The Jerusalem PostJerusalem Reform synagogue egged on Rosh Hashanah in second attack in a monthESPNNBA Future Power Rankings: We stacked the three-year outlooks for all 30 teamsESPN DeportesDJ Moore también quedó fuera del partidoInquirerQuezon priest urges DOE review of Atimonan coal plant project한겨레영국 국왕, 젠슨 황 등 AI 리더 만나…“더 늦기 전 통제권 지키자”Sözcü6 nüfus 7 ekmek ve gözyaşlarıSouth China Morning PostByteDance spin-off Anew Labs raises US$290m as AI drug developers enjoy fundraising boom경향신문호우 피해로 집 못 돌아간 거제·통영 이재민 107가구에 월세·체재비 지원한다Anime News NetworkAnimeJapan Opens Entry Submissions for 'New Creator Awards 2027' on October 1ESPN CricinfoLahore High Court dismisses Rizwan's petitionBillboard‘It Was Very Homemade’: Dave Stewart Went ‘Back to Front’ For His New AlbumEl ComercioUn campo de batalla: la gresca entre los jugadores de Cienciano y City Torque tras el 3-0 | VIDEO
The Daily Newsstand · Free, Always
Friday, September 18, 2026

Sağlıkta teşvik adaletsizliği: Bakım yükü hemşire ve ebede, karşılığı bordroda yok

Translate

Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'ndeki puanlama ve katsayı adaletsizliği nedeniyle hemşire ve ebeler mağdur. Mevcut teşvik sisteminin yalnızca reçete yazımı ve ameliyat gibi işlemleri yüksek puanlaması, hastanın 24 saatlik bakımını ve tedavisini üstlenen hemşire ve ebeleri mağdur ediyor. Katsayı uçurumu ve hatalı puanlama omurgası nedeniyle hak ettiği ödemeyi alamayan sağlık çalışanları, teşvik sisteminin acilen revize edilmesini istedi. 

Konuya ilişkin Cumhuriyet’e konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Nazan Karacabey, sorunun yalnızca teşvik ödemelerindeki puanlama ve katsayı adaletsizliğiyle sınırlı olmadığını, temel problemin performans sistemi olduğunu söyledi.

Image

‘ÇELİŞKİNİN TAMAMI PERFORMANS SİSTEMİNDE’

Karacabey’e göre “hizmete katkı, verim ve kalite” vurgusuyla sağlıkta dönüşüm sürecinde uygulamaya konulan performans sistemi, sağlık hizmetlerini ölçülebilir kalemler üzerinden değerlendiriyor. Performansa bağlı ödemelerin omurgasını oluşturan SUT kalemlerinin poliklinik, yataklı tedavi, ameliyat ve cerrahi müdahale gibi başlıklardan oluştuğunu belirten Karacabey, bu ölçümlerin ağırlıklı olarak hekimlerin yaptığı işler üzerinden şekillendiğini ifade etti. Karacabey, “Sağlık hizmetlerinin birbirini tamamlayan ve ekip işi olmasına rağmen sadece hemşire ve ebelerin değil, acil hizmetlerden evde sağlığa kadar hizmet veren pek çok sağlık emekçisinin emeğinin ücrete değer görülmediğini görüyoruz” dedi.

‘BAKIM EMEĞİNİ GÖRÜNMEZ KILIYOR’

Mevcut performans ücret kalemlerinin özellikle bakım emeğini görünmez kıldığını ve mesleki ayrışmaya neden olduğunu belirten Karacabey, bunun ekip ruhunu da bozduğunu söyledi. Adil paylaşımın kendileri açısından ikincil bir mücadele olduğunu vurgulayan Karacabey, asıl taleplerinin performans ve teşvik sisteminin kaldırılması, emekliliğe yansıyan adil bir temel ücret politikasının hayata geçirilmesi olduğunu ifade etti. Karacabey, “Hekimler bu ödeme kalemlerinden çok mu memnun? Eğer böyleyse neden hekimler kamu hastanelerinden özele geçiyor ya da yurtdışına göç ediyor? Sistem kendini hekimler ya da hekimlik üzerinden var etmeye sürdürmeye çalışırken neden hekim intiharlarını konuşuyoruz? Aynı şekilde hemşireler de benzer arayışlar içindeler” diye konuştu.

‘EN BÜYÜK SAĞLIK SORUNU BU SİSTEM’

Sağlık hizmetlerinin yalnızca hekim, hemşire ve ebeler üzerinden yürütülmediğine dikkat çeken Karacabey, diğer sağlık emekçilerinin de iş yükü ve mobbing baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Karacabey, bunun yalnızca ücret adaletsizliği yaratmadığını, sağlık mesleklerinin birbirini hedef almasına ve mesleki hiyerarşinin derinleşmesine hizmet ettiğini belirterek, “Bu sistem en büyük sağlık sorunudur” dedi. Şehir hastanelerinden 112 acil hizmetlerine kadar birçok alanda eksik personelle hizmet verildiğini ifade eden Karacabey, bunun hem sağlık emekçilerini tükenme noktasına getirdiğini hem de halkın nitelikli sağlık hakkına ulaşmasının önünde engel oluşturduğunu söyledi.

‘BU UÇURUM İNKAR EDİLEMEZ’

Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre 100 bin kişiye düşen ebe hemşire sayısının bin iken Türkiye’de 381 olduğuna dikkat çeken Karacabey, “Diğer taraftan 2002 yılından itibaren hekime müracaat yüzde 401,46 artmış. Kısaca kışkırtılmış sağlık talebini şehir hastaneleri vizyonu ya da sağlık turizmi reklamları ile kapatmaya çalışsalarda yaşam hakkı için hizmet veren sağlık emekçilerinin tükenme noktasına geldiği hem kendi aralarında hem de hizmet verdikleri halkla aralarında giderek derinleşen bir uçurumun varlığı inkar edilemez” ifadelerini kullandı. 

‘GELİŞMİŞ ÜLKELER GÖÇMEN SAĞLIKÇILARA  BAĞIMLI HALE GELDİ’

OECD ülkelerinde yabancı sağlık çalışanlarının sayısının son yirmi yılda rekor seviyede arttığına değinen Karacabey, “Yabancı doktor sayısı yüzde 86, hemşire sayısı ise yüzde 136 artarak genel istihdam artışını geride bıraktı. Sağlık sistemlerini ayakta tutmak için göçmen profesyonellere daha fazla ihtiyaç duyan ülkeler; özel vize yolları, meslek açığı listeleri ve ikili iş gücü anlaşmalarıyla uluslararası alımları hızlandırıyor. Bu durum, OECD ülkelerinin sağlık sistemlerini sürdürebilmek ve artan sağlık ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için göçmen sağlık profesyonellerine giderek daha fazla bağımlı hale geldiğini göstermektedir” diye konuştu.

View the original on Cumhuriyet

KioskNews shows a cleaned-up reading view extracted from the publisher’s page — the original always lives on their site, not ours.