık" suçu kapsamında kaldığı ifade edilen iddianamede, sanık Demirkol'un "yalan tanıklık" suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

View the original on TRT Haber →

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.