94. Dil Bayramı kutlu olsun!

26 Eylül, Mustafa Kemal’in başlattığı Dil Devrimini yürütecek TDK’nin ilk Türk Dili Kurultayının 94. yıldönümü... Bu kurultayda Dil Bayramı olması kabul edilmişti. Yıllardır buruk bir coşkuyla kutluyoruz.
Sözde milliyetçilerin 1950’lerden 2000’lere, Harf Dil Devrimlerinin kazanımlarını kullana kullana bu devrimleri yadsıması... Atatürk’ün kurduğu TDK’yi solculuk komünistlikle suçlaması... İç-dış siyasadaki tartışmaları, yeraltı ve üstündeki varsıllıkların satışını, eğitimden ekonomiye her sorunun perde arkasını... Atatürk’le, laik cumhuriyetle hesaplaşmanın asıl amacını saklamak, halkın olan biteni anlamasını önlemek için miydi?
Cahil Evrengiller, imdada yetişti. Atatürk’ün 1932’de dernek yapısıyla kurduğu TDK’yi, yasa zoruyla devlet dairesi yaparak 1983’te kapattılar! 12 Eylülden önce Dil Devrimini savunarak ödül alan akademisyenlerin bir gecede eylem söylem değiştirip... Ödüllü kitaplarının adındaki “devrim”i bile “inkılap” yapmasıyla... Evren’in kurduğu TDK’ye atanmayı kabulüyle ölçünlü dil ve yazımda kargaşa başladı.
Resmi TDK, 1985’teki “İmlâ Kılavuzu”yla “ilk okul, genel kurmay, radyo evi, Gazi Antep...” gibi bileşikleri ayırıp... Arapçanın “ayın”ını, “nispet i’si”ni, düzeltme imini “san’at, mes’ul; canî, fanî; plân, plâzma...” gibi yanlış yerlere serpiştirip... Bazı sözcükleri Arap abecesiyle yazılan biçimine döndürmeye çalışırken yazılışını okunuşunu bozdu. “Devrim”in ilk anlamı buyrukla “katlanma, çevrilme, bükülme” olurken... TRT, resmi TDK’ce belirlenen 205 Türkçe sözcüğü yasakladı.
Eğitim bakanı Gaziantepli Hasan Celal Güzel’in el atmasıyla... Resmi TDK’nin akademisyenleri “imla”yı buyrukla “yazım” yaptılar da... Birçok okulun, kurumun adı tabelası, resmi yazışmalar... Gaziantep bu kez dil “istilası”ndan kurtuldu ama... Ölçünlü dil ve yazımdaki geleceğe akacak zarar yaygınlaşırken... Resmi TDK’nin sözlük kılavuzları resmi kurumlara dayatıldı. Yazarlar, özel-resmi basın yayın kuruluşları kırk yıldır kendi kurallarıyla çalıp oynuyor. Kitaplarda, gazetelerde dil yazım aşure...
Harf Devrimi bir gecede mi cahilleştirmiş?
Dil Devrimi geçmişle bağları mı koparmış?
Son Osmanlı dedeleri tanıdık biz... Hangimizin devletle dilsiz yazısız tek ilişkisi, “arzuhalci”ye tek “istida” için onlarca gayme saymak olan... Bilisiz bilgisizlikle semiren muskacılara muhtaç “ümmi ümmet kul” dedesi... Hiç öğrenemediği dinselleşen yazı ve dille mektup, dilekçe, mezar taşı yazabiliyordu?
Doğru; bu iki devrim dil ile din bağını kopardı.
Laiklik! Laik eğitim!
Atatürk’le, cumhuriyetle hesaplaşmanın, sözlü eylemli saldırıların kaynağı budur!
Harf, Dil Devrimlerine düşmanca bakanlar, basın yayın demeye bin tanık ister yerlerde, tarikat cemaatlerde... Halk egemenliğinin evi TBMM’de bile Dil Devriminin kazanımlarıyla cumhuriyetle hesaplaşıyor... Hatta sözcük türeterek solculuk da yapıyorlarsa... İyi ki cumhuriyet devrimleri insanı, insana kul eden bağları koparmış!
Ülkemizin adının, Türk olmanın, Türkçenin resmi dil olmasının... İnanç köken farkını siyasaya araç yaparak tartışıldığı bugünlerde... Ortak dilin bu denli kirletildiğine hiç tanık olmadım. Laik eğitimle bilim sanat, teknoloji üretecektik. Eğitime, ekonomiye dinsel ırksal dil dadandı. Çorbamızın mercimeksizliğini, dağlarımızın altını bizden iyi bilen yayılmacı yine burnumuzun dibinde! Bu kara bulutlar mutlaka dağılacak!
Dil Bayramını halaylar türkülerle kutlayacağız!
Laik cumhuriyetimizin kurucusu Türk Devriminin yapıcısı Mustafa Kemal’i... TDK’nin ilk yöneticilerini, Dil Devrimine emek verenleri saygıyla esenliyorum!
KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.